Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

cigdema Tarafından Yapılan Yorumlar

18.12.2005

Doğayla oyuna girişmenin tehlikelerini ve insan olmanın anlamını sorguladığı bir başyapıt olarak ele alınan kitap, Edward Prendick'in geçirdiği gemi kazasıyla başlıyor. Pasifik Okyanusu'nun ortasında, kimselerin uğramadığı volkanik bir adada kendini bulan Prendick'in hayatı, bir ada bulup orada kalmaya karar vermesiyle bir anda değişiyor. Ancak bu yaşamayı düşlediği adayı kendisini deneylerine adayan bilim adamı Dr. Moreau, alkolik asistanı Montgomery, onun tuhaf hizmetkarı M'ling ve Moreau'nun korkunç deneylerinin ürünü tuhaf yaratıklarla paylaşmak zorunda kalması oldukça ilginç bir tabloya neden oluyor.
19.11.2005

Tamamen farklı karakterlere ve kültürlere ait, biri kadın üç kişinin iç içe geçen ilginç öyküsü "İpek Yolu". At üzerinde yapılan toplam iki yıllık çileli yolculuk süresince, yolcular, hem çetin doğa koşullarına hem de silahlı saldırılara karşı kendilerini savunmak zorunda kalırlar. Ölmüş Hanlar Hanı Mengü'nün taraftarı olan Tatarlarla, Kubilay Han'ın yönetiminde bulunan Çinlilerin birbirleriyle savaştıkları yerlerden geçerken kâh tutsak alınırlar, kâh konuk edilirler. Bu arada, farklı kültürlerini sorgulayarak birbirlerini tanımaya çalışan Tatar Hanı'nın kızı Hutelun ile Templier Şövalyesi Fransız diplomat Josseran arasında duygusal bir yakınlık doğar. Ancak aralarında
mutlu sonlanacak herhangi bir ilişki olmasının imkânsız olduğunu her ikisi de bilmektedir.
19.11.2005

Stuart; kurallara aşırı bağlı, ayakları fazlasıyla yere basan ve aradığı ideal kadını bir türlü bulamamış bir bankacı; Oliver ise onun tam tersine, dışa dönük, bir hayli delişmen, oyunbaz,a laycı bir dil öğretmeni. Bu iki kadim dost, tablo restorasyonuyla uğraşan Gillian'a aşık oluveriyorlar ve bütün dengeler altüst oluyor. Sonuç elbette: Yara alan dostluklar, kıskançlıklar, eleştiriler, öfkeler, alaylar uzun söylevler, iç monologlar; kısacası, insana özgü olan her şey...
19.11.2005

Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı
İmparatorluğu'nun çöküşü ve ulus - devletlerin ortaya çıkmaya başlamasıyla hem Avrupa'da hem de Anadolu'da pek çok aile göç ve savaşın etkisinde kalarak dağılır. Yani ulus - devlet anlayışı bir yandan birleştirici olurken diğer yandan da göçlere sebep olur. Trabzonlu ancak bir kolu Batum'da olan öyküdeki aile de Kurtuluş Savaşı sırasında ve sonrasında ülke toprakları dışında kalan Müslüman ve kendine Türk diyen birçok aileden biridir. Ailenin Batum'da olan kolu oradaki devrimin de etkisiyle ciddi bir trajik kopma yaşar. Erkeklerini ve mal varlıklarını kaybeden ailenin kadınları Trabzon'a dönmeye bir anlamda mecbur kalırlar. Göç yollarına yanlarında beş çocuk ve başlarına daha çok bela getirmekten başka bir işe yaramayacak az bir parayla düşen iki kadının dramıdır
19.11.2005

Orta Batı Amerika'da, St. Juda'daki evlerinde, maddi güçlükler içinde yaşamaya çalışan Alfred - Enid Lambert çifti ve New York ve Philadelphia'da yaşayan üç çocukları çevresinde gelişen roman, iki kuşak ve Amerika'nın farklı bölgeleri aracılığında Amerikan ruhunu sorguluyor. Kocası Alfred'in Parkinson hastalığına yakalanmasıyla paniğe kapılan anne, belki de sonuncusu olacak Noel yemeğinde tüm aileyi bir araya getirmeyi planlıyor.
Fakat, Doğu'da yaşayan çoçukların hepsi, modern yaşamın dayattığı güçlüklerle boğuşuyor. 'Sonsuz imkânlar dünyası'nda sıkışıp kalan çocuklardan Chip, yazdığı metni bir türlü bitiremezken, şeflik yapan Denise, hem patronunu hem de karısını arzuluyor. Gary ise tıpkı ailesininki gibi tıkanıp kalan evliliğinin çıkmazlarından votkanın uyuşturucu etkisiyle uzaklaşmaya çalışıyor.