Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
tan0006 Tarafından Yapılan Yorumlar
Scott Haltzman ve Theresa Foy Digeronimo'nun 'Evli Erkeklerin Sırları', evlilikte yaşanan ya da yaşanması muhtemel sıkıntılara odaklanıyor. Evlilik kurumu, beraberinde getirdiği sıkıntılar pek çok çalışmanın amacını oluşturdu. Yazarların bu kitabı da bu kategoriye dahil edilebilecek bir kişisel gelişim kitabı olarak değerlendirilebilir. Yazarlar yaşanmış hikâyelerden, bilimsel araştırmalardan ve bu konuda belli bir deneyim getiren Haltzman'ın editörlüğünü yaptığı 'www.SecretofMarriedMen.com' isimli internet sitesine gelen itiraflar ışığında bu kitabı oluşturmuş. Kitap, 'Evliliğinizi İşiniz Gibi Görün', 'Eşinizi Tanıyın', 'Şimdi Evde Olun', 'Dinlenmeyi Öğrenin', 'Memnun Etmeyi Amaçlayın', 'Cinsellikle İlgili Gerçekleri Anlayın' ve 'Kendinizi Tanıyın' başlıklı sekiz bölümle, bu konuda kendi önerilerini sunuyor.
'Uyandıran Aşk', 'Kurt Seyt', 'Zihnimin Kanatları', 'Türkuaz'a Dönüş', 'Bir Gece Yolculuğu', 'Fuad Bezmen: Bir Duayen'in Hatıratı', 'Mengene Göçmenleri' ve 2006 yılının başında yayımlanan 'Sır' Nermin Bezmen'in şu ana kadar yayımlanmış başlıca kitapları. 'Kırk Kırık Küp' ise, isminden de anlaşılacağı gibi, kendisinin kırk öyküsünü bir araya getiriyor. Bu hikâyeleri için "Belki size uzak görünen, belki de çok yakınınızda olanların hayatlarından damlalar" diyen Bezmen, 'O Kadın', 'Uyku', 'Bir Türk Jigolosu', 'Merkepli Sanayici', 'Çocuk, Ölümü Tanımaz', 'Bir Evliliğin Ölümü', 'Buzuldan Dönen Adam', 'Sizin, Benim Gibi Bir Kadın'... gibi öyküleriyle bu 'damlalar'a odaklanmayı amaçlıyor.
'Schopenhauer'in Teleskopu' İrlandalı şair Gerard Donovan'ın ilk romanı. Donovan, 2. Dünya Savaşı esnasındaki Avrupa'da geçen romanında, 'Öğretmen' ve 'Fırıncı' isimli iki karakteri üzerinden, şiddetle iç içe geçmiş insanlık durumunu sorgular. Buradaki iki kahraman, işgal altındaki bölgeden alınıp, askerlerin gözetimi altında ücra bir tarlaya getirilir. Kahramanlardan biri kuyu kazarken, diğeri de onun başında beklemeye başlar. Romanın ilginç yönü, kurguya felsefi bakış açısının yedirilmesidir denebilir. Burada iki kahraman arasında geçen diyalog, insanın varoluş sorununa ve şiddete tarihi çerçeveyi olabildiğince geniş tutarak odaklanır.
Televizyonun, daha doğrusu 'Reality Show'ların özel hayata tecavüz ettiği, özel hayatı seyirlik bir eğlenceye dönüştürdüğü çokça eleştirildi. Amèlie Nothomb'un yeni kitabı olan 'Kameraya Gülümse', bu eleştirinin edebiyat çerçevesinden dillendirildiği bir eser. Romanın, "Gün gelir, başkalarının acıları yetmez olur insanlara; işte o andan sonra sadece gösteridir bekledikleri." cümlesi, bu gösteri cenderesine bire bir atıfta bulunur. Yazar, televizyon kanallarındaki bu tür programların halkın üzerindeki etkisini olduğu kadar, halkın ya da izleyicinin reality show programlarının üzerindeki etkisini sorguluyor ve 'kara kutu'ya odaklanıyor.
Aziz Nesin, Türkiye düşün ve edebiyat dünyasının önemli bir ismiydi. Dolayısıyla Ateş Nesin'in, 'Babam Aziz Nesin' kitabının da "Keşke Aziz Nesin ölmeseydi" temennisiyle başlaması anlamlı. Aziz Nesin, anılarına 'Böyle Gelmiş, Böyle Gitmez' isimli kitapla başlamış fakat, ölümüyle tamamlamaya fırsat bulamamıştı. Ateş Nesin'in bu anılarıysa, kendisinin öznel düşüncelerini, deneyimlerini, yani anılarını kapsaması yönüyle önemli. Aziz Nesin'in 6-7 Eylül olaylarından sonraki ikinci evliliği, Laleli ve Harbiye'den sonra taşınılan Erenköy, Aziz Nesin'in 'üç kuruşa' yıllarca doldurmak zorunda kaldığı 'Akbaba' dergisi ve Yusuf Ziya Ortaç'ın Fransa dönüşü Nesin'e getirdiği hediye bu anılardan birkaçı.