Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
Mete-Yıldız Tarafından Yapılan Yorumlar
Her ne kadar ağır ve iğrenç pornografik ögeleri göz önüne getirmemize neden olsa da Sadizmin isim babası De Sade, bizi karanlık felsefeye sokuyor. Belki de pornografiyi anlatmak istediklerinin arasında ilgi çekmek için sokuyor. Ve belki de bu sebeple bugün hala Marquis de Sade konuşuluyor. Bunları yapanlar bu dünyada gerçekten var. Marquis de Sade yaşananları yazıya dökecek kadar cesur, o dönemde dini karşısına alıp dalga geçebilecek kadar nüktedan bir kişiliğe sahipti bence. Evet kadınlarla arası iyiydi ve hapisten kaçınca hemen kadınlara koşardı. Bu hayat ve politikaya dine nefreti onu karanlık felsefenin derinliğine itti ve anlattıkları onu Sadizmin isim babası yaptı. Midenin kaldırması zor da olsa derin ve karanlık felsefeye ilgi duyan herkes okumalıdır...
Sadizmin isim babası Marquis de Sade pornografik yazılarıyla ön plana çıkıyor ancak onun anlatmaya çalıştığının kesinlikle bu değil. Belki dikkat çekmek için insanların içindeki şeytanı kendisine tanıtıyor. Yazığı döneme göre bakılacak olursa kiliseye karşı giriştiği bu özgür yazı biçimi onun hayatının yarısından fazlasını hapiste geçirmesine neden olmuş. Zaten tüm yazılarını da bu zamanda yazmış. Felsefi olarak derin konulara giriyor. Karanlık felsefe kitapları kategorisinde değerlendirilmelidir.
Avrupalı gibi büyümüş Avrupanın gelenek ve göreneklerini adet edinmiş bir mühendisin bir anda değişen milliyetçilik duygularıyla kitap başlıyor. Bu farkındalık sonrası Avrupalı olan eşinden ayrılarak çocuğu Primo'yu Türk gelenek ve görenekleriyle eğitmeye karar veriyor. Selanik'in tek bir mermi dahi atılmadan Yunanlılara verilmesinin acısı ve tüm duyguları okuyucuya aktararak okuyucuyu bilinçlendirmek isteyen Ömer Seyfettin bu konuda oldukça başarılı oluyor. Ancak üzücü olan o dönemde yaşayan halkın tek düşünce altında toplanamaması. Kimisi Araplaşmış kimisi Avrupalaşmış, herkes memleketten tamamen ümidini kesmiş. Ve Balkanları böyle kaybetmişiz. Neyse ki Atatürk ve çevresindekiler sayesinde tekrardan tek bayrak altında toplanarak Misaki Milli sınırlarımızda bağımsızlığımızı korumayı başardık... Bu tarz kitaplar milliyetimizden uzaklaşmamız açısından çok önemli. Sivrilmemeli ama gerçekleri de unutmamalı...
Herkesin mutlaka bir hikayesini bildiği Türkiye'nin Maupassant'ı Ömer Seyfettin'in en tanınmış eseri belki de falakadır. Ancak kitapta Falaka sonrasında günlükler yer alıyor. Ve balkan savaşı döneminde kendi tuttuğu günlükleri okurken o dönemde nasıl bir karmaşa olduğunu çok iyi anlıyoruz. Herkes tarafından okunmalı.
Fatih Sultan Mehmet'in tarihçisidir. Tursun Bey ve Kiritovulos bu ikisi dönemin kaynaklarındam biridir. Okunmalı