Ahmet Şerif İzgören, kişisel gelişim ile iş ve yönetim alanlarında yazdığı on bir kitabın dokuzu on binin üzerinde basılmış bir yazar. (Dikkat Vücudunuz Konuşuyor isimli kitabının 34 baskı yaptığını hatırlatalım.) Ayrıca liderlik, takım çalışması, yönetim ve iletişim konularında verdiği seminerlerle de tanınan İzgören, yeni kitabı Eşikaltı Büyücüleri ile bu kez farklı bir bir konuya dikkat çekiyor.
İzgören, Eşikaltı Büyücüleri'nde reklamların dile getirilmemiş yüzünü ortaya çıkararak bir ilke imza atıyor. Kelime, görüntü ve sesler vasıtasıyla bilinç algımızın sınırının altında yapılan etkileme çalışmasını "Eşikaltı yöntemler" diye adlandırarak, reklamlarda kullanılan bu yöntemlerle dehşet, ölüm ve seks olgularının bilinçaltımıza yerleştirilmesini eleştirel bir dille anlatıyor. Altı yıllık bir araştırmayla sigara, alkollü içkiler, parfüm, otomobil, moda, gıda ve cep telefonu sektörlerinden onlarca reklamı bir araya getiren bu titiz çalışma Türkiye'de bir ilk olma özelliği ile de öne çıkıyor.
Yazar, Son Söz bölümünde konunun farklılığını şöyle açıklıyor: "Kitabın içindeki yüzlerce örnek, on binlerce reklam arasından seçildi. Konuyla ilgili TV'de, gazetelerde bugüne kadar bir şey duymadım. Bu, bu alanda Türkiye'de yayımlanmış ilk kitap. Birkaç araştırmacı öğretim üyesi ve Eşikaltı reklamcılığını uygulayan birkaç reklamcı dışında konuyu bilen yok. Bakın bundan sonra TV ve gazetelere ne uzmanlar çıkmaya başlayacak."
Bu kadar çok ve bu kadar farklı reklamda bu kadar benzer öğeye rastlamak aklımıza birkaç sorunun takılmasına neden oluyor: Gündelik hayatımızda her gün gördüğümüz sıradan ürünler, reklamlar ve görüntüler zannettiğimiz kadar masum mu? Her gün milyonlarca kişinin içtiği içeceklerin, giydiği elbiselerin televizyon, dergi ve gazetelerde gördüğümüz reklamların insanlara ölümü hissettirmesi, insan beyninin en ücra köşelerindeki bazı üstü örtülü mekanizmaları harekete geçirmesi mümkün mü?