Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
furkaneslihan Tarafından Yapılan Yorumlar
Roman, küçük yaşta zorla evlendirilen ve istismar edilen Melek’in hikâyesini anlatır. Melek, kendisinden çok büyük, zalim bir adamla evlendirilir ve yıllarca şiddet, baskı ve aşağılanmaya maruz kalır. Olaylar bir cinayet ve yargılama sürecine doğru ilerler. Ancak kitap sadece bir suç hikâyesi değil; bir kadının sistematik olarak nasıl köşeye sıkıştırıldığını gösteren psikolojik bir çözümlemedir.
Romanın en çarpıcı yanı, “suçlu kim?” sorusunu tek bir kişiye bırakmamasıdır. Melek mi suçlu, yoksa onu o noktaya getiren toplum mu?
“Asılacak Kadın”, okuması kolay bir kitap değil; duygusal olarak ağır. Ama kadınların maruz kaldığı görünmeyen şiddeti çarpıcı bir biçimde ortaya koyduğu için önemli bir roman. Özellikle kadın okurlarda daha derin bir etki bırakabiliyor.
Kitap, teknolojinin özellikle telefonun hayatımızı nasıl ele geçirdiğini çocukların gözünden, mizahi ve samimi bir dille anlatıyor. Aile içinde herkesin telefona gömülmesi, çocukların “görülmeme” hissi ve gerçek iletişimin kaybolması hikâye boyunca eğlenceli ama düşündürücü şekilde işleniyor.
Şermin Yaşar’ın dili sıcak, esprili ve çocukların dünyasına çok yakın. Okurken hem gülüyorsun hem de “acaba biz de böyle miyiz?” diye düşünüyorsun. Yetişkinlere de tatlı bir eleştiri var ama asla sert değil.
“Telefon Melefon Yok” sadece çocuk kitabı değil; ailece okunabilecek bir farkındalık kitabı. Özellikle çocuklu ailelerde sohbet başlatan bir metin.
Roman, bir annenin iç dünyasını ve aile içindeki görünmez kırılmaları merkeze alır. Başlıktaki “uyur gezer” hâl, sadece fiziksel bir durum değil; aynı zamanda duygusal bir kopuşu, hayata yarı uyanık bir şekilde tutunmayı simgeler. Anlatıcı, annesiyle olan ilişkisini, geçmişle bugünün iç içe geçtiği bir atmosferde sorgular.
Annemin Uyur Gezer Geceleri, annelik temasını idealize etmeden, gerçekçi ve hatta zaman zaman sarsıcı bir şekilde ele alıyor. Özellikle anne-kız ilişkilerine dair hassasiyetleri olan okuyucular için düşündürücü bir kitap.
Hamnet, büyük bir trajediyi gösterişli dramatik sahnelerle değil, sessiz ve zarif bir anlatımla aktarıyor. Özellikle anne olan okuyucular için daha sarsıcı olabilir; bir çocuğun hastalığı ve kaybı çok gerçekçi işlenmiş.
O’Farrell’in dili şiirsel, atmosferi yoğun ve duygusal derinliği yüksek. Olaydan çok duygu anlatımı ön planda. Bazı bölümler yavaş ilerliyor gibi hissedilebilir ama bu yavaşlık yasın ağırlığını hissettirmek için bilinçli bir tercih.
Hüseyni’nin dili sade ve akıcıdır. Duygusal yoğunluğu yüksek ama ağır bir anlatımı yoktur; bu yüzden kitap kolay okunur fakat etkisi uzun sürer. Özellikle bazı sahneler oldukça çarpıcı ve yürek burkucudur.
“Bin Muhteşem Güneş”, sadece Afganistan’ı anlatan bir roman değil; kadın olmanın, anne olmanın, sevmenin ve hayatta kalmanın evrensel hikayesidir. Okurken yer yer çok üzebilir ama aynı zamanda güçlü bir empati duygusu kazandırır.