Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
tan0006 Tarafından Yapılan Yorumlar
Mirza Turgut'un 'Değişen Türkiye, Değişmeyen Siyaset' kitabı, Türkiye'nin 1999 yılı Aralık ayında AB'ye aday üyeliğinin kabul edilmesinden günümüze kadar olan değişimleri ele alıyor. Kitabın birinci bölümü YÖK, laiklik, kamu reformu gibi konuları irdeliyor. İkinci bölüm, AB sürecini ilk başlarda destekleyen AKP'nin daha sonra geri çekilmesini, sivil bir siyaset olarak AKP'nin devlet kurumları ile olan çatışmalarını ele alıyor. Üçüncü bölümde, siyasal partilerin bu değişim karşısındaki neden dönüşemediklerini, islamcı ve liberal aydınların değişimden ne anladıklarını sorguluyor.
Norman Itzkowitz'in 'Osmanlı İmparatorluğu ve İslami Gelenek' isimli kitabı, Alfred A. Knopf kurumunun yayımladığı on iki kitaplık serinin ilk kitabı. Kitabın tanıtım bülteninde bu denemenin amacının, 'Osmanlı gözüyle ve Osmanlı perspektifinden dünyayı görmek için Osmanlıları ve Avrupalıları incelemek' olduğu belirtiliyor. Çalışma, 'Beylikten İmparatorluğa', 'Osmanlı Toplumu ve Kurumları', 'Süleyman Devrinden Sonrası' ve 'Osmanlı Bilinci' gibi dört kısımdan oluşuyor. Ayrıca kitabın sonuna, bir bibliyografya ile kronoloji ve sözlük eklendiğini de belirtelim.
'Korkuları Yenmek, Paniği Atlatmak', bir psikoloji kitabı. Fakat kitabın 'Kadınlar İçin Bir Kitap' olan altbaşlığından da anlaşılacağı gibi, yazarı Pe Jacobi, korku ve paniğin çözümünde kadınlara öncelik veriyor.
Bilindiği gibi panik ve korkular, erkeklere oranla kadınlarda iki kat daha fazla. Buna bir de çağımızın keşmekeşini ekledikten sonra, gündelik hayatın dahi kadınlar için bu anlamda ne kadar zor hale geldiğini tahayyül etmek mümkün. Pe Jakobi, kitabında, kadınların bu hastalığa yakalanmalarının nedenlerini ve hastalığı yenmenin yollarını anlatıyor.
'Lizka ve Erkekleri', komünizmin yerini giderek kaosa bıraktığı günümüz Rusya'sında, çığırından çıkmış bir şehir ve "eskiden kurtulmaya çalışan, ama yeniden de bir o kadar korkan" insanların hikâyesini anlatıyor. Aleksandr Ikonnikov'un kahramanı Lizka, yaşadığı kasabanın tutucu yaşamından bunalıp, büyük ümitlerle şehre göç eder. Ancak bu göç ettiği yerlerde fakirlik, yolsuzluklar ve toplumu esir alan ümitsizlik, onu hayallerinden vazgeçmek zorunda bırakır. Lizka'nın bu kaçışında karşısına çıkan erkekler de, bir anlamda Rusya'nın kendisini sembolize eder. Gitarist Mişa, komünizm döneminin kurumlarını Gorbaçov Rusya'sına uygulamaya çalışan Victor, kondüktör Artur ve kaç savaşa katıldığını hatırlamayan alkolik, topal ve asabi asker Maks bu sembol kahramanlardan birkaçı. Bunun yanında roman, Lizka üzerinden, bir kadının sevgi arayışına ve erkeklere duyduğu güvensizliğe de odaklanıyor.
'Bakır Çalığı', Güven Turan'ın, 1968-2005 yılları arasında kaleme aldığı aforizmalarından oluşuyor. Bu aforizmalar, kadın-erkek ilişkileri, okumak, yazmak, şiir, siyaset, toplum, yaşam ve ölüm gibi çok sayıda konuyu barındırıyor. Daha önce şiir, öykü, roman ve deneme kitapları yayımlanan Turan, yaptığı çok sayıda çeviriyle de bilinir. Bu kitaptaki aforizmaların, aforizma-şiir benzeşmesi düşünüldüğünde, en çok Turan'ın şairlik yönünden beslendiğini söylemek mümkün. "Tarihçiler cinayetlere yüce bir anlam yüklemeye çalışan çok kötü dalkavuklardır."; "İnsanları yargılamak zorunda olanlar insancıl duyguları yitirmek zorundadırlar. Gerçekte, fazla zorlanmadan bu duruma gelirler zaten."; "Baktığım zaman, dokunmayı düşünmediğim bir kadın 'yok' demektir benim için."