Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

emrekardas Tarafından Yapılan Yorumlar

01.04.2008

Sözlü Türk Edebiyatının vazgeçilmez bir unsuru olan ninnilerimiz her ne kadar eskisi gibi yaşatılmıyorsa da espirili ve maneviyat yüklü anlatımları ile hala bir çoğumuzun hafızasında yerini tutuyor. Bu eser de başarılı biçimde böyle bir amaca hizmet etmiş. Hazırlayanlara teşekkürler.
01.04.2008

Bu kitabın sınavlara hazırlanan öğrenci kardeşlerimiz için yararlı olabileceğini düşünüyorum. Yalnız şunu da belirtmekte fayda var, ben bu yazarın bu kitabı araştırma yaparak değil, Melik Duyar, Tony Buzan, Jack Ensign Addington gibi insan beyni ve hafızası ile ilgili uzun araştırmalar yapmış kişilerin çıkardığı kitap ve eğitim setlerinin bazı kısımlarının kopyala-yapıştır yoluyla birleştirilmesiyle hazırladığını düşünüyorum. Bunu şöyle ispatlayabilirim, bu kitap 2006 da basılmış. Bundan bir kaç gün önce bir dergi aldım, o dergi aynı yazarın 2008 basımlı "Süper Hızlı Okuma Teknikleri" adlı kitabını verdi. Eve gelip incelediğimde iki kitap arasında iki senelik bir zaman olmasına rağmen 2006 da basılmış olan "NLP İle Hızlı Okuma" kitabıyla bahsettiğim kitap arasında hiç bir fark göremedim. Yapılan şey adeta cümlelerdeki noktalara, virgüllere dahi dokunulmadan, sadece kitabın ismi ve kapağı değiştirilerek farklı bir kitapmış gibi tanıtılıp insanların "kitabım satılsın da ne olursa olsun" düşüncesiyle kandırılmasından başka bir şey değil.
12.03.2008

Biraz da okuyucuya önbilgi olması açısından bir şeyi düzeltmek istiyorum. Hz İsa yeni bir dinin tebliğcisi değil, kendinden önceki Tevrat'ın tastikçisidir ve kendinden sonra Hz Muhammed'in geleceğinin habercisidir. Hz İsa yeni bir dini kurmak için değil, Yahudilikteki yanlış itikatları düzeltmek için gönderildi. (“Hani, Meryem oğlu İsa, "Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah'ın size, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici olarak gönderdiği peygamberiyim" demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, "Bu, apaçık bir sihirdir" dediler”. Kuran-ı Kerim/SAFF SURESİ/06.AYET).

Nasıl din haline geldiğine gelince, Hz İsa bugün Filistindeki Nasıra kasabasında doğar, o dönemde kutsal kitaplarda geçen Celile (Galile), Kudüs (Yeruşalim), Nasıra (Nasara)nın yer aldığı Ortadoğuda Romalılar hakimdir ve Romalılarda “kendini kral ilan etmek” çarmıha gerilmekle cezalandırılır.

Yahudiler, kendi şeriatlarına aykırı olduğu için Hz. İsa’yı sevmezler, ona bu şekilde iftira atarlar ve çarmıh hadisesi gerçekleşir. İslama göre iftiracılardan olduğu için Allah tarafından Hz İsa’ya benzetilen havari Yahuda, Hıristiyanlara göre de Hz İsa’nın kendisi çarmıha gerilir. Bundan sonra Roma İmparatorluğu İkiye ayrılıp Doğu Roma (Bizans) kurulana dek Roma topraklarında “Hz İsaya tabi olduğunu söylemek” yasaktır, cezası ya işkenceyle ölmek, ya da Arena’da aslanların önüne atılmaktır.

İsa’dan sonra havariler dağılıp özellikle de o dönemde Yunanların yaşadığı, henüz Roma toprağı olmayan Anadolu’da onun öğretilerini yaymışlardır.

