Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

<adnan> Tarafından Yapılan Yorumlar

14.03.2012

Belki de sıra dışı birinin zaman zaman peri masalına, zaman zaman kabusa dönüşen yaşamından kesitler sunan anı parçacıkları. Sahte mücevherlerin ışıltısına kapılan bir kadının öyküsü bu. Komadaki kocasının günbegün çürümesini izleyen, sanat, yaşam ve ölüm üçgeninde sıkışıp kalmış bir kadının güncesi...
14.03.2012

"...Sana bu satırları bir hastanenin morgundan yazıyorum. ‘La vie en rose’ çalıyor. Beni terk ettiğini hatırlıyorum, bütün cesetler yas tutuyor..." diyor yazar kitabın arka kapağında. Ön kapağındaki palyaço motifi o meşhur "herkesi ağlatan palyaço" tabirine birebir uymakta. Kitabın içi ise gerçekten huzur kaçırabilen türden şiirler, denemeler, düzyazılarla dolu. Kendinizi İstanbul’da, kalabalık üzerinize doğru akarken, kafanızda sadece sizin yarattığınız beşer tanrı/tanrıça’ya duyduğunuz aşk ile bir köşeye sinmiş, kimsenin sizin hakkınızda ne düşündüğünü umursamadan sigaranızdan hırçın ve derin bi nefes çeker gibi hissediyorsunuz.
14.03.2012

Sayfalar arasında kaybolmaya başladığınızda göreceksiniz ki insanlıktan aşka, aşktan ölüme hayattan hemen her konu ustalıkla işlenmiş. "Artık beni kimse yalnız bırakamaz" derken tek bir mısrada bile kendi deyimiyle bize bütün bir hayatı çizmiş. Ya da "Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz" derken.
14.03.2012

Bir Ses Böler Geceyi öyküsünde, artık geleneklerin eskisi gibi uygulanmadığına dikkat çekiliyor ve biraz da solculuk anlatılıyor.. Kahramanlarımızdan Alevi genç İsmayil’in hikâyesi solcu genç Süha’nın hikayesinden daha merak uyandırıcı. Gerilim, Süha’nın trafik kazası yaparak arabasıyla mezara sürüklenmesiyle başlıyor; İsmayil’in tabutunun mezarından çıkarılmasıyla devam ediyor. Sonunda iki hikâye de bir noktada buluşuyor.
14.03.2012

Yan Etkiler bir kısa hikayeler kitabı. Hepsinde harika bir alay, eleştiri ve mizah, bazen de delilik var. Bazıları tamamen hayal ürünü, neredeyse bir senaryoyu andırıyor, karakterler ve bazen fantastik öğeler yer var. Bazısında ise hayatta fazla ciddiye aldığımız şeylerle ince ince dalga geçiyor, teknoloji ya da bilim gibi. Tam bir Woody Allen klasiği olarak kafayı gündelik birşeye takıyor ve o konuyu ince ince deşiyor, hem ciddiye alıyor hem alaya ediyor.