Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

tubiiiikkk Tarafından Yapılan Yorumlar

23.01.2025

Köşe yazısı olarak 90’lı yılların sonunda kaleme alınan yazılar, kadim geleneklerimizden ve geçmişin izlerinden kopuşumuzu eleştirel bir dille ele alıyor.
Aradan o kadar geçen zamanı düşününce bu kopuşun dehşetiyle ürküyor insan.
Modernitenin bireyi öncelemesi, tabiatla ilişkimizin salt bir manzara oluşu korkutucu cidden. İlişkilerimiz, bakışlarımız, kederlerimiz, sevinçlerimiz her şey sunileşti…
01.12.2024

İstanbul’a kıyasla Türkiye özelinde her ‘büyük’ şehirin bile taşra kaldığı, İstanbul’un ise Londra, Tokyo, New York’un taşrası olduğu dünyamızda, taşradan kente göçenin geç göç edenin, er geç ödene göre ‘taşralı’ olduğu; taşralı olmanın mı büyükşehirde küçük muhayyile ve darlaşan zaman mefhumunun içinde çemberinde döne dura bir yere varamayan hamster misali yaşamanın mı yaşam olduğu tartışılır.

Taşra kavramına sosyolojik, sinematografik, poetik nazarlardan bakıyor kitap, Tanıl Bora editörlüğünde farklı “dünya”lardan kıymetli yazarlarla tanıştırıyor.
19.10.2024

Üniversite yıllarında tanıştığım Acar Baltaş’ı bu kadar ara sonra okumanın pişmanlığını yaşıyorum. Hayatın bir reçete gibi ısmarlama yaşanmayacağının ön kabulüyle; bilimsel verilerden, kişisel gözlem ve deneyimlerinden hareketle hayatın anlamı üzerine okuyucuya rehberlik yapıyor yazar.
Anlamlı bir hayat yaşamanın yolu, psikolojik dayanıklılıktan, anlamı arayacağın doğru kaynaklardan, işini sevmekten, başkalarına iyilikle dokunmak gibi kendi dışında bir amaç edinmekten geçiyor. Gençlikte, derinlik kazanmaya vesile ortam ve kişilerle etkileşimde bulunmak, spor-hobi gibi sürdürülebilir bir edimle meşgul olmak, ufku genişletecek aktiviteler insanın hem ömrünü bereketlendiriyor hem de yaşlılığa büyük bir psikolojik sermaye… “Ne için varım, ne olacağım?” sorularının yerini ileriki yıllarda -mış’lı ifadeler alıyor zira…
03.09.2024

Kimliği oluşturan, yuva veya hapishane olan şehir mefhumunu dünyaca tanınan yazar, şair, sporcu, yönetmenler açısından ele alan kitap kesinlikle ufuk açıyor.
Eser üretmek için yara almak gerekliliği teziyle, anayurdu olan şehirler yara izlerinden beslemiş birçoğunu; yaşamı boyunca bağrına basmasa da ölümünde kucak açmış kimisine şehirler…
31.08.2024

Büyülü gerçekçiliğin sınırlarında gezen öyküler, insanın yalnızlığını zaman zaman dehşet içinde resmediyor. Son sözünde, öykülerinin “böylesine tuhaf ve acımasız bir evrende tek başına mücadele veren yalnız okurlara” teselli vermesini umut eden yazar, kadınlığın meşakkatini de bu acımasız evrenin en baş köşesine uyumla yerleştirmiş.