Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Ismail SEKER Tarafından Yapılan Yorumlar
Küçükken babam beni izmirde sahaflara götürmüş ve altı kitaptan oluşan "çocuklara dini hikayeler" adlı kitapları almıştı çok hızlı bitirdim o kitapları. Çok da istifade ettim onlardan. Oğlumun da seveceğini düşünerek aldım bu kitabı. Şimdi bu yorumu oğlumla birlikte yapıyoruz. O da kitaptan çok zevk aldığını bir çırpıda bitirdiğini söylüyor. Çocuklara kitap sevdirmek için en iyi yol hikae tarzı kitaplardan olduğundan şiddetle tavsiye ediyorum.
Kitap pek çok noktadan övgüye değer. Ancak belki de tercümesinin pek iyi olmayışı nedeniyle Ali Şeriatinin daha evvel okuduğum kitaplarında gördüğüm akıcılığı bu kitapta göremedim. Açıkçası bazı kısımlarını çok beğendiğim kitapta bazı noktalarda bunaldım. Ancak yüz üzerinden seksen alabilecek bir kitap.
Kitap pek çoğumuzun araştırmadığı ve her nedense İslam Tarihçilerinin de üzerinde durmadığı bir dönemi ve o dönem üzerinden imamet ve sultanlık arasındaki farklılıkları konu alıyor. "Ve emrühüm şura beynehüm" ayetini merkeze alan kitapta İslamoğlu İslamın büyük alimlerinin ve sahabelerin İstişareyle yapılan idare ve saltanat-imamet farkının ne olduğu konusundaki fikirlerine tarii hadiseleden yola çıkarak yer veriyor. İmam-ı Azamın kişiliği ile birlikte Ehl-i Beytin de konumunu aktaran İslamoğlu, İslam Medeniyeti neredeyse daha kuruluşun hemen sonrasında vartalara sürükleyen asabiye (kabilecilik) kavramıyla kan ve gen bağına dayalı üstünlük (asalet burjuvazisi) kavramını da tarihi hadiselerle açıklıyor.
(Ebu Leheb ile ilgili kısım müthiş.)
Kitap kesinlikle okunmalı. İslamoğlunu bu kitaptan dolayı tekrar tebrik ediyorum. Kalemine sağlık.
Kitabı bu gün bir arkadaşımın elinde gördüm. İnanın hayatımda bu kadar sinir olduğum bir kitap olmadı. İlk defa hukuki olması gereken bir dava iddianamesine "kan emici vampirler" şeklinde ve daha pek çok hakaret ifadesini sığdıran "onursal" başsavcının kendisine bu kitabı çok yakıştırdım doğrusu.
Kitabın değişik bölümlerinin berceste cümlelerine dikkatle baktım sadece ideolojik ve pozitivist efkarın başkalarına dayatılmasına şahit oldum.
Bir kaşka eleştirel tarafı da şu kitabın. Bir zamanlar elinde tuttuğu "kahredici güçle" iki tarafı keskin kılıcıyla hareket eden amma tekaüd günlerinde elinde başkalarına hakaret etme cüretinden başka bir şey kalmayan bir zavallıyı görüyorsunuz kitapta.
"Ben olsaydım çoktan kapatırdım" diyen adam artık kendisinin olmadığını söylemekten çok iki şeyi ifade ediyor. Şimdiki çok geç kaldı ve yazık ki artık kapatamıyorum.
Bu kitabı şu meşhur deyimin ne anlama geldiğini öğrenmek isteyen herkese tavsiye ediyorum.
"Hariçten Gazel Okumak"
Muhammet Bozdağın Ruhsal Zeka adlı kitabı ne kadar övgüye layıksa bu kitabı da en az o kadar övgüye layık.
Kitabın kurgusu insandaki isteme,irade etme duygusu üzerine kurulmuş.
Evet diyor Muhammet Bozdağ, Bizi yaratan eğer bize vermek istemeseydi en başta bize istemeyi vermezdi. Madem ki bize istemeyi vermiş öyleyse bizden istememizi istiyor. Yazar bu temel çıkış noktası üzerinden istemenin esrarına ve istemenin metodlarına geçiyor. Samimi olarak (ihlasla) istemenin sıradan istemelerden farkını aktarıyor. Lisan-ı Hal ile istemenin dille istemeye nazaran ne kadar tesirli olduğunu zikrediyor. İstemede ısrarcı olmanın ve isteklerimizi doğru makama doğru yolla ve doğru sözlerle aktarmanın ehemmiyetini anlatıyor.
Muhammet Bey'i de şahsen tanıma fırsatı bulmuş olmanın verdiği rahatlıkla bu kitabı herkese tavsiye ediyorum.