Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Gülseren Çakir Tarafından Yapılan Yorumlar

22.11.2025

Dönem kitabı desekte içeriği itibariyle günümüz insanını da anlatan bir kitap. Ömer kendi olamamış başkalarının yönlendirmelerine kolayca kapılık giden biri. Ama suçlu kim? İçindeki Şeytan. Macide sorgulayan, aklını kullanmaya çalışan, duygularına yenil düşse bile içindeki şeytana uymayıp tekrar kendi olup mantıklı kararlar veren biri. Bedri ise seven ve sevdiğinin mutluluğu için her şeyi yapan -buna geri durmak da dahil- dönemi iyi okuyan, topluluk denilen zehirli canavara karşısında Don Kişot olan biri.Yozlaşma, suni deri misali Avrupai olmaya gayreti, kadın içki sahte kahramanlık; bu kitaba sizce de dönem kitabı diyebilir miyiz.
Sabahattin Ali basit ama derin anlamlı dili insanı hayrete düşürecek derecede muazzam. Daha bir cümlede bile aynı kelimeleri üst üste kullanan yazarları okudukça onun diline hayran olmamak elde değil; adeta ders kitabı. Karakterlerin ruh hallerini çok iyi şekilde hissettiren monologlar kitaba dair en güzel şeylerden biri. Edebiyatımız onunla çok güçlü.
18.10.2025

Kendi olabilmenin çok zor olduğu bir dönemde ilaç gibi bir kitap.
28.09.2025

Uzun zaman sonra Dan Brown okumak iyi geldi. Ama öncelikle belirtmeliyim ki tanıtım yapıldığı gibi gerilim kitabıdır diyemem. Yazarın bildiğimiz tarzıyla sanat ve kriminal olaylar iç içe geçiyor. Ve neyse ki bu kitapta sanat kısmı “Başlangıç” kitabına göre de epey az. Çünkü çok fazla bilgi kitabı roman olmaktan çıkartıyor. Bu kez ise bilim ve sanatla kurgulanmış eser okuyoruz. Nörobilim, kuantum, CIA derken sırların sırrını kitabın sonunda öğreniyoruz. Aslında okuyunca göreceksiniz ki dinler bu sırrı bilimden önce söylemiş. Buraya kadar yazdıklarım gösteriyor ki Dan Brown aynı düzlemde yazmaya devam etmiş. Bir de insan sormadan edemiyor 657 sayfa gerekli miydi? Az da olsa tekrarlamalar, bilimsel ayrıntılar olsa da 400 sayfa yeterli olabilirmiş. Çok desem de okutturuyor kendini o ayrı:)
19.09.2025

Zaman geride bıraktıkları soruların cevaplarına merhem olmuyor. Üç yıl geçmesine rağmen Hela Katili’nin ölümü olayları çözmek şöyle dursun bilinmeyenlerin çoğalmasına da neden oluyor. Polisimiz Swift yaşayan bir ölü. Sorular onu yiyip bitiriyor. Segur ve Heidi ise yollarına devam ediyorlar ta ki üçünü bir araya getirecek cinayet işlenene kadar. Pala tekrar ortaya çıkıyor. Ama bu kez hikaye Fas’dan başlayıp Cezayir Afrika ve Karayiplere taşınıyor. Grange bu toprakları seviyor. Bölgenin gizemi kötülükleri beslemesi geri kalmışlığı onun kitaplarına çok yakışıyor. Vahşet kitabın gizemine gizem katarken elbetteki son bizim şok ediyor. Başından sonuna bambaşka coğrafyayla bezenmiş yeni bir kurgu okuyor tadında yazılmış bir ikinci kitap. Bölge yaşamının ve doğasının anlatımları yine derinlikli ve muazzam. Üç yol arkadaşı sonunda katile ulaşıyorlar ama kendilerindeki değişimler de şaşırtıcı emin olun. Grange yine kalemini ve ustalığını konuşturmuş.