Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

amtkrkc Tarafından Yapılan Yorumlar

02.11.2025

Prof. Dr. Hürşad Sinan Özbek’in Marx’ın Din Felsefesi adlı kitabı, Marx’ın din anlayışını yüzeysel yorumlardan kurtarıp felsefi temellerine yerleştiriyor. Yazar, Marx’ın Feuerbach’tan nasıl etkilendiğini, onu hangi yönlerden aştığını ve diyalektik materyalizmin bu süreçte nasıl şekillendiğini son derece açık biçimde ortaya koyuyor. Kitap, Marx’ın “din halkın afyonudur” sözünü slogandan çıkarıp, onu toplumsal yabancılaşma, üretim ilişkileri ve insan bilinciyle ilişkilendiriyor. Özbek Hoca’nın anlatımı, karmaşık görünen felsefi konuları bile anlaşılır hale getiriyor.

Benim için bu eser, Marx’ın din eleştirisini yalnızca bir ideoloji meselesi değil, insanın düşünsel serüveninin bir parçası olarak kavramamı sağladı. Felsefeye ilgi duyan herkesin mutlaka okuması gereken güçlü ve derinlikli bir çalışma.
01.11.2025

Prof. Dr. Hürşad Sinan Özbek’in Devlet Dini adlı eseri, devlet ile din arasındaki kadim ilişkinin tarihsel ve felsefi boyutlarını büyük bir titizlikle inceliyor. Yazar, Türklerin inanç tarihi üzerinden devlet-din ilişkisinin dönüşümünü ele alırken, meseleyi yalnızca tarihsel olgularla sınırlamıyor; aynı zamanda düşünsel arka planı da sorguluyor.

Kitap, akademik disiplini korurken aynı zamanda akıcı diliyle geniş bir okur kitlesine hitap ediyor. Yazar, karmaşık tarihsel meseleleri sade ama derinlikli bir anlatımla aktardığı için, hem alanla ilgilenen akademisyenler hem de genel okuyucular için son derece besleyici bir metin ortaya koymuş. Devlet Dini, dinin siyasetle kurduğu ittifakı, iktidarın meşruiyet aracı hâline gelişini ve bu ilişkinin Türk düşünce geleneğindeki yansımalarını anlamak isteyen herkes için değerli bir kaynak. Bu yönüyle, sadece akademik bir çalışma değil, aynı zamanda düşünsel farkındalık yaratan bir kitap olduğunu düşünüyorum.
01.11.2025

Zülfü Livaneli’nin Kaplanın Sırtında’sı, tarih ile vicdan arasındaki o ince çizgide yürüyen bir roman. Yazar, yakın dönemin politik ve toplumsal kırılmalarını yalnızca olaylarla değil, bireyin iç çatışmalarıyla anlatıyor. Tarihi bir dönemi aktarırken kuru bir kronolojiye düşmüyor; aksine, düşüncenin baskı altına alındığı bir coğrafyada insanın ahlaki varoluş mücadelesini gözler önüne seriyor. “Kaplanın sırtında olmak” metaforu, hem bireyin hem toplumun kendi yarattığı güç ilişkilerine esir oluşunu simgeliyor. Livaneli, bu yönüyle bize yalnızca geçmişi değil, bugünün korkularını ve suskunluklarını da hatırlatıyor.
Tarihi olayları kurgusal bir anlatıyla birleştirmedeki başarısı, romanı hem edebi hem felsefi bir değer haline getiriyor. Kaplanın Sırtında, hakikati aramanın çoğu zaman tehlikeli ama onurlu bir yolculuk olduğunu hatırlatan güçlü bir eser.
31.10.2025

Harari, Neksus’ta insanlık tarihine yine keskin bir gözle bakıyor, ancak bu kez geçmişi değil geleceği sorguluyor. Teknoloji, bilinç ve ahlak arasındaki sınırların giderek belirsizleştiği bir dünyayı anlatırken, insanın kendini tanıma çabasını da yeniden tanımlıyor. Kitabı okurken, Harari’nin her zamanki gibi sadece olguları değil, düşünme biçimimizi de sarsmaya çalıştığını hissediyorsunuz. Yine de bazı bölümlerde, insana fazla “veri odaklı” yaklaştığını, insanın derin iç dünyasını yeterince dikkate almadığını düşündüm. Buna rağmen, çağımızın yönünü anlamak isteyen herkes için okunması gereken bir eser.