Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

KY-1631 Tarafından Yapılan Yorumlar

21.03.2001

bir aşkın ifadesidir, Diriliş Neslinin Amentüsü...Amentü, imanın belgesi, belgelenmesidir. Basit ifadelerle söz olur amentü. Diriliş Neslinin Amentüsü de böyledir. Çocuksu ve dikkate mucip olmayan sözlermiş gibi görülen fakat gerçekte derin ve temelli, yalın ve (Allah'a)teslim olmuş ifadeler vardır. Coşkun bir anlatımla kucaklar insanı. Duyguya yönelik şiirsel motiflerle süslüdür. Mecnun'un aşkı, Sezai Karakoç'un yüreğinden Diriliş adıyla dökülmüştür satırlara. Evet, Diriliş Neslinin Amentüsü'nü okudum; diriliş ülkesinde, "...toplumunun örülen duvarında en küçük bir kum tanesi olmaktan öte öğüncüm olmayarak...".
24.01.2001

Yağmurdan Sonra, 28 Şubat süreci sonrası yazılan ve bir özeleştiri niteliği taşıdığı şeklinde reklam edilen bir kitap.Geçtiğimiz sene çıkan birçok yayın organında bu kitapla ilgili görüşler yazıldı.Yağmurdan Sonra teknik açıdan son dönemlerde yazılan romanlarımız arasında bir yer edinmiştir.Nitekim bundan dolayı da ödüllendirilmiştir.Benim üzerinde durmak istediğim konu, eserin yanlış tanıtıldığı meselesidir. Ne romanın muhtevası, ne de kahramanları, 28 Şubat sürecinden direkt etkilenen kesimin değer yargılarını yansıtmaktadır.Yaşanılan süreç, 28 Şubat'ın gölgesini üzerinde hissedenler açısından mutlak surette özeleştiri yapılmasını gerekli kılmıştır.Fakat Yağmurdan Sonra tanıtıldığı şeklin tersine bu boşluğu dolduramamaktadır.
Akıcı bir aşk hikayesi...
15.01.2001

Mehmet Akif'in,ömrünü bu milletin hizmetine verdiğini düşünürsek, günümüz Türkiyesi'nin bu büyük insana gerektiği kadar değer ver(e)mediğini söyleyebiliriz. Belki de bu sorun, şairimizi iyi tanıyamadığımızdan ileri gelmekteydi. Bu kitabı, Mehmet Akif ile ilgili yazılan en güzel eser olarak nitelendirmenin abartı olmayacağı düşüncesindeyim. Kitabın 1.bölümünde, bir şair olmanın dışında, çok yönlü bir Mehmet Akif portresi, kapsamlı bir incelemenin neticesinde okuyucuya sunulmuş. Diğer bölümler ise Akif'in Kuran Tercümeleri, TBMM müzarekeleri, Kur'an Meali'ne dair Mektuplar-Vesikalar-Hatıralar ve Tartışmalar konularıyla süslenmiş. Kitabın üslubu, günümüzde yayınlanan diğer kitaplar gözönünde tutulursa özlenen bir anlatım güzelliğiyle okuyucuyu doyurmaktadır. Bu kitabı okuduktan sonra Mehmet Akif'i, Bir Kur'an Şairi olmanın ona verdiği güzelliklerle tanımak fırsatını bulmaktan dolayı, yazara müteşekkir kalmamak elde değil....
08.01.2001

Jurnal 2, yazarın, hayata yeni bir pencere açarak bütün ızdıraplarının ve acılarının sona ermişliğini dile getirdiği notlarından oluşmaktadır. Jurnal'in 1. cildi, yazarın gözlerinde başgösteren rahatsızlığından dolayı çektiği acılarını -hayata da sitemkar atıflarda bulunarak- bütün içtenliğiyle anlattığı bir eserdi. Jurnal 2'de ise karşımızda duygusal ve romantik bir Cemil Meriç duruyor.
Lamia hanıma yazılan zarif mektuplarla başlıyor 2. Jurnal. Bu mektupların satırları arasında Cemil Meriç'in esrarlı gönül alemini bulmak mümkün. Daha sonra Cemil Meriç hayatı yazmaya başlıyor. Jurnal 2'nin sayfaları arasında yeniden başlanılan bir hayata düşülmüş notları okuyoruz.
Cemil Meriç bugünü ve yarınları anlatıyor okurlarına. Artık Jurnaller denize atılan bir şişe olmaktan çıkıyor ve adeta denizin kendisi oluveriyor. Bizlere de bu engin denizi keşfetmek kalıyor.
04.01.2001

Cemil Meriçi'in iç dünyasından yansımaları konu alan Jurnal'lerin ilkinde, önceleri görememekten dolayı hayata küsmüş bir ruh halinin serzenişlerini ve çığlıklarını duyuyoruz. Yazar, "Ben'i" ile mücadele ettikten sonra kendi dünyasının biricik kahramanları olan kitaplara yönelerek teselli buluyor.Bu jurnalleri denize atılan bir şişe telakki eden yazarın, yaşarken bilinemeyen değerini, o şişeye ulaşan gelecek nesiller vasıtasıyla ölümsüzleştirecektir. Neticede bu kitabı okumak, bilgi yüklü bir tefekkür deryasına dalmaktan öte birşey değil.