Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

tan0006 Tarafından Yapılan Yorumlar

19.11.2006

Zariç'in Şairlere Mektuplar adlı kitabı da okuyucuyla buluştu.
Zariç, mektuplarında, kendisini "sözcüklerle ve kadınlarla hesaplaşan, 'rahatsız' ve 'her daim aşık' bir şair olmaya zorlayan şiirlerin sahipleri" Cemal Süreya, Edip Cansever, Metin Altıok, Turgut Uyar, Behçet Aysan, Ahmet Erhan, Kaan İnce , Serdar Aydın ve Öztürk Uğraş'a sesleniyor. Onları kendi şiirinin süzgecinden geçiriyor ve adeta minnet borcunu ödüyor. Zariç'in şairlere yazdığı mektuplar, bir çocuğun babasına duyduğu sevgiyi yansıtıyor, hatta zaman zaman bu sevgi baba sevgisinin ötesine geçiyor.
Büyük şairlerin 'şiirseverlerin yaşamındaki' dizelerini bulup çıkarıyor Zariç. Sevgiliyle durakta bekleyen delikanlıya Turgut Uyar'ın Göğe Bakma Durağı'nı okuyor. Soğuk bir İstanbul gecesinde roman okuyan melankoli nöbetindeki aşığa Cemal Süreyya'nın 'Roman Okudum Seni Düşündüm' şiirini armağan ediyor. Yıllarca mezarlık müdürlüğü yapmış şair dostu Öztürk Uğraş'ı toprağa verirken, onu ne kadar tanıdık olduğu bir mekanda bıraktıklarını anlatıyor.
Zariç'in kaleminden şairlere yazılmış ve okuyucular aracılığı ile ulaştırılacak mektuplardan birkaç satır:
Behçet Aysan'a; "Gül mevsimi geçeli hayli oldu, ağaçlar karla kaplı, dallarında kar ağırlığı var ağaçların. Yüzünüz sizin; kar yağışından önceki durgunluğu. Soğuk değil, asla... Soğukta kar sıcaklığı yüzünüz."
Metin Altıok'a; Kendinizden büyük ellerinizle gölgenizde güvercinler gezdirirdiniz. Ütüsüzdü üstünüzdeki gök, adımlarınızla okşadığınız yol tarazlanmıştı. Yüzünüzde kırılan dal sesleriyle bir yerden uzaklaştıkça bir yere yaklaştınız.
Edip Cansever'e; "Dalgınlığınızla, bahar mevsiminin yalnızlığını çağrıştırıyorsunuz Edip Bey. Fotoğraflarınızda şiirlerinizden yansıyan yoğun bir burukluk var. Yüzünüz; aşkların, şiirlerin ve ölümlerin coğrafyası gibi esmer"
Cemal Süreya'ya; "Sol gözünüz hafif kapalı... Külü uzamış sigaranızı unutmuş olmalısınız parmaklarınızın arasında. Traşlı yüzünüzde, açık alnınızda ve duruşunuzda yaşlılığın izleri... Bir şiir mi düşünüyorsunuz? Bir kadını mı? Aşkı mı? Bir ilçeyi mi doğuda? Açlığın sınırsızlığını mı?
Ahmet Erhan'a; "Ahmet Erhan, acıyla yoğurduğun yaşamına tanık tuttum kendimi. Herşey "tepeden tırnağa" acı çektiriyor sana. Seni
"... artık ne çiçekler,
ne çocuklar kurtarır,
ne de o her gün
yinelenen doğum"
Akdeniz akşamları da diyebiliriz buna Ankara'nın meyhaneleri de. Biçim veriyor sana doğum ve ölüm. İntiharın sınırlarına gidip geliyorsun sık sık. Uzak ufukların sonsuzluğunda boğuluyor sesin. Ama öldürmeyeceksin kendini"
Kaan İnce'ye; "Ayın gölgesinin Kuzey Atlantik'in Nova Seatia sahillerinden doğuya doğru çizdiği kuşakla Bengal Körfezi'nde kaybolması yüzün;
Gündüz havanın kararması, iki dakika boyunca göğün her yerinde yıldızların belirmesi yüzün;
Güneşin 15 derece doğusunda Venüs, 18 derece batısında Merkür gezegeninin görülmesi yüzün..."
19.11.2006

Kaderinin, bekleyişten başka hiçbir şey olmadığını kabul eden ve yeryüzündeki yaşamının en azından dörtte biri, gözleri şişene dek ağlamakla geçen bir kadın, Penelope. Üstelik bu umarsız bekleyişte ve yalnızlığında bile ona rahat yok. "Kendi hakkında ileri geri konuşulan lafların bütün dünyayı dolaştığı bir kadın ne yapabilir?" Penelope, Sparta Kralı İkarios'un biricik kızı, 'cin fikirli Odysseus'un karısı, Telekmakhos'un anası, Troyalı Helena'nın kuzeni... O, ilk defa bütün bu sıfatların ikinci planda olduğu, kendisinin başkahraman olduğu bir hikâyenin öznesi. Margaret Atwood Penelopia adlı kitabıyla Penelope'nin başından geçenleri farklı bir şekilde anlatarak bu antik kahramanın kaderini yeniden yazıyor.
19.11.2006

İsrail'de Siyonizm karşıtı solun önemli isimlerinden, Alternatif Enformasyon Merkezi'nin kurucusu, devrimci Marksist Michel Warschawski, İsrail Toplumunun Krizi adlı kitabında hızla yıkıma doğru sürüklenen İsrail toplumunun bunalımını gözlerimizin önüne seriyor. İsrail'in işgal politikalarının tavizsiz bir muhalifi olan Warschawski'nin kitabı, bu vahşi siyasetin kendi toplumunda yarattığı tahribatın izlerini sürerek meseleye bir de İsrail toplumu açısından bakmamızı sağlıyor. Warschawski, kitabı kaleme almasının nedeni olarak sadece İsrail'in işgal siyasetinin yarattığı öfkeyi değil, aynı zamanda torunlarının büyüyeceği kendi toplumunun dejenere olmasından duyduğu acıyı da gösteriyor.
Kitap, 2000 Temmuz'unda sona eren Oslo Anlaşması süreci sonrasındaki 2. İntifada döneminde İsrail yönetici elitinin uyguladığı acımasız siyasetin, İsraillileri nasıl bir felakete ve yıkıma sürüklediği üzerine yoğunlaşıyor. Warschawski'nin anlatısında Filistinlileri dehşet ve teslimiyete sürüklemeyi ve İsrail'in tek taraflı 'çözümünü' dayatmayı hedefleyen İsrail politikasının asıl olarak kendi toplumunu uçuruma ve yok oluşa sürüklemekte olduğunu görüyoruz. İşgal altındaki bölgelerde her türlü acımasız şiddeti uygulayan, Filistinlileri kişiliksizleştirmek ve teslim almak için her türlü aşağılayıcı uygulamayı benimseyen, Batı Şeria ve Gazze'nin tüm altyapısını tahrip eden İsrail siyasetinin kendi evinde yarattığı çürüme, tüm toplumu bir varoluş krizine sürüklemekte.
19.11.2006

Türkiye Komünist Partisi (TKP) 1920 yılında Mustafa Suphi (Yazar, kitabında TKP kurucusu Mustafa Suphi'nin adını Mustafa Subhi olarak kullanmış) ve arkadaşları tarafından Bakü'de kuruldu. TKP tarihi merak edilmesine rağmen çok fazla bilinmiyor. Bunun birçok nedeni var. TKP'nin sahip olduğu düşüncelerin Türkiye'de çoğunlukla yasak olması tabii ki bunun en başta gelen nedeni. Yasaklı olmanın getirdiği ağır gizlilik koşulları belge saklamayı ve arşiv oluşturmayı doğal olarak zorlaştırıyordu. Kürtler Kemalizm ve TKP kitabının yazarı Ömer Ağın'a göre bu bilinmezliğin nedeni salt bu koşullar değildi; "TKP'nin politikası ve yöneticilerinin kişisel hesaplarından ötürü, bilgi kaynakları köreltildi. TKP tarihi sadece halkımız, komünist militanlar değil, partinin MK'si dahil olmak üzere, değişik düzeylerde yöneticilik yapan kişiler tarafından da yeterince öğrenilmemişti. Örneğin: TKP MK Dış Bürosu'nun 1962'de yaptığı konferansın içeriği bu konferansta Kürt sorunuyla ilgili yapılan tartışmalar ve ortaya çıkan farklı düşünceler ancak TÜSTAV'ın 'TKP Dış Bürosu 1962 Konferansı' notlarının yayımlanmasıyla öğrenildi". Ömer Ağın, TBKP ve TKP üyeliği, 1981 ve 1982'de 'TKP Türkiye Komitesi Sekreteri', 'TKP Yöre Komitesi Sekreterliği' görevini yapmış biri olarak bunu aktarıyor okuyucusuna.
19.11.2006

Microsoft'un uzun zamandan beri beklenen yeni işletim sistemi Vista çıkmadan kitabı piyasaya çıktı bile. 2007 yılında piyasaya sürülecek olan Microsoft'un yeni işletim sistemi Windows Vista hem son kullanıcılar hem de profesyoneller için yepyeni özellikler ve uygulamalarla birlikte geliyor. Yeni görünümü sayesinde işletim sistemleri ile ilgili beklentilerimizi yukarı çeken Vista'da temel ofis yardımcıları, çoklu ortam araçları, eğlence ve oyunlar, ağ uygulamaları, internet tarayıcı ve mail istemcisi gibi yardımcı uygulamalar ofis ve ev kullanıcılarının hayatını kolaylaştıracak. Derinliklerine inildiğinde ise Windows Vista, uzmanların da işini görecek yeteneklere sahip.
Windows Vista için ilk Türkçe mitap da piyasaya çıktı. Pusula Yayıncılıktan 'Vista ile sınırları zorlayın' yayımlanan Windows Vista başlıklı kitap Windows&.NET Magazine dergisinin genel yayın yönetmeni Cenk Tarhan'ın imzasını taşıyor. Tarhan kitabında hem son kullanıcılara hem de sistemine Windows Vista kurup denemek isteyen kullanıcılara hitap eden kitabında bu yeni iletişim sistemini kurulumundan başlayarak anlatıyor, yeniliklerini ve pratik kullanım seçeneklerini gözler önüne sermeyi hedefliyor. Kitap hem son kullanıcılara hem de işletim sistemlerini Windows Vista'ya terfi etmeyi hedefleyen profesyonel Windows kullanıcılarına hitap ediyor.