Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Gülseren Çakir Tarafından Yapılan Yorumlar
Malma İstasyonu’ndan sonra yazarın okuduğum ikinci kitabı. Timaş Yayınları oldukça kaliteli kitapların çevirisini yapıyor. Bu açıdan diğer çevirilere de bakmanızı tavsiye ederim. Psikolojik yönü ağır bir eser. Üç kardeşin yıllar sonra bir araya gelmeleri anlatılırken yazar geçmiş anılara dönüşler yaparak iki zamanlı bir anlatım tercih etmiş. Kapalı kurgu adım adım açılırken her bir çocuğun da anne babası ile olan ilişkisi de sorgulayıcı bir dille anlatılıyor. Sonu da oldukça ilginç ve şaşırtıcı.
Fatma Bayram Hocamızın uzun bir emekle ortaya koyduğu bir başucu kitabı. Günlük hayatımızın içine katmamız gereken Esma-ül Hüsnaları sade ve anlaşılır bir dil ile bizler için bir araya getirmiş. Kitabın içindeki öncelikle Esmaların anlamları, sonra Kuran’da geçtiği ayetler ve birlikte ilişkili olduğu diğer Esmaların hangileri olduğu ve en önemli kısmı ise bu Esmalar bizde tecelli ederse nasıl olur. Kulu hangi mertebelere ulaştırır. Günümüzde bazı kesimlerin bir sır oluşturarak esmalar üzerinden popülerlik kazanmak isterlerken, hocamız Allah için bizlere yalnızca kendimizdeki Esma tecelliğahlarını bulmamız yolunda tavsiyede bulunuyor. Bizler kişilik olarak eksikliklerimizi Esmaların manalarını benimsedikçe, bizi tamamlayacak ismi kendimize vird edinip kamil müslüman seviyesine ulaşmalıyız.
Arka kapak yazısını okumakla, kitaba sımsıkı sarılmaya başlıyorsunuz. Bir kasabanın hüzünleri ve sevdaları yüreğinizi burkarken, kadim kültürümüzün parçalarından olan gizemli bilgiler, hocalardan sırlar, toplumdan sızan adetler, medet umulan türbeler, dallar çaputlar da hikayeyi besleyen fantastik unsurlar oluyor. Sahipleri olan defineler, cinlerin koruduğu hamamlar, kiliselerin yıkıntıları altından bizlere fısıldanan korkulu hikayeler. İşte Naime Hanım bizi geçmişte gezdirirken, hayatın acılarının yok sayılamayacağını, kapıların ardında yaşananların birer dünya olduğunu tertemiz bir dille ve muazzam bir edebiyat ile sunmuş. Geçmişe dönüşler, anılar, gizem, fantastik boyut, güçlü tasvirler ve benzetmeler başarılı bir öykücü olan yazarımızın romanda da maharetli olduğunu ispatı olmuş. Kapılar açıldıkça büyüyen hikayeyle, kahraman sayısı çok da olsa, bunları birbirine bağlan kurgu, okuyucuyu yormadan bütünlük oluşturmuş ki yazarı tebrik ederim.
Günlük yaşamımızda okuduğumuz sûrelerin meallerinin dua ile harmanlanmış hali. Zihinlerde yer etmesi ve namazlarda okuduğumuzda da en azından “Acaba burada neden bahsediyor” diye kısa bir fikir telakkisinde bulunulması açısından oldukça faydalı bir eser olmuş. Fatiha ‘dan başlayarak Ayetel Kursi, Amenerrasulu ve Duha süresinden Nas suresine kadar yer alan sureler, dua mecmuası diyebileceğim bu eserde yer almış. Başucu niteliğinde, el altında bulunabilecek kolaylıkta bir kitap.
Trenler ne kadar güzel bir metafordur. Yolcu’da işte böyle bir hikayenin kitabı. İki yolcu bir trenin kompartımanında bambaşka yaşam ayrıntıları ile bir araya geliyorlar. Seviyor ve seviliyorlar. Ama ayrılık her aşkın gerçeği değil mi? Menekşe kokulu bir Anadolu evinde geçen günler bittiğinde, savruldukları yerler onları bir araya getirene kadar çekilen acılar, küskünlükler bir aşka taze tutabilir mi? Döneme ışık tutan satırlar, bağnaz kalplerin yıkıcılığında bir kadının yaşamının ne kadar zorluklara gebe olduğunu gözyaşlarımızın akması ile ispatlıyor yazarımız.