Toplam yorum: 3.323.066
Bu ayki yorum: 210

E-Dergi

hırçınmenekşe Tarafından Yapılan Yorumlar

31.05.2026

Yazar, bir tiyatro belgeseli sunmanın ötesinde SSCB’de o dönemlerde yaşanan siyasi gelişmelerin sanata nasıl yansıdığını da gösteriyor. Stalin dönemi, tasfiyeler, baskılar… Sanatçılar için kıskaç gibi daralan bir koridor.
Nâzım bir yanda rejimin beklentileriyle, diğer yanda sanatçı özgürlüğü arasında nasıl bir denge kurmaya çalışıyor?
Hangi oyunları sahnelenebiliyor, hangileri yasaklanıyor?
Yüzlerce kez oynanan başarılı yapıtların perde arkasında neler yaşanıyor?
Nâzım bu koridorda yürürken nasıl ayakta kaldı? Bu soruların yanıtları, arşiv belgeleriyle belgelenmiş.
Sanatın baskılar karşısında nasıl var olmaya çalıştığını görmek isteyen herkesin mutlaka okuması gereken kapsamlı bir çalışma niteliğinde.
Kitapla Kalın.
18.05.2026

Eser, “Şamanizm İslam’a karıştı bozuldu” gibi tek yönlü bir yargı yerine, karşılıklı dönüşüm fikrini öne çıkarıyor. “İslamlaşmış Şamanizm” ifadesi, aslında çok daha yaygın olan “Şamanlaşmış İslam”ın da kapısını aralıyor. Özellikle Kazak ve Kırgızların köktenci gruplar tarafından tehdit edilmesi konusu, sadece tarihsel değil, güncel bir antropolojik tartışma alanı.
“Türkler zaten Müslümandı” ya da “Şamanizm tamamen bitti” gibi iki uçlu anlatıyı yıkarak gerçek bir senkretizm fotoğrafı çekiyor. Hem kaynaklara hem sahaya dayanan bu çalışma, bir medeniyetin ruh ikiliğini anlamak için eşsiz bir kapı.
Şiddetle tavsiye ediyorum.
06.05.2026

Sibirya’dan Balkanlar’a uzanan çok geniş bir hat üzerinde yaşayan çeşitli toplulukların Şamanizm, cadılık ve büyücülük hakkındaki inanışlarının yer aldığı eserin, oldukça kapsamlı ve donanımlı bir araştırma ürünü olduğu aşikâr.
Şamanlık, Şamanizm, cadılık ve cadılar… Bu kavramlar çoğumuz için ya mistik bir merak ya da popüler kültürün şekillendirdiği klişelerden ibaret. Tarihin derinliklerindeki bu özellikler her detayıyla fazlasıyla güzel anlatılmış ve araştırılmış.
Kültür tarihine, antropolojiye, folklore merakınız varsa bu eser tam size göre.
Kitapla Kalın.
06.05.2026

Şamanlar davullarıyla transa geçip ruhlar alemine yolculuk ederken, cadılar da süpürgeleriyle gökyüzüne yükseliyordu. Süpürge, aslında bir "uçan alet"ten çok daha fazlasıydı: Eşiğin, ev ile dış dünya arasındaki sınırın simgesi. Cadı, süpürgeyle önce evini süpürüyor, sonra gökyüzünü. İkisi de aynı kapıdan geçiyor: Görünenle görünmeyen arasındaki o ince çizgiden.
Belki de bu kadim inanışların bu kadar benzer olması, insan ruhunun ortak bir yankısıdır. Farklı coğrafyalar, farklı diller, farklı tanrılar...
Ama hepsinin altında aynı soru yatıyor: "Gördüklerimizin ötesinde ne var?"
Ve cevap hep aynı olmuş: Orada bir şey var. Ve oraya ulaşabilenler var. Onlara ister şaman de, ister taltos, ister cadı. Önemli olan, insanlığın görünmeyene duyduğu o sonsuz merak.
Ve belki de bugünün cadıları, süpürge yerine bilgisayar klavyeleriyle o öteki dünyalara yolculuk ediyor. Ama hikâye aynı: Ruhlarla savaşmak, sınırları aşmak, bilinmeyene ulaşmak.
27.04.2026

Okuduktan sonra içinizde bir şeyler değişir. Belki bir daha aynı şekilde bakmazsınız ne şiddete, ne sessiz kalmaya, ne de “sadece gözlemliyorum” dediğiniz anlara.
İnsan psikolojisine meraklı olan, büyüme sancılarını sorgulayan, edebiyatın felsefeyle buluştuğu anları seven herkese tavsiye ediyorum. Kâmuran Şipal’in enfes çevirisiyle…
Kitapla Kalın.