Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

BASRİ ÇALIŞKAN Tarafından Yapılan Yorumlar

15.01.2013

Kitabı okuyan var mı?... Ben okudum ve çok hoşuma gitti. Çünkü benim memleketim Dobruca hayatından bahsediyor. Ancak bazı eleştirilerim de var. Şöyle ki, kitabın ismi ile içerik çok fazla uyuşmuyor. Konunun özü "savaş" değil Dobrucada bir Türk köyünün hayatı. evet kitabın sonuna doğru hafiften balkan savaşından ve çetelerden ve daha çok birinci dünya harbinden bahsediliyor. kahramanımız zorla bulgar ordusuna alınıp geri hizmetlerde ve siper kazmada çalıştırılıyor ve esir düşüyor ... Evet romanın en vurucu noktası 5 yıllık bu esaretten sonra evine dönen molla efendi ... ancak dediğim gibi şahsen ben Balkan savaşını okuyacağımı sanmıştım ama öyle çıkmadı. İkinci bir nokta çok sık başlıklar konulmuş. Romanda benim bildiğim ara başlıklar olmaz, okuyucuyu alıp sürükler... burada ise sık sık kesiyor.. Diğer bir konu kahramanın babası köyün ağası konumunda olan "Nazmi Efendi" iken annesi nedense sadece "Azize" ve bütün roman boyunca böyle gidiyor. "Azize Hanım" olması lazım gelir.. Birde İstanbuldan köyüne yeni dönen Molla Hasan (romanın kahramanı) köy camisinde kendisine teklif edilen Cuma namazını kıldırmayı kabul eder "namazı kıldırdıktan sonra hutbeye geçer ve hutbeyi okur"... Cuma namazında önce hutbe okunur sonra farz namazını kıldırır imam. Bayram namazında ise önce namaz kılınır sonra hutbe okunur... Ancak bu yazdıklarım hiç bir şekilde romanı yerden yere vurmak için değildir. 30 yaşındaki değerli hemşehrimi kutluyorum ve yeni kitaplarla karşımıza çıkmasını diliyorum.. Tekrar tebrikler.
27.01.2012

Ömer Osman'ın bu okuduğum 3. kitabı. Beni ençok etkileyen ve hoşuma giden bu kitabı oldu. Balkan savaşını, muhacirliği, komunizmi iyi anlatmış...eline sağlık Koşukavaklı...
24.11.2011

Bulgaristan Türkleriyle ilgili temel kitaplardan birisi. Bir nevi kemalist Türk devlet görüşünü yansıtıyor.
24.11.2011

Osmanlının Bulgaristan topraklarını kaybetmesinden sonra burada kalan müslümanlara din adamı yetiştirecek bir kuruma ihtiyaç hasıl olur. 1921 yılında hem dini hem dünyevi ilimlerin okutulduğu Medresetün Nüvvab açılır. Halen Sofya'da oturan yazar bu medresenin son öğrencilerindendir. Ve kendi hatıralarını kaleme almıştır. Türkiyede de bilinen ve bu medresede hocalık yapmış Ahmed Davudoğlu, Osman Keskioğlu gibi zatlara 1950 öncesi talebe olmuş olan yazarın anıları gerçekten ilgi çekici.
24.11.2011

Bulgaristan'ın Kırcaali bölgesinden olan yazarın bu okuduğum ilk kitabı. Kitabında yaşadığı sosyo-kültürel ortamı bir edebiyatçı gözüyle bakıp satırlara dökmüş. Olanı olduğu gibi aktarmış. 1912 yılında Balkan Savaşlarından sonra Osmanlı toprağından çıkan bu Müslüman Türk beldesindeki dini yaşayışı, dili, anlayışı daha yakından tanımak isteyenler için faydalı bir kitap.