Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Gülseren Çakir Tarafından Yapılan Yorumlar

04.03.2024

Kitap 68 ilkbaharında Fransa’daki ayaklanmaların gölgesinde başlıyor. Dönemin ayrıntılı anlatımı ilgi duymayanlar için sıkıcı boyutta olabilir. Daha sonra eklenen cinayetler ve mistizim, hint kökenli inanış işin içine giriyor ki, açıkçası kurgu oturana kadar sabırlı olmanız gerekiyor. İki kardeş, güzel bir kız, Hindistan’ın kendine has kimliği derken olaylar Fransa’dan, karmaşa ülkesi Hindistan’a taşınıyor.
Grange’ın alıştığımız sarmal kurgusu bu kez çokta sürprizli değil bana göre. Sonlara doğru aksiyonun artması kitaba bağlanmayı sağlasada, bu kitapta Grange’ı bulamadığım hissi ile romanın kapağını kapadım
03.03.2024

Hayat yolculuk, bizde yolcularsak eğer, bavulumuza tıkıştırdıklarımızla beraber içine sığdıramadıklarımızdır yaşamın tümü. İleriye bakmamızı, yeni başlangıçlar yapmamızı, mutlu olmamamızı engelleyen geride bıraktıklarımızdır.

Nermin Yıldırım kitabına seçtiği isimle bile ne kadar çok şey anlatabiliyor değil mi? Bu kez öykü kitabı ile okuyucusuyla buluşurken, bu kısa karşılaşmanın başlangıcında da kaleminin vuruculuğunu kullanmış elbette. Üç kısıma ayırdığı hikayelerinin ilk bölümünde kullandığı bilinç akışı yöntemiyle aile bağlarının o karmaşık, duygusal, oyunbaz dünyasına misafir ediyor.. İkinci bölümde ise iç döküş yöntemiyle bizlere ötekileşen kimliklerin varlığında bir toplumda yaşadığımızı hatırlatıyor, kalemini zihnimize sürte sürte hem de .

Üçüncü bölüm çocuk, ergen, kadın, erkek; hepsinde yaralar hepsinde hüzün hepsinde kaybediş ve kayboluşun olduğunu, etrafımıza bakarken aslında at gözlükleri gözümüzde bir yaşam sürdüğümüzün altını çizerek okuyucuya sunuyor.


28.02.2024

Grange kitabın kapağından da anlaşılacağı gibi bizi Nazi Dönemi ‘nin gizli dünyasına misafir ediyor, müthiş kalemi ile.
Hepimizin aşağı yukarı bildiğimiz gerçekleri bu kez bir Gestapo Subayı’nın penceresinden anlatırken yanında iki psikiyatristi de ona eşlik etmek için olaylara dahil ediyor yazarımız.
Hitler’in büyük emelleri ardındaki şiddet, bu kitapta oyunu bozan bir katille Nazi dünyasına karşı bir silah olarak ortaya çıkıyor.
Grange kitaplarında suçluyu bulamayan biri olarak, kendimi hep yazarın beni davet ettiği ve yönlendirdiği akışa bırakıp onun kalemine teslim ve hayran olarak klasik Grange sonuna ulaşmayı yeğleyen bir okur olarak düşünüyorum.
Şaşırtıcı ve beklenmedik olan sonlar …
Altı yüz sayfa kitapta okunmadan geçilen tek kelime olmaması o yazarın nedenli başarılı olduğunun göstergesi olsa gerek.

27.02.2024

Kitap ismi ve kapağının verdiği ipuçlarıyla bizleri çoğumuzun bildiği mahalle kültürü, lakap takma ve dedikodu gibi toplumu içten içe yiyip bitiren hastalık gibi, ölüme götüren imgelerle, başlangıç veriyor zihinlerimize.
Kahramanımız kuru kız. Etrafında isimsiz ama simgeledikleri ile kardeş anne baba komşu gelin, köfteci ve diğerleri. İyi mi kötü mü bilinmez varlıkları ile daima etrafı rahatsız edici bir sıkı fıkılık derdinde olan mahalle insanları.
Ufuk açıcı, umut verici.
Yaşın 40 olsa da yaşayacak, 40 yıl var diyerek dünyanın sonuna bile gidecek kadar cesur olmalı insan. Yalnızlık korkutucu olmaktan öte tercih edilesi bir özgürlük.
Sorgulayıcı bir bakış açısı ile zaman zaman üzücü bile diyeceğimiz gerçeklikte.
Müthiş bir kadın ve toplum portresi.
Ayfer Tunç aynı kalitede yazarken bu kez alıntılık cümleler yerine akıp giden betimlemeleri ile görsel bir anlatım tercih etmiş ki bu da kalemine çok yakışmış.
Kuru kız yalnız ve cesur kadınların bir başkaldırısı.
24.02.2024

Ah İskender Pala ah ! Ne güzel başlamıştı kitap. Osmanlı ‘da Sultan Ahmet dönemi ve padişahın özellikleri , Sultanahmet caminin yapımı , aşk , macera , merak , kavuşamama derken iyi giden eser belli bir noktadan sonra uzamış maalesef. Aşkı sorgularken , ilahi aşka kavuşmanın izlendiği yolda , bu uğurda kendinden vazgeçenlerin öyküsü satırlara yansımış. Kalemi şiirsel olan PALA zaman zaman kurguyu bitirememe sıkıntısına düşüyor bence. Özellikle bu tür daha manevi ve divan edebiyatına yakın kitaplarda okuyucuyu hikayeden koparmamak adına daha toparlacı olunabilir. Kurgularda çatışma yani ters giden akış okuyucuyu merakta bırakmak adına çok önemli. İki aşık ve onlara aşık diğer iki kişi derken aslında kitap için heyecanda ortaya konmuş.
Geneli itibariyle iyi denecek bir eser .