Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
tan0006 Tarafından Yapılan Yorumlar
İranlı yazar Muhammed Muhammedali'nin 'Gizli Rol' romanı, 1991 yılında yayımlandıysa da ilgi çekmemişti ve yazarın 2001 yılında yaptığı ufak birkaç değişiklikten sonra olumlu bir karşılık aldı. Muhammedali'nin romanının asıl teması kesinliğin olmayışıdır diyebiliriz. Burada öykü, Tahran'ın sıradan insanlarının yaşadığı sıradan bir sokağında işlenen bir cinayetle başlar. Maktülün oğlu olan ve katilin idam edilmesi için mücadele eden romanın anlatıcısı, gerçekle düş arasında gittikçe belirsizleşen bir sınırda kendi geçmişine yaptığı yolculuğu ve bu yolculukta keşfettiği, hem babasının sevgilisi hem de katilin eski karısı olan bir kadının da öyküsünü anlatır.
Ömer Faruk Dönmez'in yazıları daha önce, 'Çınar', 'Atlılar', 'Huruç', 'Ay Vakti' ve 'Hece Öykü' dergilerinde yayımlanmıştı. 'Hep Aynı Hikâye' isimli kitapsa, Ömer Faruk Dönmez'in ilk kitabı. Kitap kendisinin, 'Hep Aynı Hikâye', 'Savrulan', 'Kaçık', 'Karımı Nasıl Öldürdüm?', 'Bir Yanlışlık', 'Gömülen', 'Esaslı Adam', 'Sevimli Hırsız' isimli sekiz öyküsünden oluşuyor. Dönmez'in bu öykülerde kendine has bir tekniği var. Yazar, öykülerinin hemen hepsinde, asıl metnin yanında, parantez içine aldığı başka bir metin de kullanıyor. Örneğin kurgu ve olay kendi seyrinde gider, anlatıcı olup biteni kendince aktarırken, parantez içinde yer alan yargılar kendince ilerleyerek metni devindirir.
İsmet Kür'ün 'Yarısı Roman' isimli kitabı, bir anı metni olmasına rağmen, her anı gibi aslında bunun sınırlarını da aşmayı amaçlıyor. Kitabın adının böyle konmasının sebebi de, anıların tekabül ettiği durumların bu türü aşan özelliğine atıfta bulunuyor. İsmet Kür, yakın dönem Türkiye'sine ışık tutuyor diyebiliriz. Dolayısıyla kendi kaleminden aktarılan yaşananlar, ilişkiler, çizilenler de sadece kendisinin değil, yakın dönem Türkiye'nin ortak belleğini oluşturur. Bu anıların asıl önemli yanı da, Türkiye modernleşmesinin önemli bir ismi olan, öğretmen ve yazar İsmet Kür'ün kendi deneyimlerinden süzülmüş olması ve dolayısıyla bu modernleşmenin öncüsü olan bir ismin kalemiyle aktarılması.
'Gümüşsuyu Papatyalar', kahramanı Atilla'nın yazdığı tek kişilik oyunu, uygun bir oyuncu bulana kadar gün ışığına çıkarmamasını hikâye ediyor. Dolayısıyla roman, aslında biraz da oyun içerir. Kahramanın günün birinde bu rol için uygun olduğunu düşündüğü Selma'yla tanışması, 'kahramanını bekleyen oyunun' da oynanmasını mümkün kılacak gibidir. Bu ismin oyunda oynamayı kabul etmesinden sonra, romana Kemal isimli karakter de dahil olur. Bir roman yazarı olan ve buhranlı günler yaşayan Kemal, Atilla'yla karşılaşınca 'Gümüşsuyu Papatyalar'ın renkli dünyasına girer. Atilla Birkiye'nin bu romanı, üç kahramanı ortak bir noktada birleştirmesi ve taşıdığı teatral özelliklerle ilginç.
Çocuklara yeni bir kahraman: Jim Benton'ın yarattığı Jamie Kelly. Kelly'nin yeni macerası 'Sevgili Salak Günlük, Pantalonum Büyülendi' kitapçılardaki yerini aldı. Genç kız olma arifesindeki Jamie'nin maceralarını anlatan kitabın bir diğer kahramanı da elbette Jamie'nin çok kıskandığı Angeline. Bu macerada da Angeline geri döner ve Jamie için kâbus yeniden başlar. 'Sevgili Salak Günlük, Pantalonum Büyülendi'de Jamie'nin hepsinin gerçek olduğunu iddia ettiği satırlarına bakmak gerginliğini anlamaya yeterli: "Sevgili Salak Günlük, Angeline eski numaralarına geri döndü. Evet, uzun süredir aramız pek iyiydi (Hemen hemen dört gün, ama iki tanesi hafta sonuna denk geldi, o sırada Angeline'i görmedim.). Ama bugün fen sınıfında ben, Hudson Rivers'la konuşurken (sınıfımdaki sekizinci en şirin çocuk), Angeline yine Su Katılmadık Güzellik numarasını çekti ve onun aklını çeldi". Benton'ın yurtdışında çok sevilen ve her yeni macerası merakla beklenen kahramanıyla siz de tanışın.