Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

KY-180993 Tarafından Yapılan Yorumlar

16.05.2006

Ian caldwell ve Dustin thomason gerçektende anlatmak istediklerini başarılı bir şekilde bu kitapla anlatmışlar.çok güzel bir çalışma ve araştırmanın ürünü olmuş.Sanat tarihinin gizli kalmış yönlerinden birini,din ve sanat çelişkisinin içinde kalan sanatın büyük bir mücadele verilerek nasıl günümüze taşınabiliceğini iyi bir zeka ürünü olan bu kitapla bulabilirsiniz.Kitap başlangıçta sıkıcı gibi görünsede sonucu ve amaç etkileyici.
16.05.2006

Kitap ta kurgular müthiş ama insanı gerçekten sıkıyor .gereksiz noktalar üzerinde çok fazla durulmuş.önceki kitaplarında tarihsel veriler kullanılmıştı ve anlamamız daha rahat oluyordu.ama bu kitapta açıkçası biraz kasıldım.çok bilimsel terim kullanılmış bazı sayfaları anlamadan atladım diyebilirim.diğer kitapları gibi değil ama yinede okunur.yani bir bilim adamı olup çıkabilirsiniz sonunda.
16.05.2006

Bu bir romanın ötesinde birşey...Bizi yani bu topraklar üzerinde yaşamış ve yaşamakta olanları nede güzel anlatmış.Hatta bizim anlayamadıklarımızı ve anlatamadıklarımızı da...Kim kime neden düşman edilmişti,bu kadar bir aradayken nasıl olupta nar taneleri her biryana saçılmıştı.Zamanda yolculuk, birazda öz eleştiri ve araf......
15.05.2006

Mütareke döneminin bunalımlı günlerinde, babasını aramak amacıyla İstanbul\'a gelen bir genç kızın macerası çerçevesinde, yüksek tabakanın içinde bulunduğu ahlaki çöküşü ele alır. Peyami Safa\'nın ilk romanlarındandır. Yazılışı eski olmakla beraber, konu günümüzde de tazeliğini korumaktadır. Bugünün kızlarını, onları mesud yahut bedbaht edebilecek hususları birer ibret levhası şeklinde yansıtmaktadır.


15.05.2006

Üstad Tanpınar'ın bu muazzam yapıtı bir aşk romanı olarak bilinmesine rağmen aslında doğu ile batı ve notra dame ile yeşil türbenin sentezini şahane sözcükleriyle masaya yatırmıştır. Yani romanında ele aldığı Mümtaz ve Suat ikilisinin çağdaşlaşma ve alaturka davranışları, giyimleri arasındaki köprüyü beyaz kardelene el emeği göz nuruyla işlemiştir. Bu anolojik yönüyle bana biraz "Felatun beyle Rakım efendi" yi anımsatmıştı