Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Ismail SEKER Tarafından Yapılan Yorumlar

29.01.2008

Bu kitabı on yıl kadar sonra yeni baskısından tekrar okudum. Harem konusundaki bilgisiz ve belgesiz yazarların yanı sıra kötü niyetli bazı tarih tahrifatçıların palavralarını İslam Hukuku noktasından ve Osmanlının Saray ve Harem yaşantısından hareketle izah ederken Osmanlı Arşivlerinden yararlanan güzel bir eser.
Akgündüz tam bir Osmanlı Hayranıdır. Bu anlamda konu Osmanlıysa bazen subjektif olabilir ve şahsi düşüncelerini yazıya yansıtabilir. Ancak onun asla belgesiz konuştuğuna şahit olmadım. Bu arada Akgündüz Türkiye'den çok Mısır,Körfez Ülkeleri ve Hollandada ve Avrupadaki Türkler arasında tanınır. Mükemmel bir arapçası vardır. Hatta bir arap televizyonundaki canlı yayında fasih arapçasıyla arapları bile şaşırtmıştı. Kıymetini bilemediğimiz değerlerden birisidir. Şahsen bir kaç kez karşılaşma fırsatına kavuştuğum Akgündüz Hocanın daha çok talebeler yetiştirmesi dileğiyle.
29.01.2008

Ebuzer-i Gıfari efendimizin büyük sahabelerindendir. Zayıf bedenine ve açlıktan kokan nefesine rağmen peygambere ve islama olan sadakati nedeniyle hiç kimseye boyun eğmemiştir. Ümeyye oğullarının nübüvvetten saltanata geçirdiği hilafetin en çok eziyet çekmesine sebep olduğu sahabelerden biridir. Haksızlığa karşı asla susmamış ve susturulamamıştır. Türlü desiselere ve işkencelere rağmen insanların hak ve hukukunu daima kendinden üstün tutmuş altına ve zenginliklere asla ahiretini satmamıştır. Allahın rızası mı yoksa iki lokma ekmek mi sorusuna açlıktan ölmek üzereyken hatta evlatları açlıktan ölmek üzereyken bile boyun bükmemiş ve rızkı verenin takdirine boyun eğmiştir. Peygamberin kendisine söylediği gibi yalnız yaşamış ve yalnız ölmüş yoldan geçenlerce yıkanmış ve onlar tarafından gömülmüştür. Ebuzeri anlatırken bir Şiinin (Ali Şeriati) gözünden Ümeyye oğullarına bakışı da farkedeceksiniz. Kitap güzel ama güzelliği güzeller güzeli bir sahabenin faik hayatını konu etmesinden kaynaklanıyor daha çok. Ebuzer (R.A) in yaşadıklarının yanında bu kitaptakiler bile bir hiçtir. Ama bu kitabı okurken bile zaman zaman gözyaşlarınıza engel olamayacaksınız.
17.01.2008

Bu kitap İslamoğlundan okuduğum ilk kkitap diyebilirim. Her ne kadar köşe yazılarını zaman zaman takip etsemde özellikle kitabın yazıldığı 28 şubat süreci dikkate alınırsa oldukça cesur bir kalem olduğu anlaşılır. İslamoğlunun kendini iyi yetiştirmiş bir İslamolog ve iyi de bir edip olduğunu bu yazılarını tek bir kitap altında terkip ettiği Yerliler ve yersizlerden okuyup anlayabilirsiniz.
17.01.2008

Bu kitabı Mustafa Armağana duyduğum saygı nedeniyle aldım. Ama açıkçası beklentilerimi karşılayamaması nedeniyle Mustafa Armağana "aşk olsun" size ne oldu diyesim geldi. Mustafa Armağan bu kitabında tarihi edebiyatın arkasında unutmuş. Halbuki ben bu kitabı henüz bilmediğim şeyleri öğrenebileceğim bir tarih kitabı olarak almıştım. Beklentilerimi karşılamadığını yeniden ifade etmek isterim.
16.11.2007

Kitap, Kuzey Iraktaki mevcut duruma tarihi perspektifin yanı sıra Osmanlıca bir dış politik düşünce tarzına uygun olarak bakan Hasan Celal GÜZEL'i anlatıyor.

Hasan Celal GÜZEL yakın tarihimizde Kuey Irak ile ilgili olan biten her şeyi üslubunca anlatmış.

Cumhuriyet tarihi başında Hilafetin kaldırılmasının zamanlamasına Kazım karabekir gibi içerlemiş. Hilafetin oldukça hassas ve yanlış bir zamanda kaldırılmasının MUSUL sorununun çözülmesini imkansız hale getirdiğini ve Irakta bu gün yaşanan sorunların aslında 1924-1926 yıllarında yaşananların bir sonucu olduğunu dile getiriyor bir bakışla.

Özalın Irak siyasetinin yanında Kuzey Irakı Türkiye ile entegre etme ve daha sonrasında Türkiyeye katma planları yaptığını,Barzani ve Talabani ile iyi ilişkilere bu amaçla başlandığını anlatıyor.

Ancak Bu iki aşiret reisinin Türk Ordusunca Silahlandırılması konusunda ÖZALA karşı çıktığını ancak kendi tezini ne Özala ne de devrin komutanlarına geçiremediğini aktarıyor.

Kuzey Irak Konusunda en doğru bulduğum tezlerden biridir Hasan Celal Güzelinki.