Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

KY-1631 Tarafından Yapılan Yorumlar

19.04.2006

Merhaba.
"Bismillah Hotel" ismi, şaşırtıcı geliyor insana ilkin. Bu kitabı okumadan, önce karşınıza bir dünya haritası almanızı öneriyorum. Çünkü Arjantin, Somali, Morisya.... dünyanın farklı bölgelerinden bahsediliyor. Dünyanın bir ucu sayacağımız ya da haritada ismini bulmakta zorlanacağımız memleketlerde müslüman kardeşlerimizin yaşadığını, Hakan Albayrak'ın izlenimleriyle öğreniyoruz. Kardeşlerimizin yaşadığı ülkelerde kendimizi yabancı hissetmediğimizi söylüyor Hakan abi, bunu tecrübe ederek. O kardeşlerimize önderlik eden büyüklerimizin ismini duyunca, kalbimizde bir yangın başlıyor, iç yangını, hasret, sevgi, kardeşlik.... Bizi kardeş yapanın Cenab-ı Hak olduğunu ve bundan dolayı kardeşliğimizin bizim dışımızda çok sağlam ber temele dayandığını anlıyoruz. "Bismillah Hotel"de İslam Ülkelerinin bayrakları, o ülkelerdeki şahsiyetlerin resimleri var. Çünkü oralarda yaşayan kardeşlerimizinde bize olan hasretini okuyoruz, kitabın sayfaları arasında. Bizi birbirimizi tanımaktan uzaklaştıranın ne olduğunu düşünüyoruz. Somali'deki okula 40 bin dolar gönderesiniz geliyor, Türkiye'de bir daire parası bile değil... Dünyevi kaygılarımızdan arta bırakacağımız çabaların, dünyanın bir yerinde varlık mücadelesi veren kardeşlemize umut olabileceğini hatırlıyoruz. Evet, kardeşlerimiz var; Selamünaleyküm, Bismillah, Allah, Lailaheillallah Muhammedün Rasulallah sözcükleriyle tamam bulan bir lisanı ortaklaşa kullandığımız... Bu birkaç sözcükle birbirimize kaynaşacağımız... Birbirimizi görünce, uzun yıllar hasret kaldıklığımızın tesiriyle sarılıp, kucaklaşıp, ağlaşacağımız....
04.01.2006

Sözü Dilde Hayali Gözde" kitabı, son zamanlarda okuduğum en tatlı kitaplardan bir tanesi olmuştur. Genelde kitapları vasıtasıyla irtibatım olan, tanınmış büyüklerimiz ile adına bu kitap haricinde hiç rastlamadığım ve kendileri hakkında bu kitapta sunulan bilgiler kadar tanışıklık kurduğum zevatla sanki aynı mekanları, zamanları yaşamış gibi oldum. İsmail Kara Beyefendinin, kitapta bahsi geçen “İstanbul” Beyefendileri ve Hanımefendilerinin nezaketini, kitabın üslubuna naklettiğini, kitabın kendini okutur edasından anlıyorum. Kitapta bahse konu olan kişilerin incelikle bezenmiş ilişkilerinin veya onlara karşı gösterilen hürmet ve muhabbetin toplumumuzda artık müşahede edilmediği gerçeği karşısında, bu tür kitapların kültürel anlamda bir aktarım sağladığını ve bundan dolayı da önemli sayılması gerektiğini düşünüyorum. Günümüz Türkiye’sinin, içerisinde bulunduğum genç kuşağının maddi kaygılarla hayatlarını inşa ettiğini müşahede ederken, İsmail Kara Beyefendinin kitabın önsözündeki “ .. Beklide kendimi yeniden inşa edecektim.” sözüyle, kişilik inşasının gerçek mahiyetini bir kez daha fikretmenin mutluluğunu yaşıyorum. Bir kitabı okurken, okumam için sunulan hadiseler karşısında bazen gülmek, bazen ağlayabilmek hissine kapılıyorsam, o kitapta anlatılan hadiselerin aslında benden hiç uzak olmadığını düşünüyorum. İşte bu kitap, benim, bizim, medeniyetimizin birbirinden ayrılmaz yanlarından hisseler muhteva ediyor. Devamı, hususi tesadüflerin umumi hisselere dönüştüğü bu kitabın sayfaları arasında…… İyi okumalar.
28.04.2005