Hz İsa öğrencilerini kilisede değil havrada toplardı. Dünyada ilk kilise havarilerden Aziz Pierre zamanında Mersinde “ecclessia (Cemaatin toplandığı yer)” adıyla kurulmuştur. Yunancada “Mesih” anlamındaki “Hristos” tan gelen “Hristiyan (Mesihe tabi)” sözü ilk burada geçer ki Hz. İsa’nın Anadili Yunanca değil, Sami kökenli Aramice’dir.

Sembollere gelince, Haç işareti İ.S. 4 yy’da Ortodoks Hristiyanlığı kabul eden Doğu Roma’nın (Bizans) İmparatoru Konstantin Augustus tarafından “gördüğü bir rüyada kendisine zafer verildiği” belirtilerek kullanılmıştır, Yunancada Hristos'u simgeleyen K ve R’ nin üst üste çakışımıdır.

İkonalar da (Tasvirler) Bizansla başlar ve okuma-yazma bilmeyen halka dini tasvir etmek için kullanılmıştır.

İncili söylemeye gerek yok, Doğu Roma öncülüğünde Ekümeniklik (evrensel tanınmışlık) hakkı verilmiş mezhepler toplanıyor, yeni bir İncil oluşturulmasına karar veriliyor, din adamları burada Hz İsa’nın iki vücutlu (Hem insan, hem de (tıpkı Yunan Mitolojisindeki Zeus’un oğlu Herakles gibi) tanrının oğlu yarı tanrı) olduğuna şahadet edip teslis inancını başlatıyor, ve bugün kullanılan, aslı Yunanca olan – ki az önce dediğim gibi Hz. İsa’nın Anadili Aramicedir –, dört havari tarafından Hz İsa’nın öğretilerini kitaplaştırmak için yazılan kitapları Kanonik (Yunanca’da yasa niteliğindeki) İncil olarak kabul ediyorlar.

Yani özetle Hristiyanlık adına yapılanların Hz İsa dönemiyle hiçbir ilgisi yok. Hele Doğu Roma’nın yaptıkları günümüzdeki tabirle tamamen antilaik biçimde halkın dini inançlarını sömürerek dini siyasi amaçla kullanmaya yöneliktir.

Bizans tarihini biraz olsun okuyanlar belki bilirler, bunların teşkilatlanmasındaki amacın ne İsayla, ne de din ile ilgisi yok, tamamen siyasi ve ticari kaygılardan ibaret. Zaten bu durum anlaşıldığında da Rönesans ve Reform hareketleri başlıyor.
05.02.2008

Kitapta İslam Alimlerinin ve Peygamberlerden bazılarının doğruluk ve erdemliliğin vereceği mutluluğa ulaşmak isteyenler için öğüt ve nasihatleri yer almakta. Ben okudum ve oldukça da beğendim. Yazarın özgeçmişinde tarih öğretmeni olduğu yazılı ancak araştırmanın boyutu alelade bir tarih öğretmenini başarılı biçimde aşıyor. Özellikle dini özdeyişlere meraklıolan varsa tavsiye ederim. Altını çizdiğim sözlerden bazıları:

LOKMAN HEKİM'DEN:
"Ey oğlum! Orta halde ikram edici ol, saçıcı olma"
"Ateş ateşle değil, suyla söndürülür"
"Yapacağın iyiliği (iyiliğinin) kıymetini bilene yap"

BİŞR-İ HAFİ'DEN:
"Dün öldü, yarın doğmadı, bugün can çekişiyor. Öyleyse şu anı değerlendirmek için (hayırlı) amele sarıl"

ABDÜLKADİR GEYLANÎ'DEN:
"Ölümü durmadan hatırlayarak nefsine öğüt ver"
18.11.2007

Gazeteci ve yazar Serdar Turgut bu kitabında Türkiye'nin güncel meselelerini hiciv ve espiri yoluyla anlatmış. Ülkemizdeki Demokrasi'nin geçmişi mizahi bir yolla yansıtılmış.