Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
tan0006 Tarafından Yapılan Yorumlar
"Dünü bugüne ekleyerek soluklu bir yarın yaşamanın, yaşamın tadını çıkarmanın sırrı, arada bir durup yaşamdan süzdüklerini sözlü ya da yazılı olarak başkalarına anlatmada gizli..." Sanat dünyasının önemli isimlerinden Ali Poyrazoğlu yaşamından anılarını kendi ağzından anlattığı 'İçimdeki Timsah'ta topluyor. Altmış dokuz filmde başrol oynayan, kırk beş oyunu Türkçeye çeviren halen 'Gölgede Muhabbet' adlı radyo programında dinleyicilerle buluşan Ali Poyrazoğlu, yönetmenliği, radyoculuğu, çevirmenliğiyle de Türk sanatına sayısız katkı sağladı. 'İçimdeki Timsah'ı okurken hem Poyrazoğlu'nun eğlenceli anılarına gülecek hem de hayatına dair ilginç kesitlerle karşılaşacaksınız.
Dünyanın ilk Rock profesörü Peter Wicke, 'Mozart'tan Madonna'ya' adlı kitabında popüler müziğin tarihine inerek 1700'lü yıllardan günümüze müziğin toplumdaki yükselişini anlatıyor. Burjuvaların halkın eğlencesini küçük görmesi fakat daha sonraları onlarında halkın eğlencesini benimsemelerine geniş yer veren kitap, 50'lerde patlayan Rock'n Roll çılgınlığını ardından gelen Punk akımını ve 2000'lere gelindiğinde insanların tekno house gibi müziklere yönelişini de inceliyor. Beatles, Elvis ve daha fazlasını barındıran kitap, ruhun gıdasının hammaddelerini öğrenmek isteyenlere bir fırsat sunuyor.
Savaşlardan gazi olarak kurtulanlarda ruhsal hasar kaçınılmazdır. Ben Shephard da 'Sinir Savaşı'nda I. Dünya Savaşı'ndan başlayarak Körfez Savaşı'na kadar savaşın askerler üzerindeki etkilerine ve psikiyatrların onları tedavi çabalarına değiniyor. Bir belgesel niteliği de taşıyan kitap, yirminci yüzyılda psikiyatrideki gelişmeleri de okunması kolay bir dille anlatıyor. Farklı savaşların askerler üzerinde farklı etkiler yaptığını savunan yazar, psikiyatrların kendileri ve askerler arasındaki çekişmeyi de ortaya koyuyor. Kitapta korkunç hasarlara uğramış askerlerin hikâyelerinin olması, savaşa farklı yaklaşılmasını sağlıyor.
Edibe Sözen, Adem Ayten, Murat İri tarafından hazırlanan 'Bir Gündelik Hayat Pratiği' altbaşlıklı 'İnsan Hakları', insan haklarını enine boyuna tartışıyor. Kitap, önceki yüzyıllardakinin aksine, insan haklarını grup hakları olarak değerlendiren görüşe karşı çıkıyor ve insan haklarının doğrudan bireye ait olduğunu savunuyor. Toplam dokuz makaleden oluşan kitapta, hakların yerelleşmesi, bireylerin ve kurumların insan haklarına nasıl baktıkları, nasıl anladıklarını ve yorumladıkları yer alıyor. 'İnsan Hakları Bağlamında Dünya Kadınlar Günü', 'İnsan Hakları: Önkabül mü Pratik mi?' kitaptaki makale konularından bazıları.
"Herkesin başına gelir böyle şeyler. Başına gelene kadar inanmazsın; okumuş yazmış rasyonalist adamsın çünkü. Gelince inanmaya başlarsın. Benim başıma daha önce gelmemişti, inanmıyordum; şimdi geldi, inanmaya başladım. Bu kadar, işte. Bir de fotoğraflarını çekebilsem." Çağdaş Türk korku edebiyatında saygın bir yere sahip olan Erkut Deral son romanı 'Gece Gelini'nde okuyucuyu kendi kökenlerindeki batıl inanç kaynaklı korku öğeleriyle karşı karşıya getiriyor. Deral'ın ilk romanı Beyoğlu'nda geçiyordu. Bu kez Anadolu ve Rumeli halkları arasında yaygın bir batıl inanç göstergesi olan 'Al Karısı' üzerine yazdığı romanıyla ödleri patlatmayı hedefliyor.