Merhaba.
Osman Öztürk Hocanın gençlere tavsiyelerini içeren bu kitap, yol gösterici nitelikte bilgiler sunmaktadır. Müslüman bir gencin yürüyeceği yolda dikkat etmesi gereken hususlar, İslamın genel persfaktifinde ve ayrım yapmadan bütün müslüman kesimlerin değerlerini içerir şekilde anlatılmaktadır. Kendisi küçük ama benim çok önemli gördüğüm bu kitap, okuyucuya daha estetik bir şekilde sunulabilirdi!. Bu da herhalde İslami yayın yapan yayınevlerinin geneline karşılaşılan bir husus.
İyi okumalar.
04.04.2005

Körduman, Sağırdere'nin devamı olan ve Anadolu insanınının yaşadığı köy hayatı ile birlikte karakter tahlili ortaya koyan bir romandır. Edebiyatın hayatla içiçe olan yanını Kemal Tahir, usta kalem olma güzelliğiyle ve kendini okuyucuyla arkadaş yapan üslubuyla göstermiştir. Romanı okuduktan sonra köy yaşantısı ile ilgili günümüzü yada daha çok on-yirmi yıl öncesini hatırımıza getirdiğimizde Türk insanının "köy kurnazlığı"nı aklından hiç çıkarmadığını, içten hesaplı karakterle yaşadığını gözümüzün önüne getirmemiz zor olmayacaktır. Bir toplumun karakteri tahlil edildiğinde iyi ve kötü yanlarının olduğu ortaya çıkacaktır. Biz Türk Milleti olarak hep iyi yanlarımızı ön plana çıkarmaya çalışan, en küçük başarılarıyla dahi övünme hevesi olan, yenilmişlik psikolojisinden kendini kurtaramayan özelliklere sahibiz. İyi yanlarımızda var ama maalesef toplum tahlili yaptığımız takdirde genel karakter yapısının, özde bozulduğu yönündeki düşüncemi belirtmek istiyorum.
Kemal Tahir eserlerinde bana kalırsa Osmanlı Devletinden arta kalan, Tanzimatla birlikte farklı şekillere / karakterlere planlı olarak sokulmak istenen ve iyileri Kurtuluş Savaşında kendisini feda eden bir toplumu tahlil etmektedir. Köyü anlatan Kemal Tahir, karakter yapısı olarak şehirdede yaşasa, bizleri anlatıyor.
İyi okumalar...
01.02.2005

Kemal Tahir, Milli Mücadelenin bu en zor durumunda İstanbul aydınının yaşadığı hayatı, esaretten kendilerine pay elde etmek isteyen tüccarları ve esaretin bir buhran haline gelmesine sebep olan olayları güzel betimlemelerle anlatmıştır. İstanbulun işgali, milli mücadele sırasında milletimizin kalbinin zapdetilmesi ve bitkisel hayatta yaşamaya zorlanması şeklinde vuku bulmuştur. Yazar romanda Kamil Bey'in şahsında aydınların bir içe dönme ve özeleştiri yapma halini ortaya koymuştur. Kamil Bey kızı Ayşe'nin yıllar sonra "Baba Milli Mücadele sırasında siz neredeydiniz?" sorusunu sorma ihtimaliyle bir içe dönüş yaşamıştır. Bu soru, her zaman ve her olay için herkesin kendisine sorabileceği bir sorudur. Bence romanın en önemli teması, bu muhasebenin yapılmasıdır. Yazarın diğer eserlerine baktığımızda da sürekli bu sorgulama temasının işlendiği görülecektir. İyi okumalar...