Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Leyla'nın Biri Tarafından Yapılan Yorumlar

25.01.2016

"Hangi adam daha trajik bir durumdadır ya da hangisi daha lanetlidir? Başına geleni bilen mi bilmeyen mi?"
Gerçek hayatta da doktor olan yazarın, hastalarının nörolojik rahatsızlıklarını anlattığı kısa bölümlerden oluşan bir kitaptır. Düşünsenize bir hafıza kaybıyla eşiniz olduğunu yahut çocuğunuz olduğunu en önemlisi de kim olduğunuzu unutuyorsunuz. Yaşınız 60 olsa da siz kendinizi 15 yaşında sanıp saçlarınızdaki aklara, yüzünüzdeki kırışıklıklara anlam veremiyorsunuz. Yaşanmış birbirinden ilginç hayatlar var ki okurken "bu kadar da olmaz" dedirten cinsten hem de.Bu kitabı okurken defalarca da şükrediyorsunuz halinize. Ama nörolojik terimler biraz fazla. Ancak yazar akıcı ve sade bir kullandığı için kelimelerde boğulmuyorsunuz. Okumaya tutulanlara bir tavsiye.
25.01.2016

Etrafımızdaki işaretleri iyi okumak gerek. Allah daima bizimledir yeterki hissedelim. Bazen bir hal olur boğulursun bunalırsın ya öyle bir zamanda açtım kitaplığımı dedim: "Allahım bir işaret göster bana,sukûnet bulayım" derken bu kitabı aldım. Adı gibi işaret oldu bana. Her bir cümlesi dikte dikte edinerek okunmalı. İdrâki için evvelâ inanarak, hissederek açılmalı her bir sayfa.
25.01.2016

İsimsiz bir kahramanın hikayesi bu. Bir şeyhin oğlu. Bir aşkı başka bir aşk için terkeden ve başına türlü türlü belalar açsa da vazgeçmeyen bir adamın hayatı var sayfalar arasında. Para kazanmak için kobaylık yapmak ve halisünasyonlarla yaşamak, yine para karşılığında 2 saatliğine yalnız insanlarla sohbet etmek ve Baki Semih karakterinin olacakları önceden sezmesi kitabın en ilginç bulduğum yanlarıydı. Yakın bir zamanda annesini kaybetmenin ve onda bıraktığı boşluğun tarifi ise çok etkileyiciydi, hüzün dolu okudum. Ansızın kapısına dayanan gelinlikli bir kız ve Rüstem'in hikayesi ise kitabın sürükleyici taraflarından. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve üslubuna hayran kaldım doğrusu.
25.01.2016

Kitabı okurken sanki birisi yanıma oturmuş, içimdeki sıkıntılarımı biliyor gibi bana iyi gelecek bildiği duyduğu her ne varsa, sakin bir ses tonuyla anlatıyor. Ve sonra kulağıma eğilip sessizce diyor ki: "Bu da geçer yâ Hû! " .