Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Ismail SEKER Tarafından Yapılan Yorumlar
Mustafa Armağan Klasiği. Aslında ne olmuş ama ne şekilde yansıtılmış. İnklap Tarihimizin köşe başı hadiselerinin tarih kitaplarına geçtiğinden çok farklı gerçekleştiğini görebilirsiniz bu kitapta. Özellikle NUTUK ile ilgili kısım ilginizi çekecek. İstiklal Savaşı Kahramanlarının neden görmezden gelindiği ve her şeyin neden tek adamın üzerine tesis edildiğini daha iyi anlayacaksınız. 1934 sonrası İNÖNÜ ve arkasındaki gücün (!) Mustafa Kemali nasıl pasifize ettiğini ve aralarındaki soğukluğu hissedeceksiniz.
Mehmet Akif gibi bir söz üstadınız mebusluk boyunca neden hiç konuşmadığını okuyacaksınız. Trabzon Mebusu Şükrü Bey olayından Kazım Karabekir Paşanın Mustafa Kemal ve İsmat İnönü arasındaki tenakuzlara kadar pek çok şeye yer vermiş kitap. Kütüphanelere alınmalı.
Son okuduğum kitaptır bu. Aslında pek çok bilinmez tarihi olayı anlatıyor Mustafa Armağan. Kendi üslubunu sürdürmüş kitap boyunca. Ancak ne yalan söyleyeyim belki dilinden belki de bir başka nedenden Mustafa Armağandan beklediğim kaliteyi bu kitabında pek göremedim. Ancak içindeki tarihi belge niteliği taşıyan evraklar ve mektupların yanı sıra yine yanlış aktarılmış pek çok bilginin aslında hiç te görüldüğü gibi olmadığını gösteriyor.
Kitabın içindeki bilgilerin ilgi çekiciliği kadar üslubu ve anlatım tarzının da çekici olmasını bekliyordum. Pek te beklediğimi bulamadım. Yine de İnklap Tarihini inceleyenler için "bir de buradan bakmak" faydalı olacaktır. Kütüphanelerde bulunması gereken bir kitap.
Sultan Abdülhamidi en iyi anlatan kitaplardan biri bana göre. Bilmediğimiz pek çok konuya ışık tutmanın yanında yanlış bildikleriöizi de düzelten bir kitap. Mustafa Armağanın iyi bir Osmanlı Hayranı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak Osmanlının doğrularını da yanlışlarını da irdelemekten çekinmeyen "tarihçiliği üstün tutan" bir tarafı var.
Sultan Abdülhamidi anlatan bu kitabını çok beğendim. Bir oturuşta okuyabilirsiniz.
Talihsiz bir devirde dünyaya geldik diyerek başlayan arkadaşıma da şerh olsun diye yazıyorum. Bence son derece şanslı bir devirde dünyaya gelmişiz. İslamın fetret yaşadığı asrın üretimi olan Ali ŞERİATİ,Ali BULAÇ,Fazlurrahman gibi sosyologlardan bahsedebiliyorsak eğer, karanlık günlerin sebep olduğu aydınlığı arama ihtiyacının bir neticesidir bu. Ali Şeriati gibi pek çok İslam sosyologu son asırda dünya kültür mirasına hem önemli eserler verdiler hem de İslam Toplumlarının İslamı daha doğru anlama ve insani sentezler üretmenin önemini kavradılar.
Yorumum bu kitapla ilgili değil belki ama bu kitabın yazarı için bu asırda ismi zikredilmesi gereken ilk beş islam sosyologundan biri olması vesilesiyle zikretmek istedim.
Bizim Ali BULAÇ'ında yakın tarihte zirveye yerleşeceğine inanıyorum. Sanıyorum Türkiyede Cemil MERİÇ'ten bu yana bu kadar Kitap okuyan bir Sosyologumuz olmamıştır. Okuduğu kitaplar sanırım o kadar çok olmalı ki o kitaplarla kurduğu ilim barajının bilgi tutma potansiyeli oldukça yüksek. Ali Şeriati,Ali Bulaçlara da sebep olması bakımından önemli bir isimdir.
Kitapta oryantalistlerle ilgili endişelere tam olarak katılmıyorum. Kitapta İslam toplumlarının kendi tarihlerini oryantalistlerden öğrenmesini bir tehlike olarak gören görüşe kısmen katılıyorum. Ancak bütün oryantalistlerin hakperestlikten uzak olduğu gerçeği yansıtmıyor. Tarih yazarken her ne kadar tarafsız davranmak isterseniz isteyin olayı birebir yaşayanlarla aynı gerçekliği ortaya koyamayabilirsiniz ancak olayı birebir yaşayanın ruh halini taşımayarak daha objektif davranabilme şansınız vardır. Değişik kaynaklardan olayları teyid eden biri pek çok oryantalistin vakanüvislerin yazdıklarıyla uyumlu ifade ve anlatımlar seçtiğini görmektedir. Ancak bir kısmının Tarihi yazmak için değil onu olmadığı gibi göstermek için deştiği hepimizin malumudur. Bu dikkatin gösterilmesi yazan kadar okuyanlara da bağlıdır. Mustafa Sibainin eleştirilerinin haklılık payı olabilir fakat gerçek bütünüyle gördüğü gibi değildir.