Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
tan0006 Tarafından Yapılan Yorumlar
Hasan Kaya'nın bu kitabı, "Bu çalışmada Alevilik, üzerine yapılan klasik çalışmalardan çok uzak ve farklı bir tarzda ele alınarak Alevileri övmekten ve yermekten kaçınılmıştır" cümlesiyle sunuluyor. Kaya bu kitabında, kendi bakış açısından, içinden geldiği toplumun inançlarını, söylenceleri, inançları, Zerdüşt inancının evrimini, Alevilerin muhalifliğini, ilericiliğini, laikliğini, köylü isyanlarını, Baba İshak'ı, dedelik kurumunu, Bektaşiliği ve Alevilik'te kadın konusunu anlatıyor. Kitabın bir başka amacı, Aleviliği değişen bir inanç olarak kabul edip, değişen yönleri ele almak.
'Sinek Sarayı', 'Aşk Hikâyeleri', 'Bir Gün Gece', 'Kadın Kafesleri', 'Pandispanya', 'Topuk Tıkırtıları', 'Yalnız Kalem', 'Bir New Varmış, York Olmuş' ve 'İyi Kötü Kadın' Mine G. Kırıkkanat imzasıyla yayımlanmış kitaplar. Bunun dışında kendisinin, Donatella Piatti ile birlikte yazdığı 'Carissima Sevgilim' akla ilk gelebilecek kitaplarından. Kırıkkanat'ın 'Her Şeye Rağmen' isimli son kitabıysa, kendisinin çok sayıda denemesini bir araya getiriyor. Bu denemeler, Türkiye'nin güncel siyasetine odaklanmalarının yanında, edebiyat dünyasını, gündelik hayatı, bir yazarın kişisel dünyasını, Batı-Doğu arasındaki uçurumu kapsıyor.
Charles Taylor, 'Modern Toplumsal Tahayyüller'de, felsefedeki klasik idealizm-materyalizm tartışmalarının ötesine geçmeyi amaçlayarak bir kavram geliştirmeyi amaçlıyor: Her insan topluluğunun toplumsal hayatı kolektif olarak inşa ederken başvurduğu ve bu inşa çabalarına yön ve anlam veren 'toplumsa tahayyüller'. Taylor bu kitabında, Batı modernliğinin tarihini, toplumsal tahayyülündeki değişimler üzerinden anlatmaya çalışıyor. Eşit katılımcıların karşılıklı menfaatlerine dayalı bir ahlak düzeni fikriyle hayat bulmuş Batılı toplumsal tahayyülde Taylor'a göre, üç kültürel biçim bulunuyor.
İlk kez yayımlanan 'Kırmızı Karanfil', 1984 yılında ölen Reşat Enis'in son romanı. Reşat Enis, Türkiye gerçekçi edebiyatında önemli bir isim. Yaşar Kemal kendisi için, "romanımızın temel taşlarından birisi" diyor. Fakat son dönemde yazara dair ilgi oldukça azaldı. Çünkü bu romanın yayımlanması, yazar 'yayımlansın' şeklindeki vasiyetine rağmen, yirmi iki yıllık bir gecikmeden sonra yayımlanabildi. Romanda gerçek ve kurgu birbirine karışmış. Bunun en önemli nedeni, kitabın birebir roman türüne dahil olmasından çok, bir anı-roman olarak kurgulanmasından kaynaklanıyor. Roman, yakın dönem İstanbul'unun tüm çarpıklıklarını gerçekçi bir üslupla, bir gazetecinin gözünden okuyucuya sunuyor.
Prof. Dr. Fuzuli Bayat'ın 'Ana Hatlarıyla Türk Şamanlığı', şamanlığın felsefi-ontolojik temellerini ortaya koymayı amaçlıyor. Şaman'ın büyücü mü, sihirbaz mı, otacı mı, kahin ya da papaz mı olduğu tartışılan bir durum. Bayat bu kavramların Türk Şamanlığı'nı basitleştirdiğini ve Şamanlığın bu kadar basit kavramlarla açıklanmasının mümkün olmadığını ifade ediyor. Bayat, Şamanlar hakkında söylenen efsane, memoratlardan ve Şamanların söyledikleri dua-alkışlardan; ayrıca bu konu hakkında yazılan çok sayıda kitap ve makaleden yola çıkarak yazdığını belirtiyor. Çalışma konusu için, tarihi süreç, icra ortamı, sosyal yapı ve antropolojik olgu bir arada yürütülmüş.