Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Gülseren Çakir Tarafından Yapılan Yorumlar

29.04.2025

Bir kitapta kurgudan daha önemli olan şey, daima anlatım gücü olmuştur benim için. İşte bu eserde de bunu buldum. Dünya adım adım felakete giderken dinmeyen yağmurlar sellere neden olup, insanlığı tehdit ekmektedir. Olmaz diyemeyeceğimiz kadar gerçekliğe yakın kurgu iyi bir dille başarılı bir kitap olarak okuyucuya sunulmuş. İki kardeş anne ve babalarının onlar için hazırladığı Issız Ev’de yanlarında bir kız ve dedesiyle hayatta kalabilecekler mi? Edebi olarak güçlü betimlemeleri olmayıp yalnızca üç kişinin dilinden duygusal bir metin oluşturulmuş. İklim krizi vurgulanmak istense de daha çok kardeş, anne baba ve yeni insanlarla kurulan bağ çerçevesi daha güçlü çizilmiş.
22.04.2025

Dehaların hayatlarının zorluklarıyla ilgili filmler izlemiş, kitaplar okumuşuzdur. İşte bu eser de bir müzik dehasının hayatından kesitler sunuyor bizlere. Gemi ve yolculuk yaşama dair en güçlü metaforlardandır. Mahler’de yaşamının son günlerinde bir seyahate çıkıyor. Güvertede gökyüzünde kuşlarla konuşurken, sonsuz maviliklere bakıyor. Üşüyor, titriyor ve zihninde geçmişten sahneleri seyrediyor. Viyana ve Amerika yönettiği orkestralar onu ününü arttırırken, yalnızlığa da gömüyor maalesef.
Duygusal yönü baskın, ritmi ahenkli, kısa ama oldukça iyi bir eser.
09.04.2025

Kitap okumayı çok sevenlerin tek ve en büyük hayali bir kitapçı açmaktır. İstediği kadar okuyabileceği, yeni şeylerle tanışabildiği, kitapların kokusunu içine çekebildiği, yazarlarla tanışma fırsatının olabileceği bir yere sahip olmak düşlerin gerçekliği değil de nedir? İşte size bu hisleri yaşatacak bir kitap. Edebiyat okumuş bir çiftin yüksek eğitimden vazgeçip bir kitapçı açmalarının hikayesi. Evet tanıdık ama duygular farklı, anlatım farklı, içine yedirilmiş olaylar farklı. Baba olamadan kitapçıya bırakılan bir kızı babalık yapan A.j , ona büyük bir miras bırakıyor: Öykü Okuma Listesi. Öykü kurmacanın en zor türü bir o kadar değerli. Anlatımı güzel, kurgusu iyi, edebi olarak çok şey vaat etmese de kitapla ilgili bir şey okumak isteyenler için hoşa gidecektir.
06.04.2025

Ada yaşamı: Bir yanı huzur, kendi kendine yetme, telaşsızlık, masumiyet, el değmemişlik; bir yanı mahrumiyet, geri kalma, merak ve daima uzaklaşmak istemek. Britanya’da ana karayla iletişimi olan ancak medeniyettin nimetlerinden uzakta yaşayan, toplasan elli kişi olmayan bir adada on sekiz yaşında bir kızın yaşamı anlatılıyor. Galce konuşulan insanlar arasında ingilizcesi iyi olduğu için adaya gelen iki İngiliz’e tercümanlık yaparken umudu olan ana karaya gitme özlemi iyice artıyor. Peki Balina bu kitabın neresinde? Kıyıya vuran balina yavaş yavaş çürürken, kuşlara ve böceklere yem, adadaki çocuklara oyun alanı, fabrikalara yağ ve köpeklere yem oluyor. Belki balina bir simge… Burada yaşadıkça bizde de böyle parça parça yok olacağız. Kitap akıcı bir dile sahip. Gereksiz uzatmalara hiç girilmemiş. Kurgu sapmadan dağılmadan sona geliyor. Bir tek büyük puntoyla basıldığı için sayfa sayısı çoğalmış. Sayfa boşlukları fazla. Timaş’ın bu tarzı düşündürücü.
04.04.2025

Yaşlanmak, adım adım elden ayaktan düşmek dediğimiz hâle düşmek ve de etrafında tutunabileceği yalnızca köpeği kalan Bo’nun son günlerini okumak hüzünlendiriciydi. İnsan ister istemez empati kuruyor. Kendini, yakınlarını düşünüp aynı şeyleri yaşamanın gerçekliğiyle yüz yüze kalıyor. Bo’nun alzheimer olan karısının bir kliniğe yatırılmasıyla daha da artan sorunlar, oğlunun elinden geleni yaptığını bilmesine rağmen köpeğini ondan almak istemesi etrafında anlatılıyor kurgu. Yaşlılık olgusunun bu kadar etkili anlatıldığı kitap nadirdir. Bo’nun yardımcılarla kurduğu ilişki, utanma hisleri, hüznü, acizliği sıcacık bir dille anlatılmış. Akıcı olduğu kadar okuyucuyla kurduğu bağla da oldukça iyi bir kitap.