Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Arı Maya Tarafından Yapılan Yorumlar
Şok eden bir kitap.
Gülten dayıoğlu daha önce başka çocuk kitaplarında rastlamadığım konulara değiniyor.
Burda Arkeoloji, tarihi eser kaçakçılığı ve insan kaçakçılığı işlenmiş. Hele sonuncu konu çok sarsıcı: İnsanları kaçırıp üzerlerinde deney yapılması.
Çocuk kitabı deyip geçmemek gerekiyor. Ve yine de çocuğunuza alacaksanız biraz büyümesini beklemenizi tavsiye ederim.
Kitabı sarsıcı yapan noktalarından biri gerçekçiliği. Sizi de katıp kahramanların yaşadıklarını yaşatması.
Ne çok sevmiştim bu kitabı. Hatta büyüdükten sonra bile okumuşumdur. Ve hayretler içinde kalmışımdır. Yazarın bu kitabı nasıl yazdıgını hep merak etmişimdir.
Kitapta herşey var hatta biraz polisiye bile.
Çocukluğundan bitkileri çok sevmiş biri. Ve onlardan yalan makinesi üretmiş . BU sayede sorgulama yolu ile bir olayı aydınlatıyor.
Bir gün bitkiler kararıyor artık yeşil değil kapkara oluyorlar. İnsanlara küsüyorlar adeta ve biyologlar bunun nedenini araştırmak için dağlara çıkıyorlar. ve o dağda hayal edilmedik bir uygarlık ile karşılaşıyor.
Bitkilerle kurulan iletişim bence kitabın en güzel yanlarından biri.
Bu kitabın beni dehşete düşürdüğünü okuduğumda çok sarsıldığımı hatırlıyorum. Evet en büyüklerinin küpe hadisesi. Çocuk olmasaydım bu kadar etkilenirmiydim? Bilmem belki . Gülten Dayıoğlu güçlü bir yazar. Ama kanımca kızıma bu kitabı belirli bir yaşa gelmeden okutmam. Sanırım ben okuduğumda sekiz- dokuz yaşlarındaydım. ÜStümde karabasan gibi kaldı. Bazen sarsılmak bazense biraz olsun korunaklı dünyalarda kalmak iyi. Annelerini çok küçükken kaybetmiş babaları ise orman korucusu. Ve o da öldürülüyor. Bir çocuk için en korkunç olan anne ve babasını kaybetme düşüncesi. Ve sonra hepsinin başına gelenler... Gerilim romanından daha beter.
İlk anda çok severek okunan bir kitap. Evet diyorsunuz haklısın. Yazar insanın güzel birşeyler yaratma potansiyeline hep inanmış. Ama sürekli hayalkırıklığına uğramış. Kayıplar verniş . Bunun nedenini çok net olarak tartmış. Ve busun işte sen diyor "küçük adama " teşhisler koyuyor ve güzellikler yaratmak varken küçük adam sen komplekslerinle zavallılığınla hep olabileceğin en kötüsünü yaratmışsın diyor.
Tarihten kendi yaşamından örnekler vererek. Şöyle olabilirdi ama şundan dolayı böyle oldu diyor.
Okurken hak veriyorsunuz da bazen " dövme beni valla ben birşey yapmadım vurma vurma " diye ellerinizi kaldırıp korunma hissi veriyor dili.
Bu tür kitaplara yakın olmama ve Deepak Choprayı çok begenmeme karşın ( Büyücünün Yolu mükemmeldi ; kanımca Küçük Prens ve Simyacı ayarında çok nadir bulunabilecek bir başyapıt) bu kitabını okumakta çok zorlandım.
İnternetten getirteceklere tek tavsiyem daha önce alıp incelemiş olmaları. Nedense kitap bana kendini okutmadı. Elime her aldığımda birşey çıktı ve bıraktım.