Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423

E-Dergi

Gabriele Tarafından Yapılan Yorumlar

12.04.2016

Tufan Gündüz çok sevdiğim, çok saygı duyduğum Türk tarihi yazarlarından biri. yine şahane bir kitap yazmış. daha önce izlediğim bir televizyon programında Şah İsmail'den bahsederken, Türk olmasından dolayı sürekli "bizimkiler" dediğini hatırladım. o zaman yadırgamamıştım lakin kitabı okuduktan sonra açıkçası tuhaf geldi. Şah İsmail Türklerin nüfüsunu ve gücünü kullanarak islamiyeti sapkın bir noktaya hızla sürüklediği açık. o na Tanrı diye tapmalar, o nun emri Tanrı emridir düsturunu benimseyip tek bir emir ile dakikalar içinde cami minaresine çıkıp kendini boşluğa bırakanlar, Hz. Ebubekir'i, Hz. Ömer'i sevenlerin diri diri yakanlar vs.
kısacası islamiyetle bağdaşmayan yüzlerce hadiseyi okuyup birde üzerine binlerce insanın akın akın o na kandığını da görünce Yavuz Sultan Selim'in Allah tarafından batıl olanı hak yoluna çevirmesi için gönderdiğine kesin kanaat getirdim.
velhasıl kelam, çok sürükleyici muhteşem bir kitap. Yavuz'un gelişini hasretle bekldim açıkçası.
12.04.2016

Yavuz Sultan Selim kimdir ? en değerli Türk Hakanlarından birdir. Fatih, 2. Murad, 4. Murat, Osman Gazi, 2. Kılıçarslan, Alparslan gibi vs.
9 sene gibi kısa bir döneme, kimilerinin 90 sene de sığdıramayacağı şanlı zaferler ve şanlı yaptırımlarda bulunmuş bir Türk askeri, Türk devlet adamı, Türk şairi ve daha bir çok büyük sıfatı hak edecek, Türk - İslam ülküsünü damarlarında hissetmiş ve bunu somutlaştırmış büyük bir insandır.
gelgelelim mustafa armağan'ın koskoca 320 sayfalık kitabında 1 defa olsun "Türk" adını kullanmamış olması hayret vericidir. kendisi unutmamalıdır ki Osmanlı İmparatorluğu bir Türk imparatorluğudur aynı zamanda ve bütün dünya 6 asır ecdadımızdan "Türkler" olarak bahsetmiştir.
güzel bir Yavuz Sultan Selim çalışması olması yanında, kendisinin özellikle ve ısrarla "Türk" sıfatı kullanmadığı kitapta, mustafa armağanın "Türklük" kompleksi içerisinde olup olmadığı sorusunu kendime çokça sorduğum bir eser olmuş.
05.03.2016

Talha Uğurluel'in bu kitabınıda severek okudum lakin dikkatimi çeken bir tutumu var : kendisi her kitabında bir Osmanlı aşığı olduğunu belli etmekle birlikte, bu kitabında uzun uzun burada belirtemeyeceğim çok açık yanlışları görmezden gelerek tarafsız bir tarih anlayışından uzak, Kanuni Sultan Süleyman'ı bir peygamber edası içerisinde değerlendirmiş. kendi tarihini bilmeyen, ilk defa Kanuni hakkında bilgi edinmek isteyen biri bu kitabı okusa o dönemde herşeyin kusursuz olduğunu düşünür. oysa ki Kanuninin bıraktığı mirasla başlamıştır Osmanlının duraklama dönemi.
bir detay da "Türk" kavramı üzerine dikkatimi çekti. fermanlarında, avrupa ve asya elçilerinin raporlarında bizlerden ve ecdadımızdan bahsedilirken Türk ve İslam ülküsünü bir ifade içinde kullanılır. sevgili Talha Uğurluel "Türk" ifadesini sanki ısrarla kullanmamak için çaba sarfediyor gibi geldi bana.
kısacası kitaplar kişisel duygular ile değil, somut veriler doğrultusunda ele almalı kanaatimce.
12.02.2016

istanbulda elçilik yapmış luigi bassano nun ilk elden, kendi gözlemlerini rapor halinde venedik senatosuna sunduğu raporlardan derlenmiş 1532 ve 1540 yılları arasına ait, kısa kısa başlıklarla ele alınmış, sıkılmadan, yorulmadan, akıcı bir şekilde okunabilecek, osmanlı istanbulunun günlük yaşantısına dair çok ilginç detaylara sahip, bu işlerin uzmanı Erhan Afyoncu Hocanın editörlüğünü yaptığı bir kitap.