Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

yunis Tarafından Yapılan Yorumlar

11.09.2015

İnsan insanın kurdudur diyen Hobbes’i haklı çıkarırcasına birbirini yiyen, tekasürle övünen (Tekasür Suresi) insanların arasından, hemhal olmayı bilen, “birbirinizle hayırlarda yarışın” (Bakara 148, maide 48) ayetini hayatlarının gayesi bilmiş insanların hikayelerini anlatıyor “Hayat Güzeldir” kitabı.
Kitap içinde beni en çok etkileyen “Çiçek Tefsiri” adlı hikaye oldu. Bu hikaye, kendimizi, çevremizi, türlü meşakkat içinde gerilen hayatımızı, sorunlarımız içinde eriyen ömrümüzün tefsir ettiriyor. Sorun haline getirdiğimiz şeyler nedeniyle güneşi, çiçekleri, çevremizde artık halin nedir diye sormadan evvel insanın içinde ince bir sızı bırakarak dükkanın –eşyanın- halini soranların (hikayede oğul) olduğunu, ancak küçüğün güzel olduğunu, hayatın ayrıntılarda gizli güzellikleri fark edebildiğimizde hayatın da güzel olduğunu tefsir ediyor bu hikaye.
Zor günlerde sığınılacak bir liman gibi anlatılan hikayeler. Eline sağlık Kutlu hocam.
10.09.2015

Tolstoy, romanın daha ilk paragrafınta, hem şehrin tasviri üzerinden, hem de paragrafın sonunda belittiği gibi insanların değer yargıları üzerinden olumsuz bir durumu anlatıyor gibi gözükse de, “bahar kentte bile bahardı” diyerek hakikatın önünde sonunda kendini göstereceğine dair insana umut veriyor aslında.
Vicadanın önünde sonunda gali geleceği üzerine güzel bir kitap.
10.09.2015

Romanda; tılsımlı deriye sahip olmak demek, her dileğinin yerine getirilmesi demek. Ancak öyle bir deri ki bu, her dileği insanın ömrünün kısalması karşılığında gerçekleştiriyor. Ödenen ağır bir bedel.
Peki bizim sahip olduğumuz ve ömrümüzü harcadığımız tılsımlı derilerimiz yok mu.
Çocukluğumuzu, gençliğimizi, zamanımızı, ömrümüzü, bir çoğu ihtiyaçtan öte, tutkularımızın ve hırslarımızın tatmini için yapılan harcamalar, bu harcamaları karşılamak için yapılan fazla mesailer, geleceğimize ipotek anlamına gelen ve takside bağlanan tüketimler, eşyalara, evlere, arabalara, başarılara, mesleklere, şana ve şöhrete sahip olmak için ödediğimiz bedel, geçen ömrümüz değil mi?
Güzel bir kitap, güzel bir çeviri.
10.09.2015

1902 yılında ölen Emile ZOLA, Kadınların Cennetinde Paris’in orta yerinde kurulan büyük mağazaların temellerinin atılmaya başlandığı dönemde, küçük mağazaların nasıl yok olduğunu, mağaza sahibi Mouret’in reklam kampanyalarıyla, bazen fiyat ucuzlatmakla, bazen de yeni bir moda oluşturmakla insanların nasıl tüketime mecbur edildiklerini, bu mağaza çalışanların kimilerinin işlerini koruyabilmek adına kimilerinin de yükselmek adına gayri ahlaki bir rekabet içine girdiklerini anlatıyor. Yüz yıl öncesinde yazılmış ancak günümüz tüketim toplumunu anlamak açısından güzel bir kitap.