Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
vi-ola Tarafından Yapılan Yorumlar
çok etkileyici bir roman.
''ruhun mu ateş, yoksa gözler mi alevden?
bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?''
dost körpe çevirisiyle, kitabın orijinal dilindeki farklı argo kelimelere bulduğu yerinde kelimelerle eserin hakkını vermiş. zaten kitabın lezzetine diyecek bir şey yok.
alex ''iyilik dayatılmış birinin kötülüğü tercih etmiş birinden daha üstün olmadığı'' tezini ortaya atıyor ve vicdanımızı sivri bir kargıyla dürtüyor.
kitapta schopenhauer'in zihninde düşünsel bir gezinti yapıyorsunuz. ayrıca ilginç bilgiler de öğrendim bu metinden.
-eski yunan'da trakyalılar yeni doğan bebeği ağıtlarla karşılarlardı. bebeğe, başına gelecek kötülükleri hemen doğumundan sonra anlatırlardı. buna karşın bunca zorluktan kurtulduğu ve artık acısının sonlandığı için ölene seninirlerdi.- sf:30
sait faik'in hikayeleri bizim edebiyatımız için çok önemli. hem alışılmadık, hem edebi. değindiği konular, onun canını sıkan meseleler çok farklı bakış açısıyla anlatılmış.
''akşam olmuştur. yollar doludur. bir insanla görüşmesi lazımdır. bir hayal alemine dalması lazımdır. bir el sıkması lazımdır. canı bir dudak öpmek isterdi: yumuşak, tükrüklü, lezzetsiz, lezzetli bir dudak, elektrikli bir saç gibi çatırdayan.. bir elin hararetiyle deli gibi olmak isterdi. bu kaskatı katılaşmış sandığı yüreğinin korkunç yumuşayışını tekrardan bulmak isterdi. kadınlar yalnız para ile mi dudaklarını öptürür? yalnız menfaatlere mi yumuşak avuçlarının hararetini teslim ederlerdi? yalnız parlağa, cebe mi kalplerinin anahtarlarını atarlardı? öyle hırsızcasına hırsız, namussuzcasına namussuz, öyle alçakcasına alçak bir adam olmak isterdi ama kolay mıydı?..''
flaubert'in eşsiz, şairane bir üslubu var. hayran olmamak elde değil.
''her sevinç bir lanet, her zevk bir iğrenme gizliyordu ve en iyi öpücükler, dudaklarda gerçekleşmesi imkansız daha yüksek bir şehvet özlemi bırakıyordu'' (sf:311)