Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Sümeyye Şahin Tarafından Yapılan Yorumlar

20.03.2025

halit fahri, bu kitapta mahyalarıyla, ortaoyunlarıyla, bayramlarıyla, sahurlarıyla, iftar davetleriyle, teravih namazlarıyla, sokak eğlenceleriyle, camii kültürüyle çocukluğunun geçtiği eski istanbul'un ramazanlarının detaylı bir portresini çiziyor ve sizi yüz sene önceye ışınlıyor.
o dönemin istanbul'unda sayıları oldukça fazla olan azınlıkların ramazanla ilişkisi, istanbul'un seyredilen yangınları, sokak köpekleri gibi istanbul'a dair çokça öge var kitapta.
ramazan'da bu kitabı okumaktan oldukça keyif aldım. istanbul'a ilgi duyan, ramazan'ın eski istanbul kültüründeki yerini merak eden ve bu alanda okumalar yapmaktan keyif alan herkese tavsiye ederim.
04.03.2025

ahmet murat'ın taşı taşırmak kitabını o kadar çok sevmiştim ki diğer kitaplarına da bakmak istedim. bu kitapta ahmet murat'ın tasavvuf, modern dünyadan kendini sakınmak, manevi yaralarımız, insan olmanın halleri gibi konularda yazdığı kısa yazılar var. denemeler okuyucusuna soluklanmayı öğütlüyor, büyüsü bozulmuş bu çağda akışta asude sürüklenen modern insanın zihninde bir kılçık oluyor ve gidişatımıza başkaldırıyor.
yazılar 2 ila 4 sayfa arası olduğu için bir oturuşta üç dört yazı birden okunabiliyor, oldukça akıcı ve dili yorucu olmayan bir kitap. ben ramazan'da manevi ihsanlar kazanmak istediğim için biraz daha bana şifa olacak kitaplara yöneldim, bu kitabı da ramazan'ın ilk iki gününde bitirdim. modern dünyaya kendini yabancı hisseden, gönlü yara almış, biraz soluklanmak isteyen herkese tavsiye ederim.
23.02.2025

bebek bekleyen bir ailenin maddi yetersizlikler sebebiyle kızlarını başka bir aileye emanet etmelerini ve kızın bu süreçte yaşadıklarını anlatan kısa bir hikaye. kız bu terk edilmişlik ve gözden çıkarılmışlığı "içtiğim suda bile babamın beni bırakıp gidişinin tadı vardı" diye ifade ediyor. bırakıldığı evde yatağını ıslatmaktan, bir şeyleri kırıp dökmekten, azarlanmaktan korkması; elini ayağını nereye koyacağını bilememesi tam olarak küçük bir çocuğun hissedebileceği şekliyle anlatılmış, sanki yazarın yazdığı değil de 8 yaşında bir çocuğun anlattığı şeyler bu metin.
yazarın bu kadar kısa bir kitap ve bu kadar yalın bir anlatımla önemli meseleleri, şefkat, hüzün, terk edilmişliği bu denli içten hissettirebilmesi ama olayı dramatize etmemesiyle, olduğu gibi anlatmasıyla, okuyucuyu yönlendirmemesiyle de hoşuma gitti.
kitaptaki kız çocuğunun bir isminin olmaması da sanki o kız çocuğunda tüm kız çocuklarının var olması.
çok sevdim, hemen yazarın diğer kitabı böyle küçük şeyler'i de okudum.
23.02.2025

tuğba doğan, şule gürbüz'den sonra keşfetmenin beni oldukça heyecanlandırdığı bir çağdaş yazarımız oldu.
roman salih'in uzun süredir çalıştığı iş yerinden ayrılması sonucu yurt dışına taşınma kararı almasıyla başlıyor. üç bölümden oluşan kitapta dağınık bir metin var, olay örgüsü lineer ilerlemiyor, zamanda atlamalar mevcut. modern insana tanıdık gelecek gitmek isteği, ait olmama duygusu, keşkeler, melankoli, aşk, acı ve arayışın hüküm sürdüğü bir metin.
yazarı dilde oldukça yetkin buldum, iki kitabını okumak da beni fevkalade memnun etti ve iyi edebiyat ihtiyacımı karşıladı. hele kitapta türkiye'nin betimlendiği bir paragraf var ki büyük bir hazla okudum. sizlere de tavsiye ediyor ve tuğba hanım'ın yeni romanlar yazmasını ve edebi gelişimini gözlemleyebilmeyi heyecanla bekliyorum. umarım bizi çok bekletmez.
23.02.2025

iran'da kadın hakları,kadın direnişi gibi kavramlar akla ilk füruğ'u getiriyor kuşkusuz.
füruğ çok yoğun duyguları,derin acıları,kayıpları ve söyleyecek önemli şeyleri olan bir kadın.yaşadığı coğrafyanın ve kadın olmasının da neticesi olarak şiirlerinde hep bir kavga,başkaldırı, direniş,hasret,acı,isyan,melankoli,aşk ve tutku teması var.kendisi söylemek istediklerini şiir aracılığıyla dile getirmiş ve ortadoğu'da kadın olmanın kısıtlayıcılığına büyük bir cesaretle baş kaldırmış. şiirlerinde hem kendiyle,tüm hücrelerinde hüküm süren kavgası ve tutkusuyla hem de baskıcı rejimle savaşıyor.çok genç yaşta vefat eden şairin şiirlerine sanki bu trajediyi işaret edermiş gibi hep bir hüzün ve acı hakim.
okuyan tüm kadınlar füruğ'un şiirlerinde kendi içsel çatışmalarından, hüzünlerinden ve acılarından bir şeyler bulacaktır. ben füruğ'un şiirlerini hem çok sevdim hem de pek çok arkadaşıma hediye ettim. kadın direnişine verdiği emekten dolayı ona kız kardeşçe teşekkür etmek isterdim.