Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Joy Ivy Tarafından Yapılan Yorumlar
rajediye bağlanmadan akıp giden bu yol hikayesini sevdim ben zira bir kadın ve engelli bir çocuk, trajediye çok yatkın. türkiye’de olsa zaten gölcük sınırını geçemezlerdi ya , hadi neyse. baş karekterin 11-12 dil bilemesine rağmen çocukla ortak hiç bir dilde anlaşamaması ve yeni bir yol bulma zorunluluğu ironisini çok beğendim, neticede sen ne kadar konuşursan konuş, karşı taraf ne anlarsa odur dediğin. dili akıcı, çok sıkmadı beni. izlanda’ya tatil broşürü gibi, canım çekti o çemberi yapmayı. çocuk ve kadının buluşma noktası tuhaflıkları bence. ana karekterin adını da hiç öğrememiz ilginç, anam kadınının adı yok işte
Öncelikle; kitabın adının güzelliği ne olacak? Herkes hayatının baş rölü ve herkes en kıymetli ama gerçekte, aslında okyanusta bir kum tanesi.
Vietnamlı göçmen bir ailenin çocuğu, kendi yaşam öyküsünden yola çıkarak, hayatında olan iki önemli kadını ( annesi ve anneannesi.), ilk aşkını anlatıyor kitap. Ailesi ile iletişim kurmak için buldukları üçüncü dil, cinsel kimliğini de birlikte keşfettiği arkadaşıyla bulduğu susma dili. İnsanın aslında ne kadar kelimesiz kaldığını anlatıyor aslında zira bir kitap dolusu kelimeyi, okuma bilmeyen annesine mektup diye yazıyor aslında. Şair etkisi, kelimeler basit ama tam kalbe batıyor okurken. Hiçbir ışıltısı olmayan bir anlatım, kaya ağırlığında oturuyor.
Kitabın yazarı aslında şair, bu bilgiden sonra ah nasıl okunur ki dedim çevirisi. Çevirisi de inanılmaz güzeldi şansıma. Zaten yeni yayın hayatına başlayan bir yayın evi. Hep böyle güzel kitaplar basar umarım. Kitap benim ilk 10 kitabıma, yayınevi de radarıma girdi.
cumhuriyet sonrası hızlı zenginleşmenin nedenini ne güzel açıklamış kitap. köylünün toprağını gasp etme. ( şimdi de halkın vergilerini gasp ediyorlar.) zenginseniz hep haklı sizsiniz. adam köyü yakıyor, kadınlar tecavüz ettiriyor ve utanmadan evini terk etmeyen köylüye; ben size ne yaptım? neden bana bunca kötülük? diyor. her devirde güç ve para her kapıyı açıyor. devlet paranın yanında.
onca insanın da ince mehmet’e bel bağlaması? ayol onca insan çekip vursanıza? gölgesi bile yetiyor gerçi şahinimin. koca osman’a ise ayrı sinir oldum.
yazarın hikaye anlatıcılığı tabii ki efsane her satır gözlerimin önünde canlandı.
Üç uzun öyküden oluşan bu kitap, daha önce ayrı ayrı basılmış şimdi ise bir arada.
İlk öykü Kurbanını Beslemek. Savaş sırası köylerinin ormanına düşen bir uçaktaki düşman askerinin ele geçirilmesiyle başlıyor hikaye. Çocukların köye gelem değişikliğe - düşman dahi olsa- mutlulukları, belirli bir süreden sonra herkesin herkese alışabileceğini, ama ille de en önemlisinin de can olduğunu anlatıyor yazar bize.
Delilikten Kurtar Beni ise ikinci öykü. Ben tarz olarak Kişisel Bir Sorun’un devamı hissine kapıldım. Hikayede bir baba ve engelli çocuğu arasında, babasının kurduklarına inandığı bağı anlatıyor. Çocuğun yeni doğduğunda beyninde oluşan bir sorun ile ameliyat edilmesi ve ölüm riskinin yüksek olması detayı bana kişisel bir sorun, u hatırlattı. Ama yazarın kendi çocuğunun da engelli olduğu düşünülürse, bu konuda elbette birden fazla kez yazmıştır.
Ben kitabın delilikle akıllılık arasında gidip gelmesini çok sevdim. Sonu tahmin edilebilir bir hikaye ama yazar öyle güzel kurguluyor ki her şeyi böyle olmaz diyorsunuz ama aynen de öyle oluyor. İnsanların merhametsizliğini, konu çıkar olunca dini de yaradanı da pek güzel kullandığını - alıştık zaten buna- yüzümüze çarpıyor. İtiraz edince de çarkın dişlerinin arasında ezilen biz oluyoruz ne yazık ki. İnsanın kendi dışında her varlığa, her yere virüs gibi yayılması, bozması, öldürmesi ya da yok etmesi beni hep üzer, bu kitabın karekteri de üzülüyor durumlara benim gibi. Koşucular kitabı ile yanlış bir başlangıç yapmışım yazarla tanışmak için, o yüzden uzun zaman direttim, başka kitabını okumadım ama bu kitabı sayesinde daha fazla okumaya karar verdim.