Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

salih alper kara Tarafından Yapılan Yorumlar

12.11.2025

Paulo Coelho yine sade ama ruhun derinliklerine dokunan bir hikâye anlatıyor. Okçunun Yolu aslında ok atmaktan çok, insanın kendini hedefe hazırlama yolculuğu. Her satırında sanki hayatın içinde bir öğretmen gibi konuşuyor. “Okçu hedefi vurmaz, kendini vurur” derken aslında hepimizin içindeki mücadeleyi anlatıyor.

Kitap kısa ama etkisi uzun sürüyor. Birkaç sayfada bile durup düşünüyorsun; “ben hedefime nasıl yürüyorum, acele mi ediyorum, yoksa gerçekten görüyor muyum?” diye. Coelho’nun dili huzurlu ama uyarıcı sessiz bir farkındalık yaratıyor insanda.

Bitirdiğimde, bir kitabı değil bir öğüdü kapatmış gibi hissettim. Hayatın telaşında yavaşlamayı, sabrı ve dinginliği hatırlatıyor. Herkese iyi gelecek, yüreğe dokunan bir kitap.
09.11.2025

Aile bağlarının kırılganlığı, sorumluluğun ağırlığı ve sevginin emeğe dönüşen hali… Kramer Kramere Karşı, bir babanın hem kendini hem de çocuğunu yeniden keşfetme sürecini sade ama duygusal bir dille anlatıyor. Yazarın psikolojik çözümlemeleri güçlü; Ted’in çaresizliği ve oğluna duyduğu sevgi, ebeveynliğin içsel bir yolculuk olduğunu hissettiriyor.

Bununla birlikte, romanın temposu zaman zaman ağırlaşıyor ve anlatım tarzı duygusal bağ kurmayı zorlaştırıyor. Yine de eserde modern aile yapısına, ayrılığa ve toplumsal rollere dair güçlü sorgulamalar var. Bu yönüyle sadece bir “ayrılık hikayesi” değil, aynı zamanda insanın kendine dönük bir yüzleşmesi.

Kramer Kramere Karşı, duygusal olarak derin ama temposu düşük bir roman. Beğenmesem de düşündürdü. Özellikle ebeveynlik temasına ilgi duyan okuyucular için değerli bir deneyim olabilir.
05.11.2025

“Momo”…
Uzun zamandır bir kitap beni bu kadar derin düşündürmemişti. Çocuk kitabı gibi görünse de aslında yetişkinlerin kalbine dokunuyor. Okurken sürekli “biz ne ara bu kadar aceleci olduk?” diye sordum kendime. Zamanın anlamını unutan, hep bir yerlere yetişmeye çalışan ama hiçbir yere varamayan insanların arasında yaşıyoruz. Michael Ende bunu o kadar sade ve derin anlatmış ki, insan kendini o gri adamların dünyasında buluyor.
Momo ise sessizliğin ve dinlemenin sembolü. Yalnızca dinleyerek bile insanların içindeki ışığı yakabiliyor. Belki de hepimizin bir “Momo”ya ihtiyacı var; gerçekten dinleyecek birine.
Zaman çiçekleriyle geçen bölümler beni en çok etkileyen yerdi. Zamanın yaşamak olduğunu, acele ettikçe hayatın elimizden kaydığını hatırlattı.
Momo bana bir hikâyeden fazlasını verdi: durmayı, dostluğu, dinlemeyi, gerçekten yaşamayı. Zamanı geri vermiyor ama onu yeniden hissettiriyor.
03.11.2025

Okumaya başladığımda sıradan bir yaşam hikayesiyle karşılaşacağımı sanmıştım ama birkaç sayfa sonra anladım ki bu kitap insanın kalbine dokunan, hayatın özünü anlatan bir sessizlik barındırıyor içinde. Her sayfasında hem acıyı hem de yaşama tutunmanın o derin gücünü hissediyorsun. Yazarın sade dili öyle içten ki, kahramanla birlikte nefes alıyor, onunla birlikte yıkılıp yeniden doğuyorsun.

Yu Hua’nın sade ama derin anlatımı, insanın içini yavaşça kavuruyor. Fugui’nin hayatına tanık oldukça, acının bile bir tevazuya dönüşebildiğini görüyorsun.

Kitabı bitirdiğimde uzun süre öylece oturdum. “Yaşamak” sadece bir hikaye değil, insan olmanın, hayatta kalmanın ve her şeye rağmen devam etmenin anlamını fısıldayan bir eser.

Gerçekten okunması gereken, kalbe dokunan bir kitap. Uzun zamandır bu kadar sade ama bu kadar güçlü bir hikaye okumamıştım.
03.11.2025

Çok güzel, sıkıcı bir dille yazılmamış. Anlatılan her konuyu yada her kriz anını kitapta yer alan aile arasında diyaloglar eşliğinde anlatıyor olması, konunun anlaşılabilirliği açısından çok faydalı olmuş. Her ne kadar bu tarz kitapları okumuş ve anlatılanların çoğunu biliyor olsam da, bu tarz kitapları sık sık farklı kaynaklardan okumamız gerekiyor.
Kendini geliştirmiş ülkelerde insanlar evcil hayvan sahiplenmeden önce bile bu alanda 10 tane kitap okuyorlar ve ondan sonra o değerli canlıları sahipleniyorlar.
Ama görüyorum ki bizim ülkemizde çocuk yetiştiren bazı insanlar ne yazık ki annesinden babasından yada çevrelerinden öğrendikleri kulaktan dolma bilgilerle bu serüveni geçiştirmeyi seçiyorlar. Çocuk yetiştirmek bu kadar basite alınmamalı. Lütfen okuyalım bu tarz eserler çok önemli yazara canı gönülden teşekkürlerimi iletiyorum. Elinize sağlık.