Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
MeryemSeyda Tarafından Yapılan Yorumlar
Yazar hayatı hakkında çok az bilgiye sahip olduğumuz Farabi'nin hayatını, onun döneminde yaşamış olan alimlerin çalışmalarını irdeleyerek okura daha net bir çerçeve sunmuş. Örneğin hayatının anlatıldığı ilk bölümde doğduğu kentin Otrar mı, Farab mı olduğu konusundaki fikir ayrılıklarını ince ince belgelendirmiş. Bu neden mi önemli? Farabi'nin doğduğu kentten yola çıkarak Türk olmadığı iddia edildiği için.
Varlık teorisi, bilgi teorisi ve medeniyet teorisi kitabın ikinci bölümünde detaylı bir şekilde anlatılmış. İdeal Devlet, İlimlerin Sayımı, Mutluluğun Kazanılması gibi kıymetli eserleri de incelenmiş.
Yıldızlar arasında seyahat eden bir gezgin
"Bu kitabı yazmamın amacı size kendi maceralarımı anlatmak değil, ziyaret ettiğim dünyalarla ilgili bazı fikirler vermektir" diyerek okura farklı bir dünyanın kapısını aralar. Öteki Yeryüzü insanlarının hem bedenleri hem de yaşayışları farklıdır. Buharlı trenlerden tat alan organlara kadar bambaşka bir dünya söz konusudur. Ama en ilgi çekici olanı inançları ve din algısı. Öyle ki gezginin tanıştığı Bvalltu Samanyolunu yaratan, şükranlık duyup dua ettikleri Star Maker'dan (Yıldız Yapan) bahseder. Gezgin Bvallatu'nun söylemleri fazla coşkulu bulsa da Öteki Yeryüzü dünyasının gelişimini, dönüşümü ve yıkılışı anlattıktan sonra Bvalltu ile yıldızlar arası yolculuğuna devam eder. Başlangıç ve Son'un anlatıldığı on üçüncü bölümden sonra yazarın kurguladığı yaratılış miti, yaratıcının eserleri okunmaya değer.
İhtisas alanı nevroz olan Horney nevrotik kişiliğin dinamiklerini evvela kültürel ve psikolojik olarak değerlendiriyor. Nevrotik kişinin hem kendisi olması hem de ikili ilişkiler ve sosyal ortamdaki bireyselliğini yansıtma konusunda yaşadığı yüksek düzeyli kaygı dışarıdaki dünyayı düşman olarak algılanmasına katkı da bulunuyor. Sürecin devamındaki kendini pek çok şeyden soyutlama durumu ise nevrotik kişinin ihtiyaçlarını daha da derinleştiriyor. Doktor en temel ihtiyacının görünmese de sevgi ihtiyacı olduğundan söz ediyor. Sevgiyi elde etmeye karşı yoğun bir arzu ve reddedilmeye karşı aşırı hassasiyet kişinin sevgiyi nesneleştirmesine sebep oluyor ki okurken en etkilendiğim kısım oldu.
Freud eserin ilk bölümlerinde psikanalitik hareketin tarihini uzun uzadıya anlatarak hiçbir kuramın öylesine oluşturulmadığını vurguluyor. Perde Anılar bölümünde histeri tedavisindeki gözlerimleri aktarması ve yaratıcı yazarları incelemesi bilinçaltı kavramının çok yönlülüğüne katkı sağlıyor. Freud'un mitoloji olan düşkünlüğü ise kendi teorilerine renk katan farklı bir unsur. Öyle ki Medusa'nın Başı bölümünde kesik baş öyküsünün hadm edilme kompleksiyle özdeşletirilmesi üzerinde tefekkür edilecek bir husus. Özellikle de sonlara doğru detaylıca anlattığı psikanalizi yöntemi ve libodo kuramı günümüzün psikoloji ekollerinden oldukça farklı.
Eserin ilk kısmı yasın temellerinde; birincil yas türü içerisinde ölümün haricinde boşanma, ayrılık, terk edilme, iflas, işten çıkarılma ölüm kadar yıkıcı etkilere sahip deneyimler olarak betimleniyor. Birbiriyle bağlantılı olduğundan ikincil yas türü hayati öneme sahip.
Eserin ikinci kısmında geniş yas yelpazesi başlığında yasın detayları anlatılmış. Ama en güzel kısım üçüncü kısım. Öyle ki yas baş etmek hepimiz için en önemli varoluş süreç. Önce hissetmek, ardından kabullenmek ve iyileşmek. Kitapta geçen okuyup yazmaktan kurslara katılmaya kadar pek çok tavsiye yas sürecini daha dengeli geçirmekte yardımcı olacak türden. En önemlisi ise yasın belirli zamanın ve yaşanma şeklinin olmadığı. Çünkü her yaşadığımız kayıp bizimle birlikte var olmaya devam ettiği için onunla yaşamayı öğrenmek varoluşun en değerli adımı.