Toplam yorum: 3.285.085
Bu ayki yorum: 6.611
E-Dergi
KY-1771390 Tarafından Yapılan Yorumlar
Tam bir hayal kırıklığı yaşadığımı söylemeliyim. Sokaktaki adamın kafasındaki soruların cevabı bu kitapta yok. Roman tanımı içerisinde değerlendirildiğinde ilk 100 sayfanın kurgusu ve geçişleri çok sıkıntılı...Son 50 sayfaya serpiştirilen ölmenin ve yaşamanın amacı nedir? sorularının ise doğru düzgün bir cevabı yok. Yazarı tanımam amma İstanbul Yayınevinin bu tarz bir kitabı yayımlama gerekçesini merak ettim.
Resul ve Nebi arasındaki fark ile Hadisler başlıklı bölümler çok ikna ediciydi. Özellikle namazın şartlarının ve nasıl kılınacağının anlatıldığı bölüm harikaydı. Satır aralarında zaman zaman karşımıza Abdülaziz Bayındır Hoca çıksa da kitap bütünüyle değerlendirildiğinde farklı bir tarz ortaya koyuyordu. Bilmediğim bir çok şeyi öğrenmeme vesile oldu. Yazarına sonsuz teşekkürler. Kitapta gördüğüm en önemli problem, sıklıkla tekrar edilen ayetler ve "kuranın bağlayıcılığı" bölümü idi. Kuranın Bağlayıcılığı bölümünü okurken yazarın muhatabı olamamaktan dolayı sayfaları hızla geçtim. Zira hızlı akan, rahat okunan bir kitabın tam ortasında bulunan bu bölüm, Kurana azda olsa aşina olan hemen herkesi yormuş olabilir. Kurana iman etmek, kolay olduğuna inanmak, herkese hitap ettiğini bilmek gibi başlıklara lüzum var mıydı bilemedim? Namazlardaki rekat sayılarının gelenekten öğrenileceğinin anlatıldığı bölüm ise anlatım tarzı itibariyle cılızdı. İkna olmam sayfalar sonrasını buldu...Son tahlilde hocamıza emeklerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum, Allah bizi ve hocamızı yalnızca Kurana tabi olanlardan eylesin...
İsmi ve içeriği oluşturan başlıklar muazzam bir çalışmayla karşı karşıya olduğumuz izlenimini verse de okuduklarım maalesef kitabın ismi kadar çarpıcı değil. Özellikle "salat" sözcüğü ve bu sözcük etrafında koparılan fırtına tam bir fecaat. Salatın anlamına hatta esas anlamına yapılan atıflar çok çarpıcı iken birden kendinizi bir tuhaflıklar arenasında buluveriyorsunuz. Hakkı Bey, ne düşünerek salat sözcüğünü bu bağlamda değerlendiriyor anlamak çok güç. Salat sözcüğünün etimolojisi ve bu meyanda kurana bakış zaman zaman doğru olsa da salatın mutlak anlamda namazı işaret ettiği yerlerde bile yorumlar zorlama duruyor. Buna ek olarak Namaz başlığında işlenen ve geleneğin ısrarla eleştirildiği bölümlerde metin dönüp dolaşıp geleneğin yaptıklarının doğruluğunda karar kılıyor. Bu çelişki ise kitabı dayanılmaz bir hale getiriyor. İhtimal ki İşaret Yayınlarından kaynaklanan "boş sayfalar" ise rahatsız edici bir espri olarak aklımızda kalanlardan oluyor. Son tahlilde diyeceğim o dur ki ey ehli vatan; Kitaptaki bakış açısının keskinliğine ulaşmadan evvel epeyce daha mürekkep yalamak gerekiyor.
Tarantino'nun Jackie Brown filminin tadında bir roman. Aynı olay farklı kişilerin gözlerinden tekrar tekrar yaşanır ve ortaya seyirlik bir film çıkar. Dildeki akışkanlık, damakta tat bırakan durum tespitleri romanı güçlü kılıyor. Kerameti kendinden menkul ve sıradan karakterlerin sıradışı öyküleri...Valla keyifliydi...
Gazzali'nin İhyasında anlatılanları okuyarak büyüyen biri olarak Okuyan Hoca'nın bu kitabının zihnimi çok rahatlattığını paylaşmak isterim. Hoca, gelenekten hareket eden insanları ürkütmeden yalnızca Kuran ışığında yol almış. Hassas ve incelikle seçilmiş bir dili var. Kitabın gelenekle örülmüş bir devrin sonunu getireceği bilinciyle yazıldığı aşikar. Hoca, zaman zaman "rica ederim bu ayet böyle mi okunur?, "bu ayetten bu manayı nasıl çıkartıyorsunuz?" şeklinde zarif bir muhalefetle muhatabını sakin tutmaya çalışıyor. Kendisine Teşekkür ederim.