Toplam yorum: 3.285.372
Bu ayki yorum: 6.899

E-Dergi

ahlatt42 Tarafından Yapılan Yorumlar

18.07.2016

MEtin Eloğlunun garip akımında başlayıp ikinci yeni ile devam eden ömründe türkçenin güçlü ama çok bilinmeyen kalemlerinden birisi olmayı başarmıştır.

kitabın önsözün de editör tarafından dillendirilen "İstanbul türkçesine ve argoya hakimiyeti, atak, haylaz ve yaratıcı diliyle öne çıkan bir şairdir... "
Can Yücel'in arkasından Şiirimizin Öfkeli Gencine Portresiyle Bir Portre isimli bir şiir yazdığı;
Orhan Veli'in iş var bu delikanlıda diye övdüğü genç şairlerden.
18.07.2016

Eserin Türkçe çevirisi Ahsen Batur tarafından 1965 Beyrut baskısından özetlenerek çevrilmiştir.
Eserin Muhtevası ise o dönem yazılmış diğer eserler gibi önce dünyanın yaratılışı ve yeryüzünün şekli, iklimler ve coğrafyadan bahsetmekte, sonrasında ise dönemine kadar gelen çok farklı rivayetleri aktarmaktadır. Eserde ilahiyat/teoloji’den, tarih’e, coğrafya’dan ahlak ve siyaset’e ve felsefe’ye kadar çok geniş bir içerik barındırmaktadır. Bunun dışında ise özellikle gezip görmüş olduğu İslam dünyasını çevreleyen ülkeler ile ilgili Çin’den Hindistan’a Hazar bölgesinden Afrika’nın doğu ve kuzey kısımları ile bugünkü Ortadoğu coğrafyası ve milletleri hakkında değerli bilgiler vermektedir.
18.07.2016

Bayağıdır bir kitabı okurken artık sonu gelsinde bitsin diye okumamıştım. Kısmet ilk defa karşılaştığımız "Eduard Mörike"ye imiş. "Mozart Prga Yolunda"
adlı eseri okuduğum bir saat içinde resmen sıkıntılar bastı..
Eserin dilini beğenmedim,
kuvvetli imgeler yahut sürükleyici ve kopartıcı ifadeler yoktu,
şu satırları hatırlıyorum diyeceğim bir bütünlüğe denk gelmedim yahut ilk 30 sayfadan sonra acayip derecede sıkıldığım için sonrasında da alıcılarım denk gelmek istememiş olabilir.
Kitabın bir albenisi olmadığını söylesem yeridir.
Hiç bir kitabı bu kadar yerin dibine batırmak istemem ama maalesef bu sefer bana böyle bir his yaşatmış oldu.
Hikaye adından anlaşılacağı üzere Büyük Besteci Mozart'ın Prag yolculuğuna dair bir uyarlama; bu yolculuk esnasında geçirmiş olduğu küçük bir mola yerinde yaşadığı bir günlük olay üzerine kurgulanmış.
18.07.2016

Türklerin İslamiyet'e giriş süreci, Türkiye de hep belirli kalıplar ve bayağı bayağı da efsanevi hikayelerle anlatılmaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında yerleşik olan pozitivist algı nedeniyle İslamiyet ve Türklerin Müslümanlaşma süreci çok fazla dejenere edilmeye çalışılmıştır.

Ahmet Yaşar Hoca "Türklerin İslamlaşma mevzuu"nu öncelikle sorduğu sorular ile okuyucusuna düşündürterek işe başlamaktadır. Ardından Türklerin kabul ettiği İslami yorumlar hakkında bilgi verdikten sonra kitabın başlığında belirtilen Türkiye ve İslam konusunda ki zihin kodlarımıza dair sorgulamalar yapmaktadır. Net bir bilgi vermekten ziyade konuyu açıklığa kavuşturmak için güzel bir giriş okuması denilebilir. Konunun bugüne kadar yeterince incelenmediğinin farkında olan yazar bunu sık sık okuyucuya hatırlatarak; kabul görmüş ve neredeyse hiç sorgulanmayan sabitelerimizi iyice sarsmak istemektedir.
18.07.2016

Furuğ Ferruhzad, modern İran şiirinin 20. yy ortasında 32 yıl ömür sürmüş hırçın ve başkaldıran kadın şairi.
Kendisini ilk defa bu kitabında derleyicisi ve çevirmeni olan Kenan Karabulut'un "Yarın İçin Bir Dal" adlı İranlı Kadın Şairler kitabındaki şiirlerinden tanımıştım.
Kitap Feruğ'un mektuplarını, anılarını ve söyleşilerini içermekte. anılar kısmı İrandan İtalya'ya yaptığı uzun seyahatini anlatıyor. Mektuplar kısmı ise Furuğ'un zihin dünyasını ve kendisine dair ince ince ve özel ayrıntılar içeriyor. Furuğ'u tanıyan yada daha fazla bilmek isteyenler için güzel bir odak noktası olsa gerek.
Söyleşiler ise Furuğ'un şiire, hayata, yaşama, kadına ve hep özlem duyduğu oğluna dair konuları içermektedir.
Eserin dili son söyleşiler kısmına kadar gayet akıcı olup, insanı yormuyor. Özellikle mektup bölümünü daha çok beğendim. Zamanında özel ve samimi yazılmış böyle yazılar okumak bana nedense çok daha keyif veriyor ve de çekiyor diyebilirim.