Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Yasemin Erkut Tarafından Yapılan Yorumlar
Makul şüphe, suç, masumiyet zincirinde kimin kim olduğuna kendisi karar veren teşkilat, teşkilatın yeni elemanı polis, yaşamı olduğu haliyle beğenmeyen genç ve yalnızca oğlunu korumayı düşünen iş adamı baba.
Bir çırpıda severek okudum.
'Yaşamak ne demek biliyor musun sen? Bunu nereden bileceksin ki! ...ölümün eşiğine hiç gelmedin ve şaşkın bir sevinçle yaşamı yeniden keşfedebilmek üzere hiç dönmedin oradan.'
Ernst Jünger bu kısa romanı 1982 yılında 87 yaşında yazmış. Sözün fazlası moloz tarzında, az sözcükle ama ustaca yazılmış.
Kendisini nihilist olarak tanımlayan karakterimizin sıra dışı yaşamı ve görüşlerini okuyoruz.
Türk okuyucusu için ilginç olabilecek bir bölüm ise şöyle; Türkiye'de, yazarın deyimiyle 'yeniden' bir diktatör gelmiş iktidara. Bu diktatör dünyada yalnızlaştığı için ekonomik gayelerle karakterimizin firmasına Ürgüp'ü teslim ediyor. Bu firma da tarihi yeraltı mezarlarını ve peri bacalarını küresel bir mezarlık haline getiriyor. Kısa zamanda her yer yüksek binalarla donanıp aynı zamanda ticari bir bölgeye dönüştürülüyor. Bunca tanıdık gelen bir hayal umarım yalnızca romanda kalır diye titredim bir ara.
İlk yazdığı kitap. Basılmasını istememiş. Belki de bir nedeni vardı. Andre Gide'nin Ayrı Yol romanı ile onca benzerliği şaşırttı beni. Bunun nedeni, büyük olasılıkla, iki romanın da benzer coğrafyalarda, benzer iklim ve çevrede geçiyor olması. Andre Gide önce yazmış ancak.
Camus en sevdiğim yazarlardan biri. Benim gibi sevenleri bu kitabı okumalı. Ancak onca büyük bir yazar bu romanını basmak istememiş. Kendini doğru değerlendirmek olarak algılıyorum ve saygıyla eğiliyorum.
Çok gençken yazmış Camus bunu. Beni çok etkiledi. İnsana bakışı, anlayışı, empatisi ve bunu dile getiriş tarzı... Yüreğimle ve aklımla birlikte okudum. Camus'nun ileriki yıllarında onca güzel kitabı yazacağı besbelli. Yazmasın da ne yapsın, dedirtiyor insana.
On sekiz bölüm (hikaye). Yaratıcı ve ilginç bölümler. Mekanlar çeşitli; ilkokul sınıfı, sokak, tren, şehir meydanları, seminer anfileri, tramvay, sanatçı kafeleri, yazı odaları, psikiyatri klinikleri... Karakterler ilginç (örneğin kleptoman yazar kitap çevirirken kitaptaki parayı, malı mülkü çala çala çala, yani eksilterek çeviriyor) ya da sıradan insanlar. Ancak bu sıradan insanların günlük yaşamında, hepimize dair sıradan olayların ayrıntılarında gezinerek özgün hikayeler yaratmış yazar.
Okuduğum için memnunum.