Toplam yorum: 3.284.594
Bu ayki yorum: 6.100
E-Dergi
yönetmen89 Tarafından Yapılan Yorumlar
Stephen King'in dört uzun hikayeden oluşan kitabı.Usta yazar bu kez mistik(doğa-dışı ve gerçek-ötesi) öğelerin dozunu düşürerek en sert,en dehşet verici,en etkileyici ve haliyle de en korkunç öykülerini yazıyor ki,her biri birer kısa roman niteliğinde.Örneğin;Koca Şoför ile İyi Bir Evlilik isimli öyküleri canavarları değil;canavarca şeyler yapan insanları anlatmakta.Ve Stephen King bize her insanın içinde bir çocuk olabileyeceği gibi,bir canavar da vardır diyor.Bir insanın tümüyle tanımanın mümkün olmadığını,seri katillerin bile yaşlı bir kadına karşıdan karşıya geçmesi için yardım edebileceğini,günlük hayatta çoğu zaman sizin-bemim gibi sıradan insanlar olduklarını,en azılı katillerin bile hiç umulmadık kimselerden çıkabildiğini anlatıyor.Zifiri Karanlık Yıldızsız Gece,Stephen King'in son zamanlarda yazdıklarının en iyisi.Bu arada yayınevine bu fiyata bu kitap neden karton kapaklı değil,diye de sormak istiyorum.
Stephen King'in Bram Stoker ödüllü romanı.Romantizmle karışık ürpertici bir hayalet hikayesi.Geçmişte işlenen korkunç bir cinayet ve bu suçun neden olduğu kuşaktan kuşağa yayılmaya başlayan bir lanet.Konu iyi;ama romanın akıcılık sorunu var.Çok yavaş ilerliyor.Bu yüzden pek çok defa,bir başlayıp bir ara verdiğim,nice sonra tekrar okumak için geri döndüğüm ender King romanı oldu diyebilirim.Gereksiz yere uzatılmış bir roman.İlk defa King okuyacaklar bu kitaptan başlamamalı asla.Ancak bir gerçek var ki o da Stephen King'in kendini hafife alanlara inat edebi olarak kalemini kuvvetlendirmiş olması.Bu açıdan ünlü yazar övülmeyi hakediyor gerçekten.Kemik Torbası,Stephen King'in en iyi romanlarından biri değil;ama hayranlarının ne yapıp edip okuması gereken bir King kitabı.Romanın ana kahramanı karısını yeni kaybetmiş bir yazar ve karısının ölümünün ardından yazamama,tıkanma sorunu yaşıyor.Ki Stephen King hayranlarına bu epey tanıdık gelecektir.Romanın geçtiğimiz yıl tv için dört saatlik kısa soluklu bir dizi-filmi de yapıldı.Sinema filmi olmasını yeğlerdim;ama romanı okuduktan sonra bu tv filmi de izlenmeli.
Kitabımız tarihi bir biyografik bir roman.Edebi olarak çok zayıf bir roman elbette.Ancak M.Kemal Atatürk'ün konuşmalarına ve biz Türkler'in yakın tarihine fazlasıyla sadık kaldığı da bir gerçek.Ray Brock'un bu romanı kısmen bir sinema filmi senaryosunu da andırıyor.Ancak kitapta yoğun bir anti-komünizm ve abartılı bir Sovyet(Rus)karşıtlığının da hemen göze çarptığını söylemek mümkün.Bunun da kitabın kaleme alındığı dönemle ilgisi var.Malum,Kore Savaşından hemen sonra,soğuk savaş döneminde,Türkiye'nin Komünizme ve Sovyetler'e karşı Nato'ya girdiği zamanlar o yıllar.Üstüne üstlük kitabımızın yazarı Amerikalı.Brock,Kemal Atatürk'ü bir diktatör;ama aynı zamanda da gerçek bir vatansever,ölümsüz bir lider ve devrimci bir milliyetçi olarak tanımlıyor.Kitabın başından sonuna dek M.Kemal'in gerek önderliğinin,gerek askeri dehasının ve askeri yeteneklerinin,gerek devlet adamlığının ve gerekse inkılaplarının gerçekten hakkını iyi veriyor.Ayrıca dönemin Kürt isyanları ve Kürt sorunu da unutulmamış kitapta.Bu konuda yazarımız olabildiğince tarafsız kalmayı yeğlemiş denebilir.Fakat dönemin bu ayrılıkçı ceyranlarının büyümesinde yabancı parmağı olduğunu da itiraf etmekte.Sonuç olarak bir solukta,çabucak okunacak bir kitap,Atatürk'ü bir yabancının,Amerikalı'nın gözünden okumak isteyenlere duyurulur.Üstelik fiyatı da çok uygun.Yine de okurken bu romanın ısmarlama bir kitap olduğu akıllardan çıkmamalı.
Stephen King'in ilk olarak yazarın kendi ülkesinde 70'lerin sonunda,80'lerin başında yayımlanmış en iyi romanlarından biridir.82'de John Carpenter yönetiminde başarılı bir sinema uyarlaması da vardır.Günümüz okuyucu kitlesine biraz demode bir öykü gibi gelebilir;ancak başarılı,heycan ve gerilim yüklü bir King romanı olduğunu hemen söylemeliyim.Kitap önceleri hiçbir yerde bulunmuyordu.Neyse ki cep boy olarak yeniden basıldı.Altınkitaplar yayın evinden ricam şu 'Korku Ağı','Kuşku Mevsimi' adlı King romanlarının da yeni basımlarını bir çıkarsalar artık,ne güzel olur.Özetle Christine,bir solukta zevkle okunan bir King klasiği.
İlk olarak 99'da yayımlanmış ardından çok kere yeniden basımı yapılmış,Türkiye gerçekleri hakkında yazılmış Metin Aydoğan'dan muhteşem bir kitap.Başarılı bir çalışmanın ve araştırmanın bir ürünü olan bu kitapta ülke sorunlarına dair aradığınız pekçok sorunun cevabını ve çözümünü de bulabiliyorsunuz.Türkiye'yi bekleyen tehlikler neler?Kürt bölücülüğü sorunun Osmanlı'nın son dönemlerinden,Cumhuriyetin ilk yıllarına ve günümüze kadar nasıl emperyalist bir oyunun parçası olduğunu anlatan,Atatürkçü milliyetçilikten,Türkiye'nin ulusal ve üniter devlet yapısına,Atatürk'ün ekonomideki başarılarına ve iktisadi alanda neler neler yaptığına ilişkin yazılmış,günümüz siyasi-ekonomik politikalarına ve açmazlarına da değinen harika bir kitap.Kesinlikle okunmalı.Bu kitabı okumak,okutmak bir vatandaşlık görevi gerçekten.Kitapta Ata'nın pekçok sözünü bulacaksınız.İçlerinden en beğendiğim sözlerinden birini sizinle de paylaşayım;"Milletler,egemenliklerini geçici bile olsa bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir.Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir.Meclislerin öyle kararları olabilir ki,bu kararlar milletin hayatına giderilmesi mümkün olmayan zararlar verebilir."Gazi'nin bu sözü tarihten günümüze bir uyarı niteliğinde.Dahasını merak edenler bu kitabı kaçırmasın.