Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744

E-Dergi

easygo0 Tarafından Yapılan Yorumlar

21.10.2025

Cercas’ın dili akıcı ve merak uyandırıcı. Okuru sürekli bir “Ne olacak şimdi?” duygusuyla baş başa bırakıyor.

Kitabı bitirdiğimde kendimi “Peki şimdi ne okudum ben?” hissiyle buldum. Tıpkı Saramago’nun Kopyalanmış Adam’ında olduğu gibi.

Son zamanlarda göçmenliğin de etkisiyle “öteki olma” meselesi üzerine hem teorik hem de edebi okumalar yapıyorum. Kitap üzerine düşündükçe fark ettim ki Cercas’ın “kiracısı” dışarıdaki biri değil, içimizde yaşayan öteki bence. Bazen bastırdığımız, bazen de olmak isteyip olamadığımız yanımız.

Rota’nın ayak bileğini burkması bana tesadüf gibi gelmedi. Günlük hayatın koşuşturması ve dış dünyaya odaklanma hali içinde, kendi içimizdeki ötekiyi görmek kolay olmuyor. Bazen durmak, yavaşlamak ve kendi düşüncelerimizle baş başa kalmak gerekiyor. Ancak o anda gizli kalan yanımız, bastırdığımız ya da göz ardı ettiğimiz öteki, varlığını hissettirebiliyor. Kitaptaki bu küçük kaza, tam da o farkındalığın başlangıcı gibi hissettirdi bana.
@_sayfayolcusu_
20.10.2025

Bu kısa fakat yoğun kitap, Kristof’un hayatına dair çok kişisel bir metin sunuyor. Yazar, yaşamının istediği kadarını biz okurlarıyla paylaşmış ve bunu yaparken göçmenliğin getirdiği ortak duyguları ortaya koymuş.

Okumaz Yazmaz’da, yirmi bir yaşında bebeği ve eşiyle İsviçre’nin Fransızca konuşulan Neuchatel kantonuna yerleşen Kristof’un göçmenlik hikayesini okuyoruz.

Beni en çok etkileyen detaylardan biri, yazarın, doğup büyüdüğü Macarca yerine “yavaş yavaş anadilimi öldürüyor bu dil” dediği Fransızca ile yazmaya başlaması. Anadilini kaybetme korkusu ve içinde bulunduğu yeni kültürle barışmaya çalışırken yaşadığı çelişkiler, bir göçmen olarak beni çok etkiledi. @_sayfayolcusu_
20.10.2025

Laetitia Colombani’nin 2017 yılında yayımladığı “Saç Örgüsü (La Tresse)” romanı, üç farklı kıtada yaşayan kadınların hayatlarını bir araya getiriyor. Smita, Giulia ve Sarah’ın hikayeleri, farklı kültürel ve sosyal bağlamlarda geçse de, ortak bir temayı işliyor: kadınların özgürleşme mücadelesi.

Roman, Hindistan’da kast sisteminin yarattığı ayrımcılığı, İtalya’da geleneklerin aile üzerindeki baskısını ve Kanada’da kurumsal dünyada kadınların karşılaştığı cam tavan engellerini işleyerek, farklı coğrafyalardaki kadınların ortak zorluklarını ve mücadelelerini ortaya koyuyor.

Bir oturuşta okunabilecek kadar sürükleyici olan roman, birbirine görünmez bağlarla bağlı hayatların gücünü vurguluyor.

“Saç Örgüsü” üç farklı kadının hikayelerini bir örgü metaforuyla birleştirerek hem fiziksel hem de sembolik bir bağ kuruyor.
@_sayfayolcusu_
20.10.2025

Cynthia Rimsky’nin “Postrestant (Poste Restante)” adlı eseri, kimlik arayışının ve geçmişin izlerini sürmenin edebi bir ifadesidir.

@banukarakasben ‘ın çevirisiyle 2024’te yayımlanan bu eser, yazarın, 90’ların sonlarında Santiago’da bir İran çarşısında karşılaştığı eski bir aile albümündeki soyadına benzeyen bir ismin ardından başlar. Bu rastlantı, onu, Avrupa, Akdeniz ve Ortadoğu’yu kapsayan bir keşfe çıkarır. Rimsky’nin yaptığı bu gezi, bir kimliğin, geçmişin ve köklerin peşine düşme cesaretidir.

Poste Restante, Fransızca kökenli bir terim olup, “alıcı tarafından alınmamış posta” anlamına gelir. Bu terim, gönderilen bir mektubun alıcısına ulaşamadığında, postanenin bir bölümünde bekletilmesi anlamına gelir. Rimsky, bu anlamı adeta metaforik bir bağlamda kullanarak, kişisel bir kimlik arayışını, zaman içinde birikmiş geçmişin ve hatıraların biriktirilmiş olduğu bir noktaya benzetir.
20.10.2025

Şilili yazar Alejandro Zambra’yı daha yakından tanımak isteyenler için harika, ama onunla ilk kez tanışacak okurlar için doğru bir başlangıç olmayacak bir kitap “Serbest Kürsü”.

Zambra’nın denemelerini okurken, edebiyatın içinde özgürce dolaşan bir yazarla karşılaşıyorsunuz bu kitapta.

Büyük bir keyifle okudum kitabı ve fark ettim ki, Zambra okumak, onunla uzun, sakin ve içten bir sohbet etmek gibi benim için.
@_sayfayolcusu_