Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

niyanöç Tarafından Yapılan Yorumlar

14.04.2025

Vernant, Antik Yunan'da uzman Tarihçi ve Antropolog. Yunan miti, trajedisi ve toplumu için klasik bilim adamları arasında etkili olacak yapılsalcı bir yaklaşım geliştirmiş.
Yüzyıllar boyunca anlatılmış mitlerin, bizim neslimizle ses bulmasını amaç edinmiş. Yazarın önsözü oldukça bilgilendirici ve anlaşılır yazılmış. İlk bölüm Evren nasıl oluştu ve ilk ortaya çıkan varlıklar hangileri onları hikaye misali anlatıyor. Sonrasında devlerin savaşı, Zeus ve Kronos savaşı, Zeus ve Typhon savaşı birbirlerine karşı kullandıkları taktikler ve geliştirdikleri stratejileri öğreniyoruz. Diğer bölümler az çok bildiğimiz mitlere bölünüyor. Meşhur Odysseus, Troya savaşı, insanların dünyası ve kahraman Perseus ve niceleri... Ilyada destanına başlamadan önce önerilen bir kitaptı. Kitabın arkasında bulunan sözlük tüm bölümler için yeterli oluyor.
14.04.2025

Brezilya'nın kakao kokan topraklarına umutla ayak basan, bir kez o toprağa ayak basanın bir daha bu topraklardan kopamadığı büyülü şehir Bahia'ya gidiyoruz.
Zengin olma hayalleri ile yolculuğa çıkanların hem ruhları hemde bedenleri ile orman topraklarına karıştıkları bir yer burası. Arzularına yenik düşen büyük çiftlik sahiplerinin birbirleri ile çatişmalarında hikayeye dahil olan karakterleri tanıyoruz. Her biri nasibini iyi ya da kötü şekilde alıyor.
Plantasyonlarda çalışan Afrika'dan getirilmiş köleler, güç hırsı ile katledilen canlar ve ormanlar. Doktorların, esnafların hatta rahiplerin bile taraf tuttuğu ve kendi tarafına, doğru ya da yanlış her türlü hizmet ettiği bir coğrafya. (Tanıdık gelmiştir.)
Kazananı olmayan bu hikaye Amado tarafından büyülü bir şekilde akıcı anlatılıyor.
13.03.2023

19. yüzyıl Brezilya Bahia bölgesinde Canudos sakinleri ile cumhuriyetçi devlet arasında gerçekten yaşanmış bir savaşı konu alır. Bu savaşı konu alarak, kurgusal ve gerçek karakterlerle harmanlayarak bizleri bir nevi savaşın içine dahil etmiş. Bu savaş Brezilya tarihinin en kanlı iç isyanı olarak tarihe geçmiştir.
Daha ilk sayfalarında Vaiz diye anılan Antonio'nun Cumhuriyet ilan edildikten sonra Kilise'nin gücünü yitirmesini önlemek için bir topluluk önünde bazı kehanetlerden bahseder. Müritlerin her biri cehennemi yaşayacak kurtulanlar tekrar hayata dönecektir. Çevrede bulunan insanlar, yaşadıkları olumsuz yaşam koşulları ve fiziksel, psikolojik şiddetin sonrasında Vaiz'in yamacında toplanmak için göç etmeye başlarlar ve Canudos'ta bir araya gelirler. Aralarında bir düzen kurarlar ve ciddi bir kalabalık oluşturarak devleti yönetenlerin ilgilerini üstlerine çekerler.
13.03.2023

Dewi Ayu, Endonezya ülkesine göç etmiş hollandalı bir ailenin kızıdır. Ailesinin işlettiği plantasyonu vardır ve rahat bir hayat yaşamaktadır, ilerleyen zamanda Endonezya'nın Japon işgali sırasında Halimunda'da bulunan kadınları bir kamp alanına götürürler ve bazı esirleri rütbeli Japon askerlerini memnun etmek adına bir genelev için seçerler. Dewi Ayu'nun güzelliği tüm şehrin dikkatini çeker ve bazen başına bela olmasına sebep olur. Bir gün tekrar doğum yapar ve bebeğin adını 'Güzel' koyar. Artık yaşamak istemediğini söyler ve sonrasında vefat eder. Yıllar sonra mezarından çıkar ve yaşadığı eve geri döner. Gerçekte var olmayan bir şehir olan Halimunda'da, birbirleri ile yarışacak güzellikte olan Dewi'nin iki kızının çocukluktan yetişkinliğe olan sürecini, yaşadıkları aşk maceralarını, acılarını ve kayıplarını okuruz. Yazar, aile hikayesi arka planında bir ülkenin tarihi sürecini bizlere sunmuş. Çağdaş dünya edebiyatı sevenlerin kaçırmayacağı bir eser.
13.03.2023

Tess, ailesi ile birlikte taşra kasabasında pazarcılık yaparak geçinmektedir. Bir gün eve dönerken babası biri ile karşılaşır ve bu kişi onlara soyisimlerinin aristokrat bir ailenin soyismi ile benzerlik taşıdığını ve onlarında bu soydan geldiğini söyler. Bu soyismini taşıyan ailenin bir malikanede yaşadığını öğrenirler ve en büyük kızları olan Tess'i hiç bilmedikleri bu kasabaya ve eve tek başına gönderirler. Bu kasabada tek başına kendini korumaya çalışır ancak kuzeninin (Alec) daha farklı planları vardır. Tess o dönemde yaşadığı (hala günümüzde çözemediğimiz bir sorun olan) ilk cinsel tecrübesi ile toplumsal baskıyı yaşamaya başlar. Oysa o, Alec ile evlenmek istememektedir. Cesurca bir karar alır ve evine geri döner. Ancak yaşadığı acı tecrübeler sonucunda evinden ayrılıp, bir mandırada iş bulur ve hayatını yoluna koymaya çalışır. Ne yazık ki mandırada bulunan bir adam kalbini çalar ve yarattığı huzurlu ortam karanlığa sürüklenir.