Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

tan0006 Tarafından Yapılan Yorumlar

12.11.2006

"Allende'nin tutkulu kahramanları... Marquez'in fırtına öncesi siesta'yı yaşayan kasabaları... Bir avuç sömürgeci tarafından yok edilen
milyonlarca yerlinin, askeri rejimlerin baskısına direnen gerillaların mücadelesi... Dört duvar arasına sığmayıp sokaklara taşan renkli yaşamı... Ya da bütün bu öyküleri anlatan panflüt ezgileri... Hangisi daha etkindi bilmiyorum ama aklımda hep bir gün Latin Amerika'ya gitmek vardı."
Böyle başlıyor Oya Ayman Şapkanın Altındaki Kıta adlı kitabına.
'Düş'ünün peşinden giderek Ekvador, Peru, Bolivya, Şili, Arjantin ve Meksika'yı dolaşan Ayman, Marquez'in, Che'nin, Borges'in; tekila'nın tortillo'nun, chilli'nin; panflüt ezgilerinin, Amazon ormanlarının ve güneşin, bize uzak ama sıcak diyarlarını anlatırken sadece ülkelere, insanlara, kültürlere yaptığı yolculuğu değil, zihinsel yolculuğunu da yansıtıyor kitabında...
Şapkanın Altındaki Kıta'yı günümüz gezi kitaplarından en büyük özellik, gidilen ülken hakkında verilen ansiklopedik bilgilerin uzağında olması. Bir başka deyişle, 'gezen'in insanların arasına karışıp onların duygu ve düşüncelerini yüreğe dokunur bir tarzla anlatması.
"Dağların zirvelerinde gün batımlarını içime çekiyor, köylerde yerlilerin anlattıkları efsaneleri dinliyordum. Yağmur ormanlarında şafak sökerken maymunların, rüzgârın uğultusuna karışan sesleriyle uyanıyor, İnka, Maya, Aztek tapınaklarında geçmişe gizemli yolculuklar yapıyordum" diyor Ayman. Sayfalar ilerledikçe, bunun sadece ülkelere, insanlara, kültürlere bir
yolculuk değil aynı zamanda yazarın içine doğru bir yolculuk olduğunu da anlıyoruz.
Daha çok siyasi çalkantılarıyla 'bildiğimiz' Latin Amerika'ya biraz tedirgin, biraz meraklı ve inanamayacağınız ölçüde dingin bir yolculuk yapmak için okunması gereken bir kitap Şapkanın Altındaki Kıta.
12.11.2006

'Küçük Dev Adam', Türkiye edebiyatında, çocuk ve gençlik yazınında önemli bir isim olan Muzaffer İzgü için hazırlanan sempozyumun bildirilerinden oluşuyor. Söz konusu sempozyum, Eskişehir Üniversitesi Osmangazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü ile Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nün ortaklaşa hazırladığı, "Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Yazarları Sempozyum Dizisi"nin ikincisini oluşturuyor. İzgü, öykü, roman, sinema ve çocuk edebiyatı gibi edebiyatın çok farklı dallarında eserler vermiş ve Türkiye'nin en
çok okunan isimlerinden biri. Bu kitap, sempozyuma sunulmuş ve İzgü edebiyatına odaklanan otuz sekiz bildiriyi bir araya getiriyor.
12.11.2006

1998 Nobel Edebiyat Ödüllü' Jose Saramago, 'Yitik Adanın Öyküsü'nde, Fransa'da oluşan bir çatlakla Avrupa'dan ayrılan İber Yarımadası'nı hikâye ediyor. Yarımada bu kopuşta, yolculuğuna devam ederken, beş kişi bir araya gelir. Toprağa karaağaç dalıyla bir çizgi çizen Joana Carda, yerin sarsıldığını hisseden Pedro Orce, bir sığırcık sürüsü tarafından takip edilen José Orce, son derece ağır bir taşı denize fırlatan Joaquim Sassa ve tavan arasında bulduğu bir çorabı sökmeye başlayan Maria Guavaira. Bu kahramanların her biri, Yarımada'nın anakaradan kopuşunun, kendi davranışlarının bir sonucu olduğuna inanır. Saramago, kahramanları üzerinden, insan doğasına odaklanıyor.
12.11.2006

'Estetik ve Politika' isimli bu derleme, Moskova'da Almanca olarak yayımlanan ve sürgündeki antifaşist yazarların organı olan Das Worth dergisinde 1938 yılında patlak veren dışavurumculuk tartışmasına ilişkin Bloch, Lukacs, Brecht, Benjamin ve Adorno imzalı ünlü metinleri bir araya getiriyor ve sorunu tarihsel bir perspektiften görebilmeyi amaçlıyor. Kitapta, Fredric Jameson'un bu yazılar hakkında kaleme aldığı kapsamlı bir sunum dışında, Theodor Adorno'nun iki, Ernst Bloch, György Lukacs, Bertolt Brecht ve Walter Benjamin'in de birer yazısı yer alıyor. Ayrıca, Ahmet Oktay'ın, makalelerin odaklandığı konularal ilgili kaleme aldığı bir yazı da yer alıyor.
12.11.2006

Hasan Dinç'in 'Kutsal Kitaplar' isimli kitabının altbaşlığı 'Ortak Konular, Farklı Hükümler'. Dinç, önsözünde şöyle diyor: "Son dönemlerde hakkında en kolay kanaat ifade edilebilen konunun din olduğu görülmektedir. Din konusunda konuşmak ya da yazmak için bilmeye, araştırmaya hiç lüzum görülmediği konuşan ve yazanlardan anlaşılmaktadır." Dinç'in bu yorumuna, Türkiye'deki dindar olan ve olmayanlar düşünüldüğünde hak vermemek elde değil. Ayrıca Dinç'in çalışması asıl olarak, dindarları hedef alıyor. Yazar üç kutsal kitabın, Allah inancı, melekler, peygamberlik, zina, boşanma, helal-haram yiyecekler, faiz,
ve adalet belli başlı dini ve toplumsal konular hakkındaki yorumlarına değiniyor.