Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
easygo0 Tarafından Yapılan Yorumlar
Yazarın birkaç röportajını dinledim. Cecile Pin, yazmaya büyük bir iddia ya da planla başlamamış. Önce sadece birkaç diyalog yazmış, ardından ayrıntıları ekleyerek metni bir romana dönüştürmüş. Ve bu süreci yaşarken annesini üzmemek için ona neredeyse hiçbir soru sormamış. Bunun yerine aile fotoğraf albümlerine bakarak, araştırarak ve okuyarak geçmişi anlamaya çalışmış.
Pin, sığınmacı olmanın yalnızlığını ve gerçekliğini çocukların gözünden anlatıyor. Göçmenliğin getirdiği kültürel farklılıklar, dil bariyerleri ve aidiyet arayışı romanın merkezinde yer alıyor. Yeni bir ülkeye tutunmaya çalışan bu çocukların hikâyesi, göçmen olmanın ne kadar çok katmanı olduğunu gösteriyor. Böylece hem göçmenliğin hem de savaşın insanda bıraktığı o görünmez yaraları hissediyorsunuz kitabı okurken.
Çocukluğu 20. yüzyılın başlarında İstanbul’da geçen yazar bir yandan o zamanki İstanbul’u, adaları, Çamlıca’yı, yalıları, boğazı bir yandan da toplumsal hafızada yer edinen bazı eşyaları (yorgan, sandık, uçurtma vb.) ve o eşyalar hatırlandığında şimdi neler hissedildiğini şiirsel bir üslup ile okuruna hatırlatmış. Kısa ve keyifli bir anı kitabı.
Aile bireylerinin (Nergis, Elif, Mehmet) gözünden olayların anlatıldığı, hayal kırıklıklarının, kaybedişlerin, hayata yeniden başlayışların, annelik hallerinin vb. ustalıkla ve zekice yazıya döküldüğü bir kitap “Küçük Yuvarlak Taşlar” kitabı. Seksen dört sayfa olmasına rağmen etkisi uzun süre geçmeyecek bir kitabı okurları ile buluşturmuş Melisa Kesmez.
On dört öyküden oluşan ve bu öykülerin olay örgüsünü duyguları merkeze alıp kurgulayan yazarın kullandığı dil o kadar naif, sade ve sürükleyiciydi ki. Umarım hep yazmaya devam eder Barış Bıçakçı. “Sonsuz İkindi” isimli en sevdiğim öyküsünden bir alıntıyla sözlerimi noktalıyorum.
“Bütün maceralar aslında bir kendini arama, bulma hikayesi, diye geçirdi içinden. Oysa ben bu maceraya kendimi aramak veya bulmak için değil, kaybetmek için çıktım."
Kaleminden tuhaf bir şekilde basit ama bir o kadar da şiirsel kelimeler akıyor Fransız yazar Jean-Louis Fournier’in. Yüz kırk yedi sayfalık kitabın her sayfasında yazar, güçlü ve kırılgan annesinin hayatını ve ona dair hatırladığı farklı anıları okuru ile paylaşmış.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Bundan dolayı Fournier'in dünyasını ve üslubunu diğer aile üyelerini anlattığı kitaplarını okuyunca daha açık anlayabileceğimi düşünüyorum.