Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
dogansahinkadir Tarafından Yapılan Yorumlar
Farklı kültürlere ait masalları derleyen, emek isteyen bir çalışma olmuş. Ancak çocuklardan ziyade, farklı kültürlere merak duyan yetişkinler için daha uygun bir eser.
Evlenmek için kız bulmak üzere dünyanın dört bir yanına dağılan prensler, güzel olmak için, prensle layık bir eş olabilmek için türlü türlü serüvenlere atılan kızlar...
Ben çok daha usturuplu bir çalışma bekliyordum ama maalesef hayal kırıklığına uğradım. Dört yaşındaki kızıma okurken kendi uyarlamalarım ile değiştiriyorum masalları. Bir baba olarak kızımın her şeyin dış görünüş olduğuna inancında bir güzellik budalası olmasını istemiyorum. Bu yaşta bu tür masallar çocukların düşüncelerini şekillendiriyor. O nedenle daha dikkatli seçimler yapmak oldukça önemlidir. Çocuklarımızı, sadece güzelliğin ve varlığın itibar gördüğü masallar ile çocuklarımızı büyüttüğümüzde, onları materyalist düşünce yapısına sahip, duygusuz düşüncesiz bireyler haline getirmiş olacağız.
İki kişinin hayatına açılan bir pencere var ve kitabı elinize almanızla beraber bu pencereden bakmak için uzanıyorsunuz.Bu iki kişi arasındaki konuşmalara şahit oluyorsunuz ve biri gelip perdeyi çekiyor,kitap bittiğinde
Bu iki kişinin öncesi ve sonrası ile alakalı bir çok sorunun net cevabını vermeyen bir metin var.Tıpkı sesleri duyup, size yabancı iki kişinin diyalogunu gizliden dinlemek gibi
Kitabın ön sayfalarında yazarın hayatındaki ve çevresindeki gelişmeler kronolojik bir akış içinde beraber verilmiş
Ön sayfalarda,Boklevski'nin,karakterlere ait kara kalem çalışmaları verilmiş. Bazı okurlar karakterleri hayal etmek isterler.Başka tasvirlere maruz kalmaktan çekinirler.Ben de böyle düşünürüm ama çizimler karakterler ile organik bir uyum içerisinde.Beni rahatsız etmedi
Çevirmen hakkında oldukça fazla eleştiriye rastlamıştım.Kitabı alırken biraz çekindim. Ancak çeviride bir sorun olduğunu düşünmüyorum.Oldukça akıcı ve Rus edebiyatına ait lezzeti E.Altay'ın çevirisinde hissediyorsunuz
Kitap, bazı ülkelerin insanlarının refah içerisinde bir yaşama sahipken bazı ülkelerin insanları çok büyük sıkıntılar içerisinde yaşamakta olduğu sorununu açıklamaya çalışmaktadır. Yazarlar, bu sorunun temelinde yer alan nedeni açıklayan tezlerini tarihten sahneler ile savunmakta ve aynı şekilde antitezlerin (özellikle Jared Diamond'ın tezinin) zayıf ve eksik yönlerini ortaya koymaktadır.
Bazı noktalarda tekrarlara düşen ve tezi savunmak adına zorlama metinlere rastlamak mümkün. Kitabın ilk 150 sayfası çok akıcı, sonraki 150-200 sayfa çok bunaltıcı, son bölümleri ise oldukça akıcı bir şekilde ilerliyor.
İnsanlık tarihine hızlı bir bakış, geçmişte yaşanmış bir çok olayın iç yüzü ve bu olayların günümüzde yarattığı etkileri bir arada bulabiliyorsunuz kitapta. bu durum bazı noktalarda insanı hayrete düşürmekte bazı noktalarda ise talihe küstürmektedir.
Albert Camus, Stephen King gibi sayfalarca tasvir yapan veya her şeyi tasvir ed(ebil)en biri değil. Ancak ortam tasvirleri az ama nükemmel bir özlüktedir. Romanı geçtiği yer olan Oran'a beni inandırmış, güneşinin batışını, sıcağını, rüzgarını ve yaşantısını bana işleyebilmiştir.
Üzülerek belirtmek isterim ki, kitabı okurken bir çok yerde sizi akıştan koparan çevirmen hatalarına veya hantal anlaması zor cümlelere rastlayacaksınız. Sonrasında Fransızca bilmediğinize üzüleceksiniz
Yazarın okuduğum ilk kitabıdır. İnsanlığın tarihi üzerinden, insanlığa gönderilen peygamberleri (a.s.) ve bu peygamberlerin başına gelen vakaları kendine durak noktaları alarak, insan hayatı için ve medeniyetler için bir ilişki kurmak istemiş ama ne yazık ki çok zorlama bir eser olmuş. Okurken bir çok noktada, yazarın kurduğu ilişkiler okuyucuya saçma gelebiliyor. Örneğin, "Nuh tufanı - çocuk sahibi olma hali" gibi. O nedenle eser biraz öznel kalıyor. Tabi yazarın eser içinde çok kuvvetli vuruşları da var ama bir bütün olarak değerlendirildiğinde mora alfabesi gibi bir akış var. Yazarın etkileyiciliği ne yazık ki sürekli değil. Bunun yanısıra, ne yazık ki yazar, yersiz şekilde yabancı sözcük kullanımlarını çok yapmış. Öyle ki, eseri okurken, yazarın okuyucuya kur yapmaya çalıştığını, kendini özel göstermeye gayret ettiğini düşünmemek elde değildir. Örnek vermek gerekirse, "somutlaşmak yerine, konkrelenmek".