Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
<adnan> Tarafından Yapılan Yorumlar
Çok farklı bir dili var. Kitabı bitirdikten sonra tekrar okumanız gerekebilir. Dücane Cündioğlu'nun önce anlatım diline alışmak gerekiyor. Hatta birazda Arapça bilginizin olması gerekiyor. İnsanı edebi açıdan geliştiriyor. Okuduğunuz bir cümleyi uzun süre düşündürebilecek bir eser.
Rus halkının hicvedilmesi, gerçekleri çarpıtarak ve abartarak anlatması bakımından çok ilgi çekici. Hikayenin kahramanı olan prens oldukça saf bir karakter. Sara hastası olması bakımından yazar karakterde aslında kendi yaşadığı hastalıklı dönemini yansıtıyor. Prens herkese hakverir bir konumdadır hep. Kızmayı beceremez, hemen ikna olur. Kalp kırma korkusuyla sesini yükseltmekten hep kaçınır. Herkes iyidir ona göre. Etrafındaki entrikalara bu sayede yeterince vakıf olamaz. Bu da dostlarını çileden çıkarır. Ona budala demelerine sebep olur. Avrupa hayranlığı zaman zaman dile getirilir. Fazlaca detay elbette ki yine göze çarpan en belirgin özellik olmayı sürdürmektedir
Çok kısa cümlelerle, ne çok şey anlatılabileceğini bir kez daha göreceksiniz. Hikayeden çok; okuyucuyu düşüncelere sevk etmesi enteresan. Okurken düşündürecek, sizi bambaşka diyarlara götürecek.
Finlandiya'da geçen konusu, sade anlatımıyla kolay ve zevkle okunacak bir kitap . Okuyup bitirdikten sonra hafızadan çıkıp gitmiyor, aksine Finlandiya'nın kuzeyindeki doğadan ve Laponlar'ın yaşantısından etkileniyorsunuz. Tek eleştirim kitabın kurgusuna; sanki aynı konu biraz daha farklı, daha profesyonelce kurgulansa daha ses getirecekti diye düşünüyorum. Yine de tereddüt etmeden alınıp okunacak bir kitap.
Yazar bu kitapta ne anlatmak istediğini gayet iyi bilen kararlı ama bir o kadar da üzgün ve belki bir tutam da çaresiz bir babaya dönüşmüş. Olaylar öyle gelişiyor ki hayat gerçekten bir masal kadar güzel ve gizemli diyorsunuz. Ama her masal iyi bitmez! En azından gerçeklerin dünyasında bu böyle! Ve masal ile gerçek hayatı birbirinden ayırmaya kalktığınızda görüyorsunuz. Her gerçek bir masaldan alıntılanan esrarengiz bir bölümdür. Terk etme anı yaklaşınca bunu daha iyi anlayacağız şüphesiz! Neyi terketme diyecek olursanız kuşkusuz en net cevap şu olacak: kendinizi!