Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

tan0006 Tarafından Yapılan Yorumlar

27.10.2006

'Harbiye'den Dersim'e, Tuğgeneral Ziya Yergök'ün, I. Dünya Savaşı öncesindeki çalkantılı dönemi kapsayan anılarından oluşuyor. Bu anılar, Harbiye'de Enver Paşa ile sıra arkadaşı olduğu yıllardan başlayıp, 31 Mart Ayaklanması'na ve Dersim İsyanı'na uzanıyor. Bu kitap, Ziya Yergök'ün, 2005 yılında yayımlanan 'Sarıkamış'tan Esarete' isimli anılarının devamını oluşturuyor. Burada askeri öğrencilik hayatına ilişkin kimi tanıklıklar, bu okullardaki eğitim-öğretim düzeni ve buradaki düşünce ortamı anıların ilk bölümünü oluşturuyor. İkinci bölüm ise, Harbiye sonrasında görev yaptığı Erzurum ve Erzincan'daki anılarından, bu bölgedeki tecrübelerinden oluşuyor.
27.10.2006

'Şelale', bir gelinin düğününün gecesinde, damadın kendini şelaleye bırakmasıyla başlar. Amerikan edebiyatının önemli isimlerinden olan ve çok sayıda kitabı da Türkçe'ye çevrilmiş bulunan Joyce Carol Oates, bu romanında, bir hayatın tesadüfler tarafından nasıl belirlendiğini ve bir anın, ardından gelen bütün bir hayatı nasıl değiştirebileceğini, etkileyebileceğini hikâye ediyor. Bu intihar, arkada kalan gelinin de, kendi hayatı üzerinde yaptığı bir sorgulamaya dönüşmekte gecikmez. Oates, öyküsünü, romanın kahramanı Ariah'ın hayatı üzerinden, her insanın hayatının neredeyse zorunlu durakları olan mutluluk, hüzün, şüphe, güven, reddediş ve kabullenişe harmanlıyor.
27.10.2006

'Fırtınalar Diyarında', Almanya'nın ünlü yelkencilerinden biri olan Bobby Schenk'in, küçük bir motorlu taşıtla Atlantik'i geçişi ve Güney Amerika'daki Horn Burnu gezilerinin anılarından oluşuyor. Bir gezgin olarak, Schenk'in bu gezi anılarını anlatmaya başlamadan önce, kitabın önsözünde modern hayatın köleleştirici yönlerine yaptığı vurgular da ilgi çekici. Çünkü modern iş hayatı, kendisinin deyimiyle, "çok övülen özgürlüğümüz sonuç itibarıyla 10 tane bira markasından ve 20 televizyon programından yaptığımız tercihlerle sınırlı değil midir?". Schenk'in bu gezisi, bu sınırlanmışlıktan kurtulmanın nasıl mümkün olduğunu da gösteriyor.
27.10.2006

'Kendimizde Açtığımız Yaralar', aynı zamanda, Charles Bukowski'nin 'Gece Çılgın Ayak Sesleriyle Yırtıldı' kitabının ikinci cildini oluşturuyor ve "serseri" bir şair-yazar olarak tanımlanan Bukowski'nin şiirlerinden oluşuyor. Bu şiirlerden bir alıntı: gece yarısından sonra yazmaya devam ediyorum/ avludaki köpek sese havlarken,/ bu elektrikli daktilo fazla ses çıkarmıyor/ aslında;/ ama burada yaşayan insanlar pek umursamıyorlar/ ve bunun için müteşekkirim./ geçmiş yıllardan/ Kingsley Bulvarı'ndaki odamı hatırlıyorum./ ben mekanik daktilomda yazarken/ alt kattaki kadın süpürgeyle/ tavana vurur/ üst kattaki kadın öfkeyle yerde/ tepinirdi.
27.10.2006

'Suyu Geçiş', yazılış süreci olarak, Sylvia Plath'in 'Colossus' ve 'Ariel' isimli kitaplarının ortasında yer alır. Yani kitap, kendisinin geçiş dönemi şiirlerinden oluşuyor. Fakat bu orta dönem, daha çok, şairin 'Ariel'ine doğru evrim gösterir gibidir.
Plath'in 'Uğultulu Tepeler' şiirinden bir bölüm:
Meşaleler gibi çevreliyor beni/ Eğimli, uyumsuz, sürekli değişen ufuklar./ Isıtabilirler beni, bir kibritle dokununca/ Buharlaşmadan önce perçinledikleri uzaklıklar/ Alazlayıp portakal rengine dönüştürebilir/ İnce sınır çizgileri, havayı/ Daha parlak bir renge bürüyerek solgun göğü./ Ama bir dizi vaat gibi/ Eriyorlar, eriyorlar yalnızca, ilerlediğimde./ (...)