Toplam yorum: 3.285.288
Bu ayki yorum: 6.814
E-Dergi
D***Ç*** Tarafından Yapılan Yorumlar
Bir günde okunabilecek çok sürükleyici bir kitap. Yazar, IŞİD'in iğrenç yüzünü anlatmakla beraber Ezidilik hakkında ilginç bilgilere yer vermiş. "Bizler modern hayatın içinde sürüklenirken başkaları ne hayatlar yaşıyor" düşüncesini hatırlatıyor okuyucuya. İbrahim'in iç hesaplaşması güzel anlatılmış. Edebi açıdan bakıldığında çok da zengin bir üslubu olduğu söylenemez bence. Ama günlük dille yazılmış ve okumaya değer.
Bir ara okumaya başlayıp bırakmıştım. Dün yeniden aldım elime ve bir günde okudum. Bazen kitabın sürükleyiciliği okuyucunun o günlerdeki psikolojisiyle de ilintili oluyor. Akıcı, yalın bir anlatım. Kafa dağıtmak için okunabilir. Nihayetinde güzel şeyler düşündürüyor. İnsan bazen dışındaki sele kapılarak içindeki kuraklığı farketmeden yaşamına devam ediyor... İşte bu kuraklık çöle dönüşmeden önce hayatı, varlığın anlamını yeniden düşünmek gerekir.
Yazarın okuduğum ilk romanı. İnsanın psikolojisini, düşüncelerini yansıtan uzun betimlemelerini beğendim. Bazen kendi iç sesimin dile geldiğini düşündürdü. Akıcı ve zengin bir üslubu var. Hele bir cümlesi vardı ki beni çok etkiledi "...İnsan doğduğu andan itibaren çürümeye başlıyor. İnsanı çürüten ölüm değil, hayattır. Başkasından değil, kendimden biliyorum...."
Muhyiddin Şekur, "Su Üstüne Yazı Yazmak" kitabında bende çok farklı bir etki bırakmıştı. Bu kitabında ise hiçbir derinlik bulamadım. Edebi açıdan çok yavan geldi. Hikayenin kendisi de hiç sürüklemedi. Çok zor bitti diyebilirim.
Sabahattin Ali'nin üslubu ve zengin dili insanı sürüklüyor. Gençlerin bu dil zenginliğini edinebilmesi için böylesi klasik eserleri mutlaka okumaları gerekir. Zira popüler kültür, günlük yaşamımızda kullandığımız dili her geçen gün biraz daha kısırlaştırıyor.
Romanın konusu, yaşayan karakterler bugün de yaşıyorlar. Hayat koşulları değişse de herbiri içimizden biri. Hikayenin başında Yusuf bahtsız gibi görünse de, başına gelenlerde kendi hedefsiz, boş ve başına buyruk karakterinin de payı büyük diye düşünüyorum. Zira dünya yolculuğumuz boşluk kabul etmiyor. İyiyi ve iyiliği siz bilerek seçmezseniz, kötüler bir şekilde hayatınızın tam ortasında yerlerini alabiliyor. Masum küçük Muazzez, ihtiraslı ve aç gözlü Şahinde, ahlaksız Hilmi Bey ve oğlu Şakir... Romanın sonunda insanın içine bir acı çöküyor...