Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

niyanöç Tarafından Yapılan Yorumlar

11.03.2023

Kitap da anlatılan iki farklı halk bulunuyor; bu iki halktan biri oldukça eski geleneklere ve yöntemlere göre yaşayan nehir halkı ve onun tam tersi olan bilimsel ve teknolojik imkanlara sahip gökyüzü halkı.
Nimh, nehir halkının inandığı tanrıların soyundan gelen bir tanrıça, ancak bu tanrıça yıllar geçmesine rağmen henüz beklenen yeteneğini bulamamıştır. Ve nehir halkı içinde Tanrıça'ya inanmayanların toplandığı bir grup oluşmaktadır. Nimh, tapınak içerisinde bulunan kitapta bir kehanet okur ve onu bulmak için yollara düşer. Ve tamda o sırada gökyüzü halkının prensi olan North, teknolojiye düşkün olan arkadaşları ile birlikte uçak yaparak gökyüzü halkının geleceğini kurtaracak sorunun çözümünü bulacağını umar ve uğradığı sabotaj sonrası uçak kimsenin yaşamadığı sanılan yeryüzüne düşer ve Nimh ile yolları kesişir. Nimh ve North kendi halklarına ait gerçekleri öğrenirken aynı zamanda yeryüzü halkının içindeki değişime karşı birlikte savaş verirler.
11.03.2023

Yıllardır takip ettiğim bir seri, hala çevrilmesi bile bence tebrik edilecek bir durum. Kitaba gelecek olursak her kitapta daha ne olabilir derken hiç durmadan aksiyon içinde bir okuma sunuyor bize. Kurt kanunları, vampir kanunları, insan kanunları hepsinin standardı farklı ve Anita hepsine uymak zorunda. Çünkü dünya da ilk kez bu kadar güçlü ve tehlikeli bir üçlü var. Micah'ın babası bir saldırıya uğrar ve bu saldırı ne ilk ne de son olacaktır. Morg içinde canlanan cesetler Anita'nın içinde tehlike çanlarını harekete geçirir. Ve sevdiklerini korumaya çalışırken yabancı olduğu topraklarda tüm gücünü harekete geçirmek zorunda kalır. Bu zamana kadar hiç karşılaşmadığı bir şey vardır ve onunla nasıl mücadele edeceğini bilmemektedir. Okurken beni adrenalin içinde bıraktı. Bu yazar her zaman beklentimi karşılıyor bazı şeylerin fazla detaylı ve gereksiz olduğunu düşünsem de yine de Anita'nın takipçisi olmaya devam edeceğim.
10.03.2023

Sahip olabileceğiniz şeyler için, sahip olduklarınızı kaybetmenin hikayesi.
Terra Nostra kitabından sonra okudum bu kitabı ve hala o topraklarda olduğumu hissettim. Steinbeck inci avlayan ve 'gelismis' toplumun sınırları dışında yaşayan,kendi geleneklerine sahip çıkan bir toplumu anlatır bize. Onlar beton evler yerine sazlık evlerde yaşar ve inci tuccarlarina satış yaparak sahip olduklarıyla yetinirler. Ancak bir gün Kino denizde büyük bir inci bulur ve bu hayatını değiştiren olayların başlangıcı olur. Kısa ama etkili bir hikayeydi. Steinbeck çarpıcı sonlar yazmayı seviyor.
10.03.2023

Aylardır bu kadar detaylı kitabı hakkını vererek nasıl yorumlarım diye düşünüyor ve erteliyorum. Sonunda karar verdim içimden geldiği gibi yazmaya.
Fuentes oldukça zeki ve hayranlık uyandırıcı bir yazar. Böyle sanata, tarihe ve sayamadığım birçok şeye hakim olmasına ayrıca hayran oldum. Bu kitapta sanki bildiklerini harmanlamış ve katlamış.
Döngüsel bir anlatıma sahip, üç ana bölüm şeklinde yazılmış. İlk bölümde karşılaştığınız dünya sizi şaşırtacak belkide yavaş bir okuma yapacaksınız ancak ilerledikçe hızlı ve meraklı bir okuma gerçekleştireceksiniz.
Kitapta yok yok İspanya 16.yy'ı 2. Felipe ve ailesine detaylı bir anlatım sahip ardından Roma'ya Venedik'e Kudüs'e, Haçlı seferlerine, keşfedilmemiş topraklar olan Güney Amerika'ya; büyüler, gerçekler, yanılsamalar, rüyalar, göçler, törenler, dinler, inanışlar, tanrılar, tanrıçalar, sanat, tarih ve bir çok şey daha...
Fuentes hayranlıkla ve nefes almadan bir okuma sundu bana.
10.03.2023

Kitap hakkında hislerim taze iken yazmak istedim. Yüzeysel bakarsak eğer, İhtiyar ve kör bir köpeğin 'güneş' ile olan kavurucu savaşını konu edinen bir novella. Yokluk, yakın gelecekte insanı bekleyen felaketlerden biri aslında. Dünya üzerinde dönem dönem yaşanan kuraklığın, bir köy ve ihtiyar üzerinden bize yalın bir anlatımı. Kısa ama etkileyici eserlerden, kitap ilk çıktığı zaman oldukça beğenen okur kitlesine ulaşmıştı. Yine de kendi kendime okurken, çok defa Andrey Platanov eseri olan 'Can' kitabına gitti aklım. Bazı olayların sadece insanlar da değil benzer coğrafyalarda da yaşadığının ve insanlığın temelde ne kadar benzer olduğunu da gösterdi bana. Çevirmen Erdem Kurtuldu aslından çeviri yapmış aynı kişi olmasından ötürü belki ara ara 'Yaşam ve Ölüm Yorgunu' kitabını da anmadım değil. İki kitapta da çiftçi ve mücadele olması belki ortak noktalar olarak bana çağrışım yapmış olabilir.