Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
tan0006 Tarafından Yapılan Yorumlar
Selçuk Altun'un, deneme ve çevirileri dışında, 'Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir', 'Bir Sen Yakınsın Uzakta Kalınca', 'Ku(r)şun Lezzeti' ve geçen yıl yayımlanan 'Annemin Öğretemediği Şarkılar' isimli romanları da bulunuyor. Yazarın 'Kitap İçin'i ise, kendisinin 2005 yazından itibaren Cumhuriyet Kitap'ta 'Kitap İçin' başlığı altında, kırk hafta boyu yayımlanan yazılarını gözden geçirmesinden oluşuyor. Birhan Keskin'in "O bir kitapçoksever. Yaşadığı topraklarda herkes kitap sevsin diye kat etmeyeceği yol yok. Selçuk Altun: Nefes aldığı 'kitap için'dir." dediği Altun'un bu çalışması, edebiyatla ilgili aforizmalar, alıntılar ve kıssalardan oluşuyor. Edebiyat kültürü için iyi bir kaynak.
'Bıçak Sırtı', 'Çocuk Oyuncağı Değil' ve 'Saklı Safkan', Türkiye'de daha çok oyunculuğuyla bilinen Nilüfer Açıkalın'ın daha önce yayımlanmış kitapları. 'Yıkık Aşklar Diyarı' da oyuncu ve yazar Açıkalın'ın on dokuz öyküsünü bir araya getiriyor. Kısa ve uzun öykülerin yer aldığı kitap, Açıkalın'ın edebiyat yolculuğunun, şimdilik, son durağı. Bu öykülerin ortak özelliği, genel olarak acıyı işlemeleridir denebilir. "Parçalandıkça çoğalan, toplandıkça dağılan hayatlar vardır. Bazen iki şey birbirine karışır." diyen Açıkalın'ın öyküleri de bu minvalde seyreden, acı hissini tanımlamaktan ve yoğunluğunu azaltmaktan öte, bu hissin sınırlarını genişleten ve yeniden üreten öyküler.
Lawrence Ferlinghetti, ellili yılların modern Amerikan toplumunun ikiyüzlülüğünü eleştiren yazarlar, şairler ve diğer sanatçıların oluşturduğu "Beat" kuşağının sözcüsü ve putları kıran bir sembolü olarak bilinir. Bilindiği gibi bu dönemde, William S. Burrouhs, Garry Synder, Allen Ginsberg ve Jack Kerouac gibi önemli isimler de vardı. Ferlinghetti, şiirini, gri yüzlü, akademik, kılı kırk yarma yerine, aklınıza ne gelirse, geldiği gibi yazma, şiirin özüne dönüş olarak tanımlar. Ferlinghetti'nin 'Yitik Dünyadan Resimler'i, ilk olarak 1955 yılında yayımlandı. Yayımlandığında 'yeni şiirin ilk işareti' olarak karşılanan kitap nihayet Türkçede.
"Önce söz vardı" cümlesini herkes bilir. Ama sözden çok önce, bu sözün görevini görecek bir beden dili vardı. Bu dilin toplumdan topluma değişen kendince anlamları var. Konuşurken en çok hareket kullananlar İtalyanlar, bu konuda en tasarruflu olanlarsa İngilizler. Dolayısıyla her beden dilinin, kullandığımız sözdizimsel dil gibi aksanı var. Malum, beden dilini kullanarak icra edeceğiniz bir hareket başka toplumlarda yanlış anlaşılabiliyor. İşte, Caradec'in 'Beden Dili Sözlüğü', herhangi bir hareketin hangi kültüre ait olduğunu, ne anlama geldiğini resimlerle ayrıntılı bir şekilde açıklıyor. Bu dili öğrenmek ve yanlış anlamaları önceden anlamak isteyenlere.
Judith Revel'in 'Michel Foucault'su, 1968 kuşağının bu önemli isminin felsefesini anlamayı amaçlıyor. Kitap, Foucault'nun felsefi seyrini, Revel'in deyimiyle "güzergah"ını, geçirdiği aşamaları ve çağdaş Fransız ve dünya felsefesindeki yerine odaklanıyor. Judith Revel L'Ecole Normale SupÈrieure'ün eski öğrencilerinden ve Michel Foucault Merkezi üyesi. Ayrıca Fransa ile İtalya'daki Foucault otoritelerinin başta gelenlerinden. Revel, günümüzde, gerek düşünüşü ve gerekse tarzıyla hâlâ güncelliğini koruyan Foucault için, haklı olarak şöyle diyor: "Psikoloji, tarih ve edebiyatla ilgilenen ve bir edebiyatçı gibi yazan filozof."