Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
Muhabbet-i_Kitap Tarafından Yapılan Yorumlar
Sen olayı hiç anlamamışsın... Yarısı Arapça değil, Türk yazısı. Yarısı latin yazısı... Anlayana...
Bu güne kadar ehl-i sünnet itikâdına dair belki de yüzlerce eser kaleme alınmıştır. Günümüzde de kaleme alınmaya devam etmektedir. Bu eserin diğerlerinden farkı nedir derseniz eğer derim ki kadim ulemânın izinden gidilerek yazılmış olmasıdır. Hangi veçhesiyle mi? Ulemâmız kendi devirlerinde –tabiri caizse- piyasada bulunan muzır (zararlı) görüşlere –Hakk penceresinden- bakarak tashih süzgecinden geçirmişlerdir. Böylece halk bâtıl fikirlerden korunmuştur.
İşte Ebubekir Sifil Hoca’nın “Ehl-i Sünnet Akaidi, Muhtasar Tahâvî Şerhi” de, şahsî kanaatime göre bugün bu vazifeyi üstlenmiştir. Ehl-i sünnet ve’l cemaat itikâdına yürekten bağlı bir Müslüman olarak Ebubekir Hoca’ya bu eseri kaleme aldığı için teşekkür ediyorum. Allah azze ve celle kalemini Hakk’tan ayırmasın.
Ebubekir Sifil Hoca’nın tasavvufî sayılabilecek bir eseri var mı diye soracak olursanız el-cevap: Hikemiyât… Bazı insanların aklında Ebubekir Sifil Hoca herhangi bir tarikat veya cemaate diğerlerinden fazla yakın durmadığı için “Hoca tasavvufa mesafeli” gibi bir algı oluşmuş. Bu algıyı kırmak istiyorsanız Hoca’nın “Hikemiyât, Kalb-i Selîm İçin” eserini okumalısınız. Hoca kitabına tasavvuf, insanları pasifize ediyor diyenlere cevap vermekle başlamış. Selefîlerin zihnimizde oluşturmaya çalıştığı “tasavvuf ehli cihaddan uzaktır, pasiftir” şeklindeki iddiayı mücâhid sûfîlerin mücadelesini anlatarak çürütüyor.
Bu tip propagandalara kapılmayıp tasavvuf ehli olup mücâhid olan ecdadımızın yolundan gitmeliyiz, demeye getiriyor. Kalbinize hitap eden mes’elelere leke sürmek isteyenlerin iddialarına cevapları oldukça doyurucu…
Dili ağır değil, okuyan arkadaşın dili hafif mes'ele bu. Kavramlar ve yöntem Hind ve Uzak Doğu felsefesi ile kesinlikle alakalı değildir. Hind ve Uzak Doğu felsefesi hakkında iki kitap okuyup tasavvuftaki bazı şeyleri onlara benzetmek düpedüz cehâlettir ve kitabı karalamaya yönelik saçma bir yorumdur.
Gelelim kitaba. Okurken mest oldum diyebilirim. Hayatta bazı şeylerle karşılaşınca verdiğimiz tepkileri baz alarak nefsin mertebelerini harika bir şekilde işlemiş İsmail Çetin Hocaefendi böylece nerede olduğumuzu, hangi basamakta ne yaptığımızı rahatlıkla anlayabiliyoruz. Akılda kalması için resimler de kullanılmış. Çok istifade ettim, bir kere daha okumayı düşünüyorum. Elimden aktı gitti kitap o derece zevkli ve akıcı. Kendinizi buluyorsunuz kitapta. Ayna gibi resmen.
Kitap hakkında hiç iyi şeyler söyleyemeyeceğim. 730 sayfalık kitabın 93 sayfası dil bilgisi malumatı veriyor. Kitap 500 sene evvel yazıldığı için eklemeyi elzem görmüşler.
"Dizin" diye bir lügat (sözlük) de var içerisinde sayfa 267-451 arası.
Sonrasında bugünün satrançbâzına (satranç oyuncusu) yarasın diye hazırladıkları bölüm geliyor sayfa 458-540 arasında. Bu kısımda gayet karışık bir şekilde 83 tane farklı oyunu tarif ediyor kitapta geçen. Anlaşılması gerçekten zor.
Sıradan bir satranç oyuncusu için ağır ve akademik bir kitap.
İçinde zevkli ve yer yer komik kıssalar var belki en güzel yanı bu. Satrancın dinî hükmünü de almış bir sayfa.
Ezcümle 500 sene evvelinin dilini çalışmak için alınabilir belki ama yüzlerce sayfa işinize yaramaz. Satrançbâz iseniz ve büyük zatların oyunlarına merak saldıysanız büyük sabır isteyen bir uğraşın sonunda belki istifade edersiniz.
Akademik bir araştırma yapmayacaksanız biraz pişman olabilirsiniz